Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, ticari araç satışından kaynaklanan motor arızası nedeniyle oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı alacağına yönelik itirazın iptali davasını inceledi.
Özet: Davacının, ticari araç satışından kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı tarafından araçta oluşan 74.773,44 TL tamir bedeli ve 10.000 TL değer kaybının tahsili talep edilmiş, davalı ise aracın sağlam teslim edildiğini ve arızanın kullanıcı hatasından, özellikle kalitesiz motor yağı veya devirsiz kullanımdan kaynaklandığını ileri sürerek itirazını savunmuş; ancak ilk derece mahkemesi, toplanan tüm deliller, servis kayıtları ve bilirkişi raporunu esas alarak, arızanın 3. silindir enjektör kaynaklı teknik bir kusur olduğunu, dolayısıyla aracın ayıplı satıldığını tespit ederek haksız itirazın iptaline hükmetmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:18/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:09/09/2021DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/02/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile ...-... arasında ... plakalı ... marka aracın satışı sonrasında araçta arıza sebebiyle meydana gelen 74.773,44 TL hasar onarım bedeli ve 10.000,00 TL değer kaybının tahsili amacı ile Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, oysaki davalının söz konusu icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeplerle haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı tarafın Kocaeli Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, yapılan tespitte; aracın ... Model ... marka araç olduğu aracın ... yetkili servisinde olduğu, arızanın 6 silindirli motorun 3. Silindir piston kolunun hasarlı olduğu yani yatak sardığı, diğer yataklarda ve yağ pompasında sorun olmadığı, aracın arıza yapma nedeni ile olarak aracın motor yağının kaliteli olmadığı, yağın ince olması nedeni ile yatak yağ filminin oluşmadığı, bu yüzden aracın yatak sardığı kanısına varılarak bilirkişi raporu hazırlanarak tespit yapılarak müvekkiline gönderildiğini, müvekkilince raporun aleyhe olan kısımlarına itiraz edildiğini, müvekkili ile karşı taraf arasında tespite konu ... (eski plaka ...) Plakalı aracın alım-satımı konusunda anlaşma yapılarak, aracın satış ve devri yapılarak sağlam bir şekilde karşı tarafa teslim edildiğini, zira, müvekkilinin aracı, satış işleminden önce aracın tüm muayenelerinin karşı tarafça yapılmış olduğunu, bunun yanında ... isimli firmadan 30.10.2018 tarihinde aracın oto ekspertiz raporları alındığını, aracın sağlam eksiksiz ve %94 motor gücüne sahip bir şekilde alıcıya teslim edildiğini, aracın, Antalya’dan Kocaeli’ne yaklaşık 800 km yol gittiğini, tespite esas raporda sırf kalitesiz yağ kullanıldığından bahsedildiğini, ancak arızanın başka nedenlerle olabileceği hususu göz önünde bulundurulmadan işlem tesis edildiğini, yatak sarma arızası; motordaki ısınmanın aşırı yükselmesi sonucu oraya çıkan bir durum olup bunun sebebi olarak da motorun yağsız kalmış olması, soğutma suyunun olmaması nedeni ve yağ pompasının çalışmaması nedeni ile arızanın meydana gelebileceği ve bu arızanın başlangıcında yağ ve soğutma suyu (hareret) lambasının yanması gerektiğini, bunun da aracın kullanımından yani aracın devirsiz kullanılması, sıkıştırılması anlamına geldiğini, aracın kullanımdan kaynaklı bir sorun olduğunu. bu konu hakkında tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, bunun sıra söz konusu tespitin müvekkilinin dava konusu aracı davacıya 31.10.2018 tarihinde, davacı yanında da belirttiği gibi Tüketici Kanunu ve diğer 2. El araç satışının düzenleyen kanun ve yönetmeliklere uygun olarak eksper yaptırılmak sureti ile sattığını, müvekkilinin üzerine atfedilebilecek bir kusur söz konusu olmadığını, davacının kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmeden işlem tesis ettiğini, taraflar arasında satış esnasında ve öncesinde yapılan görüşmelerde gerekli kayıtların alıcı tarafından incelendiğini, ayrıca ekspertiz yaptırılıp rapor alındığını, aracın ayıplı olmadığının sözleşme yapıldığı dönemde sabit olduğunu, bu nedenle davacının yapmış olduğu itirazların hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, bu sebeplerle, öncelikle davanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, haksız ve kötü niyetli açılmış olan davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..Yapılan yargılama, toplanan deliller, davaya konu araca ilişkin servis kayıtları, hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 01/06/2021 tarihli raporu ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; arızanın, aracın 3.silindire ait enjektör arızası kaynaklı, yatak sarma arızası sonucunda piston kolu ve krank milinde teknik arızaya bağlı oluştuğu bu sebeple aracın ayıplı satışının yapılmadığı ve aracın arıza tarihindeki model yaşı ile 152.000 km'de bulunması, ... yetkili servisinde onarım görmesi ile onarım parçaları ve yapılan mekanik onarımın değerlendirilmesinde motorda yapılan komple revizyon onarımının araçta değer kaybı oluşturmayacağı kanaatine varıldığından.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... ...'ın, ... (Yeni Plaka ...) plakalı ... marka aracın satışı konusunda anlaştıklarını ve sunmuş oldukları Antalya 15. Noterliği'nin 31/10/2018 tarih ve ... yevmiye no'lu noter satış sözleşmesine binaen anılan aracın müvekkil firma adına tescil edildiğini, yapılan alışveriş sonrasında müvekkilinin, aracını alıp 31/01/2018 tarihinde Kocaeli'ne döndüğünü ancak müvekkilinin aracı Kocaeli'nde stop ettikten sonra araç bir daha çalışmadığını, söz konusu durum üzerine müvekkilinin araçtaki arızanın tespiti amacıyla ... Otomotiv Yetkili Servisi'ni arayarak yardım yetkili servis desteği istediğini ve aracın, ... Mahallesi ... Sokak No:... ... İzmit/Kocaeli adresindeki ... Yetkili Servisi'ne çekici yardımıyla getirildiğini, yetkili servis tarafından yapılan ilk inceleme esnasında; araçta ciddi bir motor arızası olduğu tespit edilmiş ve söz konusu arızanın satın alınmadan önce olabileceği hususunun müvekkiline bildirildiğini, bu duruma istinaden taraflar arasında husumetin ispatı açısından araca herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, araçtaki hasar durumunun, tamir masrafları ve söz konusu hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı için Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası ile 06/11/2018 tarihinde Yetkili Serviste keşif yapılarak söz konusu arızanın bilirkişi marifetiyle incelendiğini ve 22/11/2018 tarihli bilirkişi raporu alındığını, anılan raporda “ 6 silindirli motorun 3. Silindir piston kolu yatağının hasarlı olduğu, yani yatak sarması olduğu tespit edildiği, diğer yataklarda herhangi bir sorun olmadığı, yağ pompasında da bir sorun olmadığı ” ve “ Aracın motor yağının kaliteli olması gerekirken buna dikkat edilmediği ve yağın ince olması nedeniyle ya da yeterli kalitede olmaması sonucu yatakta yağ filmi oluşmadığı, bu yüzden motorda yatak sarması oluştuğu “ kanaatine varıldığını ve araçtaki hasar bedeli ile değer kaybının hesaplandığını, anılan rapor üzerine müvekkilin davalı ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde davalı ...'ın cevaben “ arabanın Antalya – Kocaeli dönüşünde çok zorlandığı, bu süreçte hararet yaptırıldığı ve bu nedenle aracın arıza yaptığı “ şeklinde cevap verildiğini, ancak bu iddianın tamamen asılsız olduğunu, çünkü müvekkilinin, aracın tescil işlemleri sona erdikten sonra Kocaeli istikametine yola çıktığında ... Mah. ... Cad. No:... .../Antalya adresinde bulunan ... Benzin İstasyonunda aracın deposunu doldurarak yola çıktığını ve Kocaeli’ye vardığında ... Mah. ... Sk. No:... İzmit / Kocaeli adresindeki Petrol Ofisinden tekrar yakıt alarak aracın yol boyunca ne kadar yakıt yaktığını hesaplamak istediğini, bu hesaplamada müvekkilinin iki benzin istasyonu arasında 610 Km yolu yaklaşık 8 saatte ve 7.0 Lt/100km yakıt tüketimi ile geldiğini, yine ... Yetkili Servis tarafından tanzim edilen 19/11/2018 tarihli yazıda da açıkça görüldüğü üzere müvekkile ait aracın beyin geçmişinde ... plaka sayılı araçta CC ( Check Control) mesajı bulunmadığının rapor edildiğini, bu hususların yanında aracın onarımı esnasında motor bölümü içerisinde yangın söndürücüye ait kalıntıların da tespit edildiğini, bu hususla alakalı olarak müvekkiline satış öncesinde herhangi bir bilgi de verilmediğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davalının aracın hor kullanıldığı ve arızanın müvekkilden kaynaklandığı yönündeki tüm iddialarının çürüdüğünü, yine ilk derece mahkemesince aldırılan raporun sonuç bölümünde " Arızanın, aracın 3.silindire ait enjektör arızası kaynaklı, yatak sarma arızası sonucunda piston kolu ve krank milinde teknik arızaya bağlı oluştuğu, aracın ayıplı satışının yapılmadığı " tespiti yapılmış ve devamında da " Araçtaki hasarı oluşturan arızanın yakıt sistemine bağlı teknik arızadan kaynaklandığı, aracın bu şekilde arızalı olarak kullanılamayacağı, kullanım faktörüne bağlı bir arıza olmadığı " kanaatine varıldığını, anılan rapordaki tespitleri kabul etmediklerini, zira ... model ... ... tip ... Silindir ve 3.0 litre motor hacmine ait bir aracın bu denli teknik bir arızaya mahal vermesinin, özellikle aracın km bilgisi de dikkate alındığında pek mümkün olmadığını, zira bu marka ve model araçların kullanıcıdaki en büyük beklentisinin uzun ömürlü, sorunsuz ve konforlu bir motora sahip olması olduğunu, günümüz teknolojisinde 0.8 - 0.9 litre motor hacmine sahip araçların bile 150.000 - 200.000 km fabrika garantisinde olduğu dikkate alındığında araçtaki arızanın yalnızca teknik bir arızaya bağlanmasının mümkün olmadığını, tüm bunların yanı sıra 13 Şubat 2018 tarihinde yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümlerinin 15. Maddesinin “ İkinci el otomobil ve motosikletin motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır.” hükmünü içerdiğini, bu kapsamda davalı ...'ın " ... belge numaralı ... - ... - ... Mah. ... Cad. ... Apt. Sit. No:... ... / ANTALYA" yetki belgesine sahip olduğu sabit olduğundan, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyada tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında dahi davalının kusursuz sorumluluğunun olduğu ve müvekkilin maddi zararından sorumlu olduğunun açık olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince aldırılan ve hükme esas alınan 01/06/2021 tarihli ek raporda özetle; arızanın, aracın 3.silindire ait enjektör arızası kaynaklı, yatak sarma arızası sonucunda piston kolu ve krank milinde teknik arızaya bağlı oluştuğu bu sebeple aracın ayıplı satışının yapılmadığı, araçtaki hasarı oluşturan arızanın yakıt sistemine bağlı teknik arızadan kaynaklandığı, aracın bu şekilde arızalı olarak kullanılmayacağı, kullanım faktörüne bağlı bir arıza olmadığı ve aracın arıza tarihindeki model yaşı ile 152.000 km'de bulunması, ... yetkili servisinde onarım görmesi ile onarım parçaları ve yapılan mekanik onarımın değerlendirilmesinde motorda yapılan komple revizyon onarımının araçta değer kaybı oluşturmayacağı hususları belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/12/2020 tarihli kök raporda da, arızanın kullanıcıdan kaynaklanmadığı belirtilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu hükme elverişli değildir.Bilirkişi raporunda, arızanın kullanıcıdan kaynaklanmadığı, bunun yanında aracın ayıplı satışının olmadığı belirtilmiştir ancak belirtilen teknik arızaya başka bir hususun etki edip etmediği, bu hususlar ve arıza sonradan ortaya çıkmış olsa da bunun sorumluluğa etkisi, ikinci el araç satışında davalının somut olayda garanti sorumluluğunun olup olmadığı hususlarında denetime elverişli, uyuşmazlığı çözer nitelikte bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, kabule göre; değer kaybı yönünden de yapılan değerlendirme, soyut niteliktedir. Değer kaybı talepleri bakımından; Yargı kararlarında, öncelikle dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, servis belgeleri, trafik denetleme şube müdürlüklerince tanzim edilen tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip konusunda uzman ayrı bir sigortacı bilirkişiye tevdi edilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti gerektiği belirtilmektedir. Bu yönde, bir inceleme yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliği yürürlükten kaldırılan, 27/08/2024 tarihli, 32645 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik"in, özellikle, 17 ve 18'inci maddeleri de garanti hususunu düzenlemektedir. Bilirkişi raporlarında, ilgili yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmediği de görülmektedir.Mahkemece, yeniden oluşturulacak, dava konusunda uzman bilirkişi heyetinden, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun, tarafların beyan ve itirazlarını karşılar mahiyette, iddia edilen hasarın niteliği, aracın ayıplı olup olmadığı, araçta değer kaybı olup olmadığı, ilgili yönetmelik gereği sorumluluğun olup olmadığı, aidiyeti hususlarında bir Yargıtay kararlarına uygun hesaplamanın da yapıldığı bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için yatırılan nakdi teminatın yatırana İADESİNE,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....