Kamu idaresince yıkılan devlet hastanesinin molozlarını bırakmasıyla özel mülkiyete ait taşınmazın kullanımının engellenmesi nedeniyle ecrimisil davasının temyiz incelemesi.
Özet: Taşınmaz malikleri, eski devlet hastanesinin yıkılmasından sonra molozların araziden temizlenmemesi nedeniyle mülklerini kullanamadıklarını belirterek, 2015 sonrasına ait ecrimisil talep etmiş; davalı idare zamanaşımı ve davacıların taşınmazı iade almayı kabul ettiğine dair önceki taahhüdünü ileri sürmüş, ancak ilk derece mahkemesi tanık ifadeleri ve resmi belgelerle molozların taşınmazda kalmaya devam ettiğini ve davacıların kullanımını engellediğini, böylece davalının haksız işgalinin sürdüğünü tespit etmiştir.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/206 E., 2025/391 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/190 E., 2024/376 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenlerinin 2 77... parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, taşınmaz üzerinde ... tarafından 1961 yılında ... Devlet Hastanesi inşaatının yapıldığını, bu tarihten itibaren taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını, davalı aleyhine... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2016/313 Karar sayılı dosyasında dava açıldığını ve yargılama neticesinde 25.02.2015 tarihine kadar ecrimisile hükmedildiğini ancak davalının işgalinin 25.02.2015 tarihinden sonra da devam ettiğini, taşınmazın üzerindeki binanın yıktırılıp molozlarının üzerinde bırakıldığını ve halen davacılara teslim edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL ecrimisilin işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ecrimisil tazminat alacaklarının zamanaşımına uğradığını, taşınmazda İdarenin herhangi bir kullanımının veya yapısının bulunmadığını, nitekim 09.05.2011 tarihinde davacılar vekili ve davalı İdare arasında imza altına alınan taahhütname uyarınca davacılar vekilinin taşınmazın iadesini kabul ettiklerini ve kamulaştırma davasını açmayacaklarını taahhüt ettiklerini ancak buna rağmen açılan işbu davanın taahhütnameye aykırı olduğunu, taşınmazın mülkiyetine yönelik yolsuz tescil kapsamında... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/41 Esas sayılı dava dosyasında tapu iptali ve tescil davası açtıklarını ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın haksız işgale dayalı kullanım nedeniyle dava tarihinden geriye dönük ecrimisil alacağının yasal faizi ile davalıdan tahsili istemine yönelik olduğu; Davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu arsa üzerinde... eski Devlet Hastanesi binasının yer aldığı, taşınmaz üzerindeki binanın yıkımı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, taşınmaz üzerindeki binanın yıkılmasından sonra yıkıntı ve moloz yığınlarının taşınmaz üzerinde bırakıldığının iddia olunduğu ve bu hâli ile taşınmazın tam ve usulünce kayıt maliklerine teslim edilmediğinin ve hak sahiplerinin kullanımlarına engel olunduğunun, davacıların taşınmazı dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkının davalının haksız kullanımı ile engellendiğinin iddia olunduğu,Her ne kadar 06.03.2020 tarihinde yapılan keşifte mahkeme gözlemi olarak taşınmazın toprak ve engebeli zeminde olduğu, zeminde herhangi bir yapı olmadığı, kenar kısımlarında ağaçların bulunduğu tespit olunmuş ise de, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların açık beyanları uyarınca davaya konu taşınmazın üzerindeki yapının kısmen 2015 yılında yıkımına başlandığı, davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu parsel üzerinde hastane acil servis ve psikiyatri servisinin yer aldığı, hastane alanının yıkımının 2019 yılının sonlarına doğru tamamlandığı, yıkım işleminden sonra yıkılan kısımlarının düzeltilerek molozlar üzerine toprak serildiği, molozların zeminde yığılı vaziyette beklediği, yıkım sonrası ortaya çıkan molozların başka bir yere nakledilmeden olduğu yerde zemin düzlemek için kullanıldığı, bu durumda keşifteki mahkeme gözleminde fiili durumda taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığına dair tespitin hükme esas alınmasının hakkaniyete ve dosya kapsamındaki delil durumuna uygun bulunmadığı;... Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 24.05.2024 tarihli müzekkere cevabı ve ekindeki belgeler uyarınca, davaya konu taşınmazın içinde bulunduğu alanda ilk etapta yıkım işleminin yapıldığı, ikinci etapta ise parsellerin üzerinde bulunan molozların üzerine toprak serilerek doğal görünüm kazandırılmasına yönelik Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince saha düzenleme işlemlerine başlanıldığı ancak şantiye sahasında gerçekleşen yaralanmalı olay kapsamında yürütülen hukuki ve adli süreçler nedeniyle taşınmazlardaki moloz ve hafriyat tahliyesi işlemlerinin tamamlanamadığı, böylelikle her ne kadar taşınmazın iadesine ve iadenin kabulüne dair davalı tarafından sunulan taahhüt ve tutanaklar yer alsa da gerek tanık beyanları gerekse davalı Kurum ve... Belediye Başkanlığı arasında geçen yazışma ve kabuller doğrultusunda davaya konu taşınmazın bulunduğu parsel üzerinde... eski Devlet Hastanesi binasının ve akabinde bina yıkım sonrasında yıkıntılarından kalan molozların bulunduğu, taşınmazların eski hâline getirilmek suretiyle kullanıma elverişli şekilde kayıt maliklerine teslim edilmediğinin anlaşıldığı, Davaya konu ...mahallesi 2 77... parsel sayılı taşınmazın 25.02.2015 - 15.02.2019 tarihi arasındaki döneme ait ecrimisil toplam tutarının 889.463,99 TL olduğu, davacı vekilinin 02.07.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini işbu rapor doğrultusunda 889.463,99 TL'ye yükselttiği, davanın kısmi dava olduğu, 02.07.2024 tarihli dilekçenin niteliği itibariyle ıslah dilekçesi olduğu, davalı vekili tarafından süresinde sunulan 02.07.2024 tarihli ıslah talebine dair beyan dilekçesinde davanın kısmi alacak davası olduğunu ve davacıların talep ettiği ecrimisil bedellerinin zaman aşımına uğradığının ileri sürüldüğü, ıslah tarihinin 02.07.2024 tarihi olduğu ve ıslah tarihinden geriye dönük 5 yıllık ıslaha karşı zamanaşımı süresi dikkate alındığında 02.07.2019 tarihi itibariyle davacıların ıslahla artırılan alacak bedelleri yönünden alacaklarının zaman aşımına uğradığı;Davacıların kayıt maliki ve hak sahibi oldukları... ilçesi, ...mahallesi 2 77... parsel sayılı taşınmaz üzerinde... eski Devlet Hastanesi binası ve ek binalarının yer aldığı, davalı İdare temsilcileri ile davacılar vekili arasında düzenlenen davaya konu taşınmazda bulunan parsellerdeki yıkımın tamamlanarak taşınmazların teslime hazır olduğu bildirimine rağmen davaya konu taşınmaz üzerinde yer alan bina ve yapıların yıkımına 10.08.2015 tarihinde başlandığı, yıkım işlemlerinin 17.09.2015 tarihine kadar devam ettiği, yıkımdan kalan yıkıntı ve molozların bir kısmının taşınmaz üzerinde bırakıldığı ve bir kısmının ise saha tasviyesinde kullanılarak toprak altına gömüldüğü, yıkımın tamamlandığına dair ve taşınmazın eski hâline getirilerek hak sahiplerinin kullanımına uygun halde kayıt maliklerine teslim edildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, taşınmazın yıkımının tamamlandığı konusunda bir kısım müzekkere cevabı yer alsa da gerek tanık beyanları gerekse... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 24.05.2024 tarihli müzekkere cevabı kapsamında taşınmazda yer alan yapı yıkıntı ve molozların taşınmaz üzerinde bulunduğu, davacı maliklerin mülkiyet hakkına dayalı olarak dava konusu taşınmazlarını dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerinin davalının haksız kullanımı nedeni ile engellendiği, dosyaya sunulan taahhütname ve tebellüğ belgeleri kapsamında taşınmazın eski hâli ile kayıt maliki/vekillerine teslim edildiği şeklinde yapılması beklenen yorumun geniş yorum anlamı taşıyacağı ve bu geniş yorumun kayıt maliki hak sahiplerinin mülkiyet hakkını ihlal anlamı içereceği, nitekim bu belge ve taahhütlerde ecrimisil davası açılmayacağına dair bir beyan ve kabul de bulunmadığı ve doğmayan haktan feragat edilemeyeceği, davacılar tarafından davalının haksız işgaline yönelik iddiaların ispatlandığı ancak dava dilekçesinde talep edilen alacağı aşan/ıslahla artırılan kısım yönünden davacıların fazlaya ilişkin haklarının zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 200.000,00 TL ecrimisil tazminatının 14.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu...ilçesi, ...Mahallesi 2 77... parselin davacılar tarafından talep edilen 25.02.2015 - 15.02.2019 arasındaki döneme ait ecrimisil tutarının toplam 889.463,99 TL olarak hesaplandığı, davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu arsa üzerinde... eski Devlet Hastanesi binasının yer aldığı, taşınmaz üzerindeki binanın yıkım işleminin... Belediye Başkanlığı tarafından ihale edilerek, 10.05.2018 tarihinde yıkım işleminin başlatıldığı, davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu 2 77... ,4 ve 5 parsellerin hak sahiplerine iade işlemlerinin başlatılmasına karar verildiği, Tekirdağ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 29.09.2015 tarihli... Devlet Hastanesi Yıkımı konulu 40940938/840 sayılı yazısında yıkımın tamamlandığına yönelik hak sahiplerinin avukatı Avukat ...'a İl Sağlık Müdürü Dr. ...tarafından 17.09.2015 tarihinde bilgi verildiğinin tutanak altına alındığı, Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ...Mahallesi 2 77... ,3,4 ve 5 No.lu parsellerde bulunan... Devlet Hastanesi binalarının 6 bloktan oluştuğu, bahse konu yapıların yıkım onarım yapılmasına dair kararın kurumlar arasındaki yazışmaya konu edildiği, 11.05.2011 tarihli taahhütname ve tebellüğ belgesinde ... İnşaat Onarım Dairesi Başkanlığının görüşüne binaen taşınmazlar için kamulaştırma işlemi tahsis edilmeyeceği ve... Devlet Hastanesinin yeni binasına taşınması akabinde parsellerin maliklerine teslim ve iade edileceği, parsel malikleri adına Avukat ...'un taşınmazların iadesini kabul ettiği ve bakanlık aleyhine kamulaştırma davası açmayacağına dair açık taahhüt verdiğine dair tutanak düzenlendiği, tebliğ edenin Sağlık Müdür Yardımcısı ... olduğu, tebellüğ edenin ise Avukat ... olduğu, 09.05.2011 tarihli tebellüğ belgesi başlıklı belge incelendiğinde ise; belgenin tebliğ eden ...ve tebellüğ eden Avukat ... imzaları taşıdığı, ... İnşaat ve Onarım Dairesi Başkanlığının 06.05.2011 tarih ve 4818 sayılı el atma konulu yazısının bir suretinin teslim alındığı, taşınmazın iadesinin kabul edildiği ve kamulaştırma davası açılmayacağının taahhüt edildiği, işbu taahhütname tutanak ve tebellüğ belgelerinden taşınmazların eksiksiz şekilde ve vasfına uygun şekilde hak sahipleri davacı ve veya vekillerine teslim edildiğinin açıkça yazılı olmadığı, taşınmazın mevcut halinin ve fiili durumunun tutanakta belirtilmediği, ayrıca 2011 tarihinden sonraki döneme ait haksız kullanımlara yönelik tazminat ve veya ecrimisil davası açılmayacağına dair kabul ve beyan içermediği,Hava Fotoğrafları incelenmek suretiyle hazırlanan 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda .... (Arazi) Mahallesinde bulunan 2 77... parsel No.lu taşınmaza; 15.02.2014 -11.07.2015 tarihleri arasında el atmanın devam ettiğini 11.07.2015- 06.04.2016 tarihleri arasında hava ve uydu fotoğraflarından tespit edilemeyen bir tarihte el atmanın son bulduğunu, 06.04.2016 - 15.02.2019 tarihleri arasında herhangi bir el atmanın olmadığının tespit edildiği;Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde 15.02.20 14... .02.2015 arasında ecrimisil talep etmiş ise de, bilirkişilerce bu yönde bir hesaplama yapılmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince de bu yönde bir hüküm kurulmadığı ancak bu konu taraflarca istinaf sebebi olarak gösterilmediğinden bu konuda 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi yapılmadığı,Açıklanan nedenlerle ve bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davalının 06.04.2016 tarihinden itibaren herhangi bir el atmasının tespit edilemediği, zeminin düzeltilerek bırakıldığı, dava konusu yerin arsa vasıflı taşınmaz olması ve davacıların bu tarihten sonra ne şekilde yararlanılmasına engel olunduğu ispatlanamadığından, davacıların 25.02.20 15... .04.2016 tarihleri arasında haksız işgal tazminatına hak kazanacakları gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı,Ayrıca, davacı tarafça işbu ecrimisil davasının belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, dönem sonlarından itibaren yasal faiz talep edildiği halde bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olmadığı; davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtilen miktarı daha sonradan bilirkişi raporu doğrultusunda arttırarak dilekçede belirtilen miktardan fazla tazminat talep etmesi ıslah niteliğinde olmayıp, talep artırımı ile alacağın belirli hale getirilmesi niteliğinde olduğu, talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’inin hukuki sonuç doğurmayacağını bu nedenle davalı vekilinin davacı tarafın talebini arttırmasına ilişkin ecrimisil miktarının zaman aşımına uğradığı hususundaki iddiasının yerinde olmadığını,O hâlde, toplanan delillere göre, davalının 25.02.2015 ile müdahalenin son bulduğu 06.04.2016 tarihine kadar ki dönem için ecrimisil talep edebileceği gerekçesiyle davalı ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli ve 2019/190 Esas, 2024/376 Karar kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 hükmü gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile;25.02.20 15... .02.2016 tarihleri arasındaki 194.068,00 TL ecrimisil tazminatının dönem sonu olan 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine,25.02.2016 - 06.04.2016 tarihleri arasındaki 22.218,39 TL ecrimisil tazminatının dönem sonu olan 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 25.02.20 15... .02.2019 tarihleri arasında haksız işgal olduğunu, hava fotoğraflarından zemindeki moloz ve harfiyatların tespit edilmesinin mümkün olmadığını, talep tarihlerine konu süre boyunca taşınmazların Sağlık Bakanlığının haksız işgali altında olduğunu, faiz başlangıç dönemlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; yapılan keşif ve dosyadaki belgelere göre kurumun taşınmazda kullanımının olmadığını, davacılar vekilince kamulaştırmadan kaynaklı olarak dava açmayacağını taahhüt ettiğini, yıkıma ilişkin 09.10.2015 tarihli keşif sırasında çekilen fotoğraflar ile... Belediye Başkanlığı tarafından yıkıma ilişkin yapılan yazışmaların göz ardı edildiğini, talep edilen ecrimisil bedellerinin zamanaşımına uğradığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.