İş kazası sonucu vefat eden sigortalı için açılan rücuan tazminat davasında, işverenin %70 kusurlu bulunması üzerine, önceki bozma sonrası yeniden verilen kararın görevli mahkeme ve temyiz süresi itirazları ile temyizi.
Özet: Bir iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemelerin, 5510 sayılı yasa uyarınca işveren kusuru oranında rücuan tahsili talebine ilişkin davada; ilk derece mahkemesi, daha önce usul eksikliği nedeniyle bozulan kararıyla aynı doğrultuda, tespit edilen %70 işveren kusuruna dayanarak hastane masrafları, cenaze gideri ve peşin sermaye değeri gibi kalemlerin bu oran üzerinden davalıdan tahsiline karar vermiş, davacı kurum ise bu kararı görevli mahkeme ve kanun yolu başvuru süresi bildirimindeki usul eksiklikleri gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/47 E., 2019/101 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesi ile özetle; iş kazası sonucu vefat eden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 5510 sayılı Yasa'nın 21. madde hükmü uyarınca rücuan tahsili talep ve dava edilmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu kazaya ilişkin kusurun davacı işçiye ait olduğunu, müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, kazazede işçi tarafından müvekkili aleyhine Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2013/299 Esas ve 2015/572 Karar sayılı maddi manevi tazminat davasında kazazede işçinin % 30, müvekkili işverenin % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararı ile davanın Mahkemeye sunulan 08.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre %70 kusur oranı üzerinden kabulüne; 10.858,32 TL hastane masraflarının %70'i olan 7,600,82 TL'nin ödeme tarihi olan 25.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 328,00 TL cenaze ödemesinin %70'i olan 229,60 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.084,93 TL ilk peşin sermaye değeri ödemesinin %70'i olan 17.559,45 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, eldeki dosya incelendiğinde kısa kararın ve hükmün usule uygun oluşturulmadığı görülmektedir. Mahkemece, kısa kararda sadece; “Davanın mahkememize sunulan 08.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre %70 kusur oranı üzerinden kabulüne denilmesine karşın, gerekçeli kararda; “1-Davanın mahkememize sunulan 08.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre %70 kusur oranı üzerinden kabulüne, A- 10.858,32 TL hastane masraflarının %70'i olan 7,600,82 TL'nin ödeme tarihi olan 25.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-328,00 TL cenaze ödemesinin %70'i olan 229,60 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-25.084,93 TL ilk peşin sermaye değeri ödemesinin %70'i olan 17.559,45 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denilmek suretiyle, usul ve yasaya uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen şekilde kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın buna uygun olarak düzenlenmediği ve kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırıldığı anlaşıldığından usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerekmektedir," gerekçesi ile karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Mahkemeye sunulan 08.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre %70 kusur oranı üzerinden kabulüne; 10.858,32 TL hastane masraflarının %70'i olan 7,600,82 TL'nin ödeme tarihi olan 25.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 328,00 TL cenaze ödemesinin %70'i olan 229,60 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.084,93 TL ilk peşin sermaye değeri ödemesinin %70'i olan 17.559,45 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Kurum vekili:a.Yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görüldüğünü, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu,b.Kararda kanun yoluna başvurma süresini 8 gün ve tefhimle başladığının bildirildiğini bu nedenle süre tutum dilekçesi verdiklerini kendilerine gönderilen kararda bu sürenin 15 gün tebliğden itibaren olduğunun tashih edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık,rücuan tazminat istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.