2942 ve 4650 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın hazine adına tescili davasında maden geliri, objektif değer artışı ve faiz uygulaması tartışmaları içeren istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabul kararı istinaf edilmiş; bölge adliye mahkemesi, taşınmazın maden geliri yerine kuru tarım arazisi niteliğine göre net gelir esas alınarak değer biçilmesini isabetli bulurken, objektif değer artış oranını yükselterek, yasal faiz başlangıcını Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda belirterek, vekalet ücreti ve kamulaştırma fark bedelinin derhal ödenmemesi hatalarını düzelterek esas hakkında yeniden hüküm kurmuş ve bu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/13100 E.  ,  2026/2009 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/920 Esas, 2025/1370 Karar
KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/141 Esas, 2024/316 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bilecik ili, ... ilçesi, ... köyü 1 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değeri tespit edilirken maden gelirinin de dikkate alınmasını, gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın aktif maden sahası içinde olduğunu, objektif değer artış oranının düşük, kapitalizasyon faiz oranının da yüksek belirlendiğini, taşınmazın değerinin maden değerine göre tespit edilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin düşük belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı adına işletme ruhsatı bulunmadığı anlaşıldığından taşınmazın değerinin maden geliri yöntemine göre belirlenmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmediği, ancak aynı kamulaştırma işlemi kapsamında açılan davalarda maden sahası içerisinde kalan taşınmazlar için diğer özelliklerinden bağımsız olarak %30 oranında objektif değer artışı uygulandığı, dava konusu taşınmaza konum ve özelliklerine göre %40 objektif değer artışı uygulanması gerektiğinden kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplandığı, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, iptal kararından önce açılan davalarda kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği, diğer taraftan gerekçesi açıklanmadan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesi uyarınca seri dava kabulü ile vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığı, kamulaştırma fark bedelinin hak sahibine derhal ödenmesine karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca faizin dava tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın işletme ruhsatı alınan sahada bulunması nedeniyle kamulaştırılmasına karar verildiğinden 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kamulaştırmayı gerektiren hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kârın dikkate alınamayacağı gözetilerek tarım arazi niteliğine göre 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince tespit edilen fark bedele ilişkin ödeme hükmü kurulmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B-2) numaralı bendinin ilk paragrafının hükümden çıkartılması, yerine "Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele bedeli mahsup edildikten sonra kalan 770.808,22 TL'nin (mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde) davalıya derhal ödenmesi için ilgili Bankaya müzekkere yazılmasına" ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.