7. Hukuk Dairesi, muris adına tescilli malvarlığının inançlı işlemle devri iddiasının ispatında yazılı delil zorunluluğu ve altsoy-üstsoy ilişkisinin HMK 203 kapsamında değerlendirilmesi üzerine temyiz incelemesi yapıyor.
Özet: Davacı, vefat eden eski eşinin adına kayıtlı banka mevduatları, araçlar ve taşınmazların, aslında kendisi tarafından ödenen bedellerle "inançlı işlem" kapsamında muris tarafından ailesi adına yönetildiğini ileri sürerek kendi adına tescilini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, inançlı işlemin yazılı delille ispatı gerektiğini belirten Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak davanın reddine karar vermiş, davacı ise temyizde, bu içtihadın kanunun belirli delille ispat şartını dayatamayacağını ve özellikle altsoy-üstsoy ilişkisinde HMK 203 gereği yazılı ispat zorunluluğunun istisnasının uygulanması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3001 E.  ,  2026/1341 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/438 E., 2025/424 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/277 E., 2025/19 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ve davalı ...'ın murisi olan ...'ün 13.07.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalının, davacının ilk eşi olduğunu, muris ...'ün müşterek çocukları olduğunu, ancak davalının davacı ile ... üç yaşında iken boşandıklarını, muris ...'ün yaşamı boyunca gerek aile içerisinde gerekse çevresinde güvenilir bir kişiliğe sahip olduğunu, bankacılık tecrübesinin bulunması nedeni ile çevresine yatırımlar konusunda her zaman destek olduğunu ve kazançlar sağladığını, bu özellikleri nedeniyle davacı ve ailesi tarafından her türlü nakdi ve gayrimenkul yönetiminin kendisine devredildiğini, muris adına davacı tarafından kendisine teslim edilen...nda 1.191.395,85 TL ve ...1.233.753,91 TL miktarında ailesi adına yönetilmek üzere nakit bulunduğunu, ayrıca ailenin kullanmakta olduğu 59... plakalı aracın 18.12.2018 tarihinde... marka 59... plakalı traktör 09.11.2015 tarihinde, 59... plakalı aracın 02.03.2006 tarihinde, 59... plakalı aracın muris üzerine aile tarafından satın alındığını yine ... ilçesi, 550 parsel sayılı taşınmazın 06.03.2007 tarihinde 840 parsel sayılı taşınmazın 05.05.2016 tarihinde, 546 parsel sayılı taşınmazın 30.10.2006 tarihinde, 245 parsel sayılı taşınmaz hissesinin 14.05.2013 tarihinde muris ... üzerine bedeli davacı tarafından ödenmek suretiyle satın alındığını belirterek muris adına kayıtlı bankalarda mevcut her türlü mevduatın davacıya ait olması nedeni ile bankalardaki paranın davacıya ödenmesine, muris adına kayıtlı bulunan 59... plakalı araç, 59... plakalı araç, 59... plakalı araç ile 59... plakalı araçların kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline muris adına kayıtlı bulunan ... ilçesi, 550 parsel sayılı, 840 parsel sayılı, 546 parsel sayılı taşınmaz ile 245 parsel sayılı taşınmaz hissesinin muris ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, söz konusu davanın inançlı işlem hukuksal nedenine dayandığı kanaati ile 05.02.1946 tarihi Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inanç sözleşmesinin yazılı delil ile kanıtlanabileceğinden dava ve taleplerin reddine karar verildiğini ancak yerel Mahkemece yapılan değerlendirme ve kurulan hükmün hatalı olduğunu, inanç sözleşmesinden kaynaklanan uyusmazlıkların çözümünde dayanak yapılan 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, inançlı işlemin ispatı için yazılı delil arandığını, inançlı işlemin geçerliliği için şekil şartı aranmadığını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189/3 hükmü uyarınca, bir hususun belirli delillerle ispatını ancak Kanun'un emredebileceğini, bu hüküm uyarınca, içtihadı birleştirme kararı ile dâhi bir hususun belirli bir delille ispatın şart koşulamayacağını, yargılamanın ispat konusundaki kanun hükümlerine göre yapılması gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde dayanak yapılan içtihadı birleştirme kararının, konusuyla sınırlı, gerekçesiyle açıklayıcı ve sonuçlarıyla görülmekte olan benzer davalar için bağlayıcı olduğunu, davaya konu inançlı islemin, altsoy – üstsoy olan baba oğul arasında yapıldığı iddia olunduğuna göre, davanın ispat hukukuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde ve özellikle 6100 sayılı Kanun'un senetle ispatın istisnasını düzenleyen 203. maddesi nazara alınarak çözülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, araçların kaydının iptali ve tescil ile bankadaki paranın tazmini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.