Direksiyon eğitmeni işçinin eksik sigorta ve prim tespiti talepli davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen onanması ile davacı vekilinin temyizinin süreden reddine dair karar.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacının sigortasız veya eksik sigortalı çalıştığı döneme ait hizmet tespiti talebinin kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararını onayan Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davacının temyiz dilekçesini yasal süresi içinde sunmaması nedeniyle usulden reddedip feri müdahil kurumun temyiz nedenlerini yerinde görmeyerek esastan reddetmiş ve böylece hizmet tespit davasındaki önceki kararları onaylamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/15786 E.  ,  2026/5471 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1115 E., 2025/1810 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Trabzon 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/319 E., 2024/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı konumunda bulunan, .. Eğt. ve Org. Tic. A.Ş. işyerinde 2002 yılından 05.04.2016 tarihine kadar sürekli olarak direksiyon eğitmeni olarak çalıştığını, işveren tarafından bir dönem hiç sigortalı gösterilmediğini, sigortalı olduğu dönemde de tam zamanlı değil saat başı çalıştığı şeklinde ilgili kuruma bildirildiğini belirterek, davacının davalı ... Eğt. ve Org. Tic. A.Ş. işyerinde 2002 yılından 05.04.2016 tarihleri arasında (2012 yılı Nisan Mayıs ayı hariç) bu süre içinde yatırılmayan primlerinin yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının müvekkili işyerinde tam zamanlı değil, saat ücretli çalışan olduğunu, kendisine ihtiyaç duyuldukça görev yaptırıldığını belirterek, davacının şirkette çalıştığı pozisyon gereği olarak, sigortasının buna uygun yapıldığını, davacının talep ettiği zaman aralığında başka firmalarda da çalışmasının mevcut olduğunu, dolayısıyla açılan davanın reddi ile Mahkeme masraflarının davacıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumca yapılan dosya tetkiki sonucunda .. T.C. Kimlik Numaralı ..'nın ... ... ve Org. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını beyan ederek kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının (kısmen ret kararının) hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusu tüm dönemdeki çalışmanın tanık beyanları ile ispat edildiğini, araya giren başka sigortalılık süresinin önceki dönemi etkilememesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, tanık beyanlarının ispata elverişli olmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 361/1 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekiline 12.08.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 28.08.2025 tarihinde verilmiştir.
3- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.