Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil talebi davasında, çok aşamalı yargılama sonrası Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca temyiz incelemesi ve ecrimisil talebinin kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle temyiz reddi.
Özet: Davacılar tarafından, hisselerine düşen taşınmazlara davalı idarece kamulaştırmasız el atılması sebebiyle oluşan bedel ve ecrimisil talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri arasında tekrarlanan yargılamalar sonucunda verilen nihai hükmün temyiz incelemesinde, Yargıtay, ecrimisil alacağına ilişkin bölümün dava tarihi itibarıyla yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu yöndeki temyiz dilekçesini reddederken, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talebinin temyiz şartlarını taşıdığını kabul ederek dosyanın bu kısım yönünden esastan incelenmesine karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11924 E.  ,  2026/2161 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/826 Esas, 2025/1198 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/345 Esas, 2025/17 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hükmedilen ecrimisil bedelinin 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar oldukları Kilis ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 14... , 95,96,97, 98... parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek bu zamana kadar el atma sebebiyle bedel ödenmemesi sebebiyle davacıların hissesine düşen bedelinin belirlenerek el atma tazminatının ve ecrimisil bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının ve ecrimisil bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiili bir el atma olmadığını, hukuki el atma olsa bile davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı tarafından uzlaşma başvuru şartının yerine getirilmediğini, belirsiz alacak davası şartları oluşmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, hukuka aykırı ve fahiş hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ve emsal değerlendirimesini kabul etmediklerini, taşınmazlardan düzenleme ortaklık payı düşülüp hesaplama yapılması gerektiğini, mevzuata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararları doğrultusunda hazırlanmadığını, taşınmazın el atma tarihinin çelişkili olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza bilirkişi heyetince uygun emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin hesaplandığını, arsa vasfındaki taşınmaz için metrekare birim bedelinin 22.01.2016 dava tarihi için 430,24 TL/m² olarak bulunduğu, bilirkişi raporu ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, bu itibarla davalı idare vekilinin; taşınmaza el atmadıkları ve taşınmaz bedelinin yüksek takdir edildiği şeklindeki istinaf itirazlarının sayılan bu yönlere ilişkin olarak haklı olmadığı, ancak davalı idare vekilinin; toplam tazminat bedelinin hatalı belirlendiği şeklindeki istinaf itirazının ise özü itibarıyla haklı olduğu, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazlardan 33 40... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına park olarak ve bir kısmına yol olarak davalı idarece el atıldığının sabit olduğu, ancak bu taşınmazın 2.912,95 m²lik bölümü istinat duvarı ile çevrili bir şekilde okul alanı ve okul binaları şeklinde kullanıldığı, son kaldırma kararından sonra okul alanın da hesaplamalara dahil edilmiş ise de bu durumun hatalı olduğu, sorumlu idare de düşünüldüğünde ve İlk Derece Mahkemesinin önceki kararında olduğu üzere bu okul alanının hesaba dahil edilmemesi gerektiği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek hangi rapora göre ve neye dayanarak hüküm kurduğunun belirli olmaması sebebi ile kararın bozulmasına talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, muhtarın keşifte bulundurulmamasının ve duruşmaya davet edilmemesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişilerin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 15 inci maddesine uygun olarak belirlenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Taraf Vekillerinin Ecrimisile Yönelik Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Taraf Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Bedeline Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.