Et kombinasındaki makine ve teçhizatın aidiyetinin tespiti davasında, eklentiler için hukuki yarar eksikliği ve bütünleyici parçalar için ispat yetersizliği nedeniyle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının temyizi incelenmektedir.
Özet: Davacı şirketin, paydaşı olduğu taşınmazdaki et kombinasında kendi imkanlarıyla kurduğunu iddia ettiği tüm araç, gereç ve malzemelerin mülkiyetinin tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin bu eklentilerin muhdesat olmadığı, hukuki yarar bulunmadığı veya ispatlanamadığı gerekçeleriyle davayı iki kez reddetmesi üzerine davacı taraf, Yargıtayın eksik inceleme gerekçesiyle verdiği bozma kararına rağmen şirketin envanter kayıtları ve alım faturaları gibi delillerin dikkate alınmadığını, davalıların kullanım ve yenileme hususunda itirazının bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3470 E.  ,  2026/1359 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/37 E., 2025/187 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaşı olduğu 29 04... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki et kombinasını müvekkilinin tüzel kişilik kazandığı 28.03.2009 tarihinden itibaren tapu kayıt maliklerinin izniyle kiracı ve son olarak malik sıfatıyla eylemli olarak kullandığını, kombinanın tüm araç, gereç ve malzemeleri bizzat müvekkili tarafından satın alınıp tesis edildiğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki fabrikada montajı yapılıp kullanılan ve dilekçe ekinde liste halinde sunulan tüm araç, gereç ve malzeme mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli karar ile; davacının muhdesat olduğunu ileri sürdüğü eklemelerin muhdesat mahiyetinde olmadığı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle işbu davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Şirket vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararı ile; davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, “...dava konusu taşınmaz üzerindeki fabrikada bulunan ve dava dilekçesinde liste halinde sunulan araç ve gereçlerin davacılara ait olduğu iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Dosya içerisinde bulunan 15.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporu dava konusu talepleri karşılamaktan uzak olup denetime elverişli değildir. Mahkemece gerekirse yeniden keşif yapılarak, ek rapor alınmak suretiyle dava dilekçesinde belirtilen her bir parçanın fabrikanın faaliyet alanı da gözetilerek TMK’nin 684 maddesi kapsamında bütünleyici parça mı, yoksa 686 maddesi kapsamında eklenti niteliğinde mi olduğu bilimsel verilere dayalı olarak tespit edilmesi, taraf delilleri toplanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir....” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Davacı tarafından aidiyetin tespiti istenen bir çok parçanın eklenti vasfında olduğu ve eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı,
2. Bütünleyici parça niteliğinde olan parçalar yönünden ise davacı tarafın ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, bilirkişi raporunda dava konusu makine ve techizatların hangilerinin bütünleyici parça ve eklenti olduklarının tespit edildiğini, eşyaların tamamının davacı tarafından kullanıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, davalıların araç ve gereçlerin zaman içinde davacı Şirket tarafından yenilenip iyileştirildiğini veya değiştirildiğini kabul ettiğini, dava konusu eşyaların vekil edenin Şirket defterinde kayıtlı olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini, yapılan bu tespite davalılarca itirazda bulunulmadığı gibi kayıtların aksine yönelik herhangi bir karşı doküman da sunulmadığını, aidiyet konusunda hiçbir araştırma, inceleme ve tahkikat yapılmadan Şirket envanter defterinde ve bilançosunda açıkça davacıya ait olduğu gözüken çekişmeli araç ve gereçler yönünden verilen ret kararının doğru olmadığını, alım faturaları, irsaliye, ödeme makbuzları ve sair dayanaklar öldürülmeden tamamının yok sayılarak sonuca gidilmesinin dosya kapsamı ile uyuşmadığını, dava tarihi itibarıyla yaklaşık 10 yıl süreyle devam eden fiili kullanımın bulunduğunu ve hükmün denetime olanak verecek şekilde gerekçelendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Kural olarak TMK’nın 686. maddesi kapsamında eklenti niteliğinde bulunan eşyalar yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda, Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, TMK’nın 684. maddesi uyarınca bütünleyici parça vasfındaki muhdesat yönünden bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacı tarafından dosya kapsamına ibraz edilen faturalar ile bilirkişi incelemesi yapılan ticari defterlerin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca iddia ve savunma çerçevesinde HMK’nın 26. maddesi de gözetilerek uzman bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılması, dava dilekçesinin ekinde yer alan listeye bağlı kalınarak, faturalandırılan ve faturaları davacı Şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunan parçalardan halihazırda mevcut olup TMK’nın 684. maddesi kapsamında bütünleyici parça niteliğini haiz olanların kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, bu hususta bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.