Organize Sanayi Bölgesi tarafından borçlar nedeniyle kesilen doğalgaz ve elektrik hizmetleri sonrası muarazanın giderilmesi ile maddi-manevi tazminat talepli davanın istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, doğalgaz borcunu ödeyememesi sonucu enerji üretiminin durması ve ardından bedelini peşin ödediği elektriğin de davalı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) tarafından sözleşme ve yönetmeliklere aykırı olarak kesildiğini iddia ederek muarazanın giderilmesi, enerji tedarikinin devamı ile uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep ettiği davada; yerel mahkemece, OSBnin yasal ve sözleşmesel yetkileri kapsamında borçlu şirketin hizmetini durdurma hakkı olduğu, davacının iyi niyetli olmadığı ve maddi zararının kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekili bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ K A R A R
.... HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : ...
İSTİNAF BAŞVURUTARİHİ :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...,...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...,
DAVANIN KONUSU : Muarazanın giderilmesi ve Maddi - Manevi Tazminat
B.A.M KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 4562 sayılı yasa kapsamında sözleşme imzalandığını, davalının imzalanan sözleşmeye göre doğalgaz, elektrik enerjisi ve su temin etme taahüdünün bulunduğunu, müvekkilinin 2015 yılı ikinci yarısında ekonomik daralma nedeniyle doğalgaz borcunu ödeyemediğinden Ağustos 2015 tarihinde doğalgaz akışının kesildiğini, davacı şirketin doğalgazdan elektrik enerjisi üretmesi nedeniyle gelir elde edemez konuma geldiğini, bu nedenle EPİAŞ ve TEİAŞ ile olan bağlantısının kesilmesi üzerine davalı kurum ile yapılan görüşmede bedeli peşin ödenmek kaydıyla elektrik enerjisi tedarik edildiğini, müvekkilinin bedelini peşin olarak ödediği elektriğinin davalı şirket tarafından 16/02/2016 tarihinde kesildiğini, bu işlemin sözleşme ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğunu belirterek Organize Sanayi Bölgelerinin faaliyetlerine ilişkin yönetmelik, Tüketici Hizmetleri yönetmeliği, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak elektrik ve suyun kesildiğinin tespiti ile elektrik enerjisi ve su sağlama hizmetlerinin davalı kurum tarafından tedarik edilmesine karar verilmesi, müvekkili şirketin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00.- TL maddi ve 10.000,00.- TL manevi tazminatdavalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, 10/03/2016 tarihli duruşmada su tedarik edilmesi ile ilgili talebinden vazgeçmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davacının borçları nedeniyle 25/08/2015 tarihinde verilen hizmetlerin durdurulduğunu, borçlarını ödeyebilmesi bakımından 22/11/2015 tarihinde geçici elektrik enerjisi verdiklerini, ancak şirketin borç ödeyemez duruma geldiğini, kendilerinin davacı borçları nedeniyle hizmet ifasında sorun yaşayıp borçlarını ödemek için kredi kullanmak zorunda kaldıklarını, davacı şirketin iyi niyetini göstermediğinden 16/02/2016 tarihinde hizmetin kesildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, OSB Kanunun 2-4-5 ve 20.maddeleri uyarınca OSB'nin kendi sınırları içerisinde kalan firmalara karşı idare statüsünde olduğu, yine OSB Uygulama Yönetmeliğinin 112.maddesine göre Organize Sanayi Bölgesindeki katılımcının işletmesinde belirlenen prensip ve yüklenimlere aykırı davranması halinde OSB tarafından yapılan uyarılara rağmen hareketlerinde ısrar etmesi halinde OSB'nin bu durumları engellemek için her türlü tedbiri almak yetki ve yükümlülüğünde olduğu, OSB'de ki katılımcının alınan bu tedbir dolayısıyla zarara uğradığı iddiasıyla hak ve alacak talebinde bulunamayacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 16.maddesine göre katılımcının sözleşmeye aykırı harekette bulunması, müşterinin iflas etmesi, tasfiyeye gitmesi veya acze düşmesi, yasal mevzuattan kaynaklanan sebeplerin ortaya çıkması veya hizmetlerin kesilmesinde kamu yararının bulunması kapsamında davalı tarafa verilen hizmetleri durdurabileceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirketin manevi zararından söz etmenin mümkün olmadığı gibi alınan bilirkişi raporuna gre davacının maddi zararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, faaliyet konularının doğalgaza dayalı elektrik üretim faaliyeti olup doğalgaz ödemelerini ifa edememesi nedeniyle 26/08/2015 tarihinde doğalgaz akışının kesildiği, daha sonra elektrik enerjisi üretemez ve gelir elde edemez konuma geldiklerini yine müvekkili şirketin 21/11/2015 tarihi itibariyle mevzuat gereği EPİAŞ ve TEİAŞ ile olan bağlantılarınında ilgili kurumlar tarafından kesildiğini bu nedenle ihtiyacı olan elektrik enerjisini davalı OSB den tedarik edilmek üzere müracaat edildiği taraflarca “bedeli peşin ödenmek kaydı ile” elektrik tedarik edilmesi yönünden anlaşma sağlandığı, ancak davalının bedeli ödenmiş olmasına rağmen 16/02/2016 tarihinde elektrik enerjisini kestiklerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 17/02/2016 tarihli cevabi yazısı hizmet sözleşmesinin 5. maddesi dikkate alındığında davalının keyfi olarak elektrik enerjisini kestiği, dava dilekçesinde hukuka aykırı olarak elektrik enerjisi ve suyu kesildiğinin tespitinin talep edildiği ancak mahkemenin bu hususta bir karar vermediği, yine su kesintisine ilişkin talepten vazgeçilmesi nedeniyle tüm tedbirlerden vazgeçildiği şeklinde bir taleplerinin bulunmadığını mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı vekili istinaf talebine karşı verdiği cevap dilekçesinde, davacı tarafça elektrik ve su kesintisinin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu iddia ettiğini ancak OSB uygulama yönetmeliği uyarınca şirkete verilen hizmetlerin durdurulmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, hizmet sözleşmesinin “müşteriye verilen hizmetlerin durdurulması” başlıklı 16. maddesinde sözleşmeye aykırılıkta bulunulması, müşterinin iflas etmesi tasfiyeye gitmesi veya acze düşmesi, yasal mevzuattan kaynaklanan sebeplerin ortaya çıkması veya bölgenin bu hizmetleri kesmekte kamu yararı olduğuna inanması hizmetin durdurulması için yeterli sebep sayıldığı, bu nedenle hizmet durdurulmasının mevzuat ve sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, davacı tarafın 10/03/2016 tarihli celsede su ile ilgili taleplerinden vazgeçtiğini, davacı tarafın maddi tazminat talep edebilmesi için elektrik kesintisinin olduğu tarihlerde maddi bir zararın meydana gelmesi gerektiği ancak maddi zararın olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davacı şirkete tedarikinin durduğu sırada şirketin faaliyetlerine ara verdiğini, ve tüzel kişiliğinin sona ermediğini, kendi yaptıkları basın açıklamasıyla bunu kamuoyuna açıkladıklarını, manevi zarar oluşmadığını belirterek yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu belirterek istinaf başvurusun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Eldeki dava, davacı ile davalı OSB arasında 31/12/2014 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında OSB tarafından müşteri olan davacıya elektrik, su doğalgaz vb. satmak atık alt yapı hizmetleri vermek ve bu hizmetlerin bedellerinin ödenmesi şeklindeki anlaşmaya rağmen davalının 22/11/2015 tarihinde bedeli peşin ödenmek kaydı ile davacıya sunduğu elektrik hizmetini 16/02/2016 tarihinde kesmesi nedeniyle tedbiren ve tensiben elektriğin bağlanması, OSB Faaliyet Yönetmeliği, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak elektrik enerjisinin ve suyun kesildiğinin tespiti ile elektrik enerjisi ve su sağlama hizmetlerinin davalı kurumdan tedarik edilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı davranıştan dolayı 10.000,00 TL manevi tazminat 10.000,00 TL maddi tazminat talep edilmesi hususlarını kapsamaktadır.
6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesinde: "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Açılan davadaki tüm istekler yönünden olumlu veya olumsuz karar verilmesi zorunludur. Mahkemece bu kurala uyulmaksızın, ilgili yönetmelikler ile taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak elektrik enerjisinin ve suyun kesildiğinin tespiti ile elektrik enerjisi ve su sağlama hizmetlerinin davalı kurumdan tedarik edilmesin talebi ile su tedarik talebinden vazgeçmeye yönelik olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre doğru görülmemiş, HMK'nin 353/...-a-6.m. hükmü uyarınca diğer istinaf itirazları ve esas incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açılandığı üzere;
...-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, ... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... - ... k Sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Yukarıda açıklanan nedenlerle her bir taleple ilgili ayrı ayrı karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcınını talep halinde davacıya iadesine,
3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin 7035 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 359/3 hükmü gereğince ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15/02/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...