İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, eğitim teknolojileri firmasının ticari itibarını hedef alan ve haksız rekabet oluşturan internet içeriklerinin kaldırılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesi reddine karşı yapılan istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Eğitim teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin, dijital ürün ve eğitim içerikleri hakkında internette yapılan, ticari itibarını hedef alan, gerçeğe aykırı ve karalama niteliğindeki yayınların haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek bu içeriklere erişimin engellenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, şirketin bu kararı istinaf ettiği; istinaf başvurusunda, söz konusu paylaşımların basit müşteri yorumu olmayıp şirketin satışlarını ve müşteri portföyünü zarara uğratmayı amaçlayan haksız rekabet fiilleri olduğunu, yayında kalmasının telafisi imkansız zararlar doğuracağını vurgulayarak yerel mahkeme kararının kaldırılarak içeriklere erişim engeli getirilmesini talep ettiği bir hukuki süreçtir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1514
KARAR NO : 2026/1662
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 20/05/2026
NUMARASI : 2026/249 D.İş - 2026/252 Karar
TALEP: İnternet İçeriğinin Yayından Çıkarılması/Engellenmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Taraflar arasında değişik iş dosyası üzerinden görülen ihtiyati tedbir talebi hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ...A.Ş., eğitim teknolojileri sektöründe faaliyet göstermekte olup ... dijital ürünleri ile ... sınavlarına hazırlık ve dil öğrenimine yönelik online eğitim içeriklerini tüketicilere sunduğunu, ... Haritalar platformundaki yukarıda paylaşılan bağlantı adresleri içeriklerle, müvekkil Şirket'in sunduğu bu hizmetler açıkça hedef alınarak gerçeğe aykırı, haksız, incitici ve karalama kastı taşıyan çok sayıda paylaşım yapıldığını, anonim hesaplar veya doğruluğu teyit edilemeyen profiller arkasına sığınılarak yapılan bu yayınların, basit bir tüketici eleştirisi sınırını aşarak doğrudan doğruya müvekkil şirketin ticari varlığını, satış ivmesini ve müşteri portföyünü zarara uğratmayı amaçlayan sistematik kötüleme ve haksız yönlendirme kampanyasına dönüştüğünü, izah edilen internet içeriklerinde; müvekkil şirketin ticari itibarı ve izlenimi doğrudan doğruya hedef alındığını, başvuruya konu içeriklerin TTK m.S5/1-a-(1) kapsamında “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini ya da faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” suretiyle ve TTK m.SS5/1-a-5 uyarınca “rakibini gereksiz yere kötüleyici şekilde başkalarıyla karşılaştırmak veya üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek” yoluyla tipik birer haksız rekabet hali teşkil ettiğini, Müvekkil Şirket'in satışları, karlılığı, izlenimi, ticari itibarı açısından telafi edilemez zararlara sebebiyet veren/verme ihtimali bulunan başvuru konusu içeriklerin ivedilikle kaldırılmasını ya da içeriklere erişimin engellenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...Talepte bulunan vekilince sunulan talep dilekçesi ile ...A.Ş. (“Müvekkil Şirket”), eğitim teknolojileri sektöründe faaliyet göstermekte olup ... dijital ürünleri ile ... sınavlarına hazırlık ve dil öğrenimine yönelik online eğitim içeriklerini tüketicilere sunduğunu, ... Haritalar platformundaki yukarıda paylaşılan bağlantı adresleri içeriklerle, müvekkil Şirket'in sunduğu bu hizmetler açıkça hedef alınarak gerçeğe aykırı, haksız, incitici ve karalama kastı taşıyan çok sayıda paylaşım yapıldığını bu paylaşımların TTK 55. Ve 56. Maddeleri bağlamında haksız rekabet fiillerin durdurulması ile içeriklerin kaldırılmasını talep ettiği, dava dilekçesi içeriğine aktarılan ... yorumları incelendiğinde; paylaşımların müşterilen yorum ve açıklamalarına ilişkin olduğu, yorum yapan kişilerin bu paylaşımlarına konu hizmet veya ilişkinin iddia edilenin aksına usulüne uygun yerine getirildiğine ilişkin talebin esas talep ile ileri sürülüp ispat edilmesi gerektiği, bu aşamada davacının talepleri açısından gecikmesin de sakınca bulunan bir durum olmadığı HMK 389.vd maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından..," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;
haksız rekabete ilişkin özel hüküm teşkil eden TTK m. 61, içeriklerin tedbiren kaldırılmasına açıkça cevaz verdiğinden yerel mahkemenin ret kararının isabetsiz olduğunu, tedbir bakımından yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, talep konusu içerikler basit bir müşteri yorumu değil, açıkça rakip firmaları öven ve müvekkili şirketi türlü şekillerde suçlayan, karalayan, kötüleyen haksız rekabet fiilleri olduğunu, içeriklerin ... gibi bir platformda yayında kalması, müvekkili şirketin en yüksek satış dönemi olan yaz aylarında telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, ihtiyati tedbir talepleri erişimin engellenmesi talebini içermekte olup erişim engeli içeriği silmeyen ve nihai karar akabinde tamamen geri dönülebilir geçici bir tedbir olduğunu, ... arama motorunun doğrudan satın alma kararını etkileyen gücü ve eğitim sektörünün yaz sezonundaki yoğunluğu dikkate alındığında, bu içeriklerin yayında kalması telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğinden yerel mahkeme kararının kaldırılarak, haksız rekabet teşkil eden içeriklere yönelik tedbiren erişimin engellenmesine karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/249 D.İş. sayılı 20/05/2026 tarihli kararının
kaldırılmasını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesini, içeriklerin tedbiren erişime engellenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Talep, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 61.maddesi uyarınca, haksız rekabet iddiasına dayalı ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, tedbir talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati tedbir talep eden tarafça, ... Haritalar platformunda paylaşılan talep dilekçesinde yazılı içeriklerde, hakkında gerçeğe aykırı, haksız, incitici ve karalama kastı taşıyan paylaşım yapıldığı, bu durumun satışlar, karlılık, izlenim, ticari itibarı açısından telafi edilemez zararlara sebebiyet verdiği/verme ihtimali bulunduğu iddia edilerek başvuru konusu içeriklerin ivedilikle kaldırılması ya da içeriklere erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulü muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre talep eden şirketin, ihtiyati tedbir talebi TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır.
HMK'nın 389/1. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü, 390/3. maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir
Somut olayda dosyaya ibraz edilen deliller, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli olmadığından mahkemece yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026