5. Hukuk Dairesinin, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli asıl ve birleştirilen davaların konusuz kalması üzerine temyiz edilen vekalet ücreti ve yargılama gideri kararına ilişkin içtihadı.
Özet: Mülkiyet hakları imar planıyla kısıtlanan taşınmaz sahiplerinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tahsili talebiyle açtığı asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece mahkemesince ve istinaf incelemesinde davaların konusuz kaldığına hükmedilmiş; istinaf mahkemesi ise davacıların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunu gözeterek davalı idare aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar vermiş olup, davalı idare bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9101 E.  ,  2026/2152 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/747 Esas, 2025/798 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/156 Esas, 2024/454 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalar konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davalar konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin iştirak halinde hissedarı olduğu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 29 23... parsel sayılı taşınmazın 29 23... ve 29 23... parsel sayılı taşınmazlar olarak ifraz yoluyla iki parsele bölündüğünü, taşınmazların tamamının ... Belediye Başkanlığınca hazırlanan ve 15.06.1988 tarihinde onanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve park alanı olarak tesis edildiğini, bu imar planının geriye dönüşü mümkün olmayacak şekilde de kesinleştiğini, bu sebeple de taşınmaz üzerine bu haliyle konut veya herhangi bir ruhsatlı inşaat yapılması mümkün olmadığından müvekkillerinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını, davalı idarece kamulaştırmasız el koyma koşulları gerçekleşmekle şimdilik 1.500.000,00 TL tazminat bedelinin davalı idareden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte alınarak müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacılar vekili birleştirilen davalarda dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin dava konusu taşınmazın iştirak halinde hissedarı olduğunu, dava konusu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 29 23... parsel sayılı taşınmaz olarak kayıt edilen taşınmazın 29 23... ve 29 23... parsel sayılı taşınmazlar olarak ifraz yoluyla iki parsele bölündüğünü, taşınmazların tamamının ... Belediye Başkanlığınca hazırlanan ve 15.06.1988 tarihinde onanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve park alanı olarak tesis edildiğini, bu imar planının geriye dönüşü mümkün olmayacak şekilde de kesinleştiğini, bu sebeple de taşınmaz üzerine bu haliyle konut veya herhangi bir ruhsatlı inşaat yapılması mümkün olmadığından müvekkillerinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını, davalı idarece kamulaştırmasız el koyma koşulları gerçekleşmekle alınacak olan bilirkişi raporuna göre hakları veya fazlaya ilişkin müstakil ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 900.000,00 TL tazminat bedelinin davalı idareden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte alınarak müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; yersiz açılan davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davalarda dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı idarenin, davaya konu 1 19... numaralı her iki parsele fiili el atmasının tespit edildiğini, tarafları lehine nispî vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle açılan dava konusuz kaldığından, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak davacı lehine vekâlet ücretine ve davalı idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz tek olup asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, davacılar lehine toplam bedel üzerinden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, davacılar lehine harçlandırılmış toplam bedel olan 7.500.000,00 TL üzerinden tek nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davalarda dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtilen bedeli harçlandırmadığı harcı tamamlamak için mahkemeden süre istediği ve mahkeme tarafından davacı vekiline harcı tamamlamak için süre verilmemişken davacı vekilinin harcı tamamladığını, davacıların, kötü niyetli olduğunu, dava konusu yeni oluşan parsellere yönelik el atma olmadığından ve davacılar vekilinin dava konusu taşınmaza 18 inci madde uygulaması yapıldığını ve tapuya tescil edildiğini öğrendikten sonra harcın tamamlanması nedeniyle davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davacıların İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonrası sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmediği, mahkemece uzunca bir süre imar uygulamasının tapuya tescilinin beklendiği, davacılar tarafından bu aşamada da davanın ıslahına ilişkin herhangi bir dilekçe sunulmadığı, imar uygulamasının tapuya tescili ile davanın konusuz kaldığının anlaşılmasından sonra davacıların bilirkişi raporundaki bedel üzerinden son celse öncesi tamamlama harcı yatırdığı anlaşılmaktadır.
4. 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin birinci fıkrası "ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir" şeklinde 6100 sayılı Kanun'un 182 nci maddesi ise "ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir" şeklinde düzenlenmekte olup imar uygulamasının tapuya tescil edilmesi ile davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması tahkikatı fiilen bitiren bir durum olup bu tarihten sonra tamamlama harcı yatıran davacıların 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca iyiniyetli olduklarından söz edilmeyeceğinden dava açılırken dava dilekçesindeki talebi de harçlandırmadıkları gözetilerek maktu vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tahkikat sona erdikten sonra yapılan kötüniyetli ıslaha değer verilmek suretiyle nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A-3) numaralı bendinde yer alan “629.000,00 TL” sayısının çıkartılarak yerine “30.000.00 TL” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.