Ortağın, şirket müdürlüğü görevinin sona ermesi ve ortaklar arası anlaşmazlık nedeniyle vergi mahkemelerindeki davalarda şirketi temsil yetkisi talebi davası.
Özet: Bir şirket ortağı ve yöneticisi, görev süreleri sona ermesine rağmen diğer ortağıyla yaşanan anlaşmazlık nedeniyle yeni yönetim seçilememesi üzerine, vergi mahkemelerinde şirketini temsil etme yetkisinin geçici olarak kendisine verilmesini talep etmektedir; zira açtığı vergi davalarının, temsil yetkisi olmadığı gerekçesiyle iade edildiğini ve yasal sürede eksiklik giderilemezse şirketin ve kendisinin telafisi güç zararlara uğrayacağını belirtirken, daha önceki benzer taleplerinin mevcut yöneticilerin yenisi seçilene kadar görevde kalacağı prensibiyle reddedildiği ve yöneticilerin azli konusunda derdest bir davanın bulunduğu mahkemece incelenmektedir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/58 EsasKARAR NO : 2020/45DAVA : Ortağı ve Yetkilisi Olduğu Şirketi Temsil Etmek Üzere Yetki Verilmesi TalepliDAVA TARİHİ : 24/01/2020KARAR TARİHİ : 29/01/2020Mahkememize tevzi edilen dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA:Davacı, dava dilekçesinde; ortak olduğu şirkette kendisinin müdür,...'in ise başmüdür olduğunu, şirket genel kurulunun en son 15/04/2013 tarihinde aldığı kararla ...e 5 yıllık görev süresi tayin ettiğini, ana sözleşmede yönetim kurulunun süresi sonra erdikten sonra görevinin düşeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, ...'in görevi olmasına rağmen genel kurulu toplantıya çağırmadığını, kötü niyetli eylemleri ile şirket faaliyetlerini durdurduğunu, kendisine ait payları üçüncü kişilere devretmeye çalıştığını, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü nezdindeki sorumlu müdürlük yetkilerinden istifa ettiğini, hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturmanın devam ettiğini, şirketin idari kurum ve mahkemelerde temsil edilmesi için İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında talepte bulunduğunu ancak yeni yönetim seçimine kadar önceki görevlerin devam edeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, kendisinin genel kurulu toplantıya çağırdığını, toplantıda ...'in uzlaşmaz tavırları nedeniyle şirketin temsili ve ilzamı ile ilgili bir karar alınamadığını, şirket hakkında vergi incelemesi başlatıldığını ve rapor düzenlenip vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, bu vergi incelemesinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasındaki karar ile şirketi temsile yetkili kabul edildiğini, inceleme sonucuna karşı İzmir... Vergi Mahkemesi'nin..., İzmir.... Vergi Mahkemesi'nin ...İzmir ...Vergi Mahkemesi'nin..., İzmir .... Vergi Mahkemesi'nin ..., İzmir.... Vergi Mahkemesi'nin ... İzmir.... Vergi Mahkemesi'nin..., İzmir .... Vergi Mahkemesi'nin ..., İzmir... Vergi Mahkemesi'nin ... sayılı dosyaları ile iptal davaları açtığını, ... Vergi Mahkemesi'nin 18/12/2019 ve .... Vergi Mahkemesi'nin 27/12/2019 tarihli kararları ile şirketi vergi mahkemelerinde temsil edemeyeceğinden bahisle 30 gün içinde eksikliklerin giderilerek dava açılmak üzere dava dilekçesinin iadesine karar verildiğini, ... ile aralarındaki sorunların devam ettiğini, vergi dairesinin şahsını yetkili görürken, vergi mahkemesinin yetkili görmediğini, şirketin lehine açmış olduğu iptal davasında şirketini temsil edememenin savunma haklarını kısıtlayıp telafisi güç zararlar doğuracağını, 30 günlük süre içinde eksikliği tamamlayamaması halinde hem şirketin hem de ortakların zarara uğrayacağını bildirmiş, ... .... Şirketi'ni şirket müdürü olarak vergi mahkemelerinde temsil edebilmek üzere tarafına yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; davacının ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu ... ... Limited Şirketi'ndeki müdürlük görevi ile diğer ortağın müdürlük görev sürelerinin 15/04/2018 tarihinde sona erdiği, her iki ortak ve münferit yetkilinin anlaşmazlığa düşmeleri nedeniyle şirketi temsil edecek yetkilinin seçilememiş olması nedenine bağlı olarak dilekçede belirtilen vergi mahkemeleri nezdinde açtığı davalarda dava dilekçesinin şirket yetkilisi tarafından verilmediği gerekçesi ile dava dilekçesinin iadesi ve 30 günlük süre içinde bu konudaki eksikliğin giderilmesine ilişkin verilen karar nedeniyle davalara devam edebilmesi için şirketi temsilen yetki verilmesi talebine ilişkindir.Dava, davacı tarafça esas dava harçları yatırılarak açılmış, hasım gösterilmemiştir. Davacı tarafça, mahkememizin ... esas sayılı dosyasında 22/11/2019 tarihinde diğer şirket ortağı ... ile şirket hasım gösterilerek davalı ...'in şirket müdürlüğünden azli talepli dava açılmış, davalı açtığı karşı davada davacının şirket müdürlüğünden azli talebinde bulunmuş olup dosya ön inceleme aşamasında ve derdesttir. Davacı bu dosyadaki dava dilekçesi ile birebir aynı talebini 10/01/2020 tarihinde dosyaya sunmuş ve dilekçede o tarih itibariyle bildirdiği İzmir Vergi Mahkemeleri'nde görülen 5 adet dosya için şirketi temsil etmek üzere yetki talebinde bulunmuştur. Mahkememizin 29/01/2019 tarihli kararı ile davacının bu talebi değerlendirilmiştir. Davacı, mahkememizdeki 2019/1188 esas sayılı dosyadaki davadan önce İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında 24/06/2019 tarihinde ortağı olduğu ... ... Şirketinin organsız kaldığını iddia ederek kayyum tayin edilmesi ve ayrıca tedbiren kendisine şirketi temsil etme ve harcama yetkisi verilmesi talebi ile dava açmış, yapılan yargılama sonunda 17/07/2019 tarihli kararla her iki ortağın görev süreleri dolsa bile yeni yönetim seçilene kadar görevlerine devam edecekleri, buna göre şirketin organlarının halen mevcut olduğu, kayyum atanmasını gerektiren bir halin gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar henüz kesinleşmemiştir.İzmir Vergi Mahkemeleri tarafından her ne kadar şirket yetkililerinin görev sürelerinin dolduğu gerekçesi ile davacıdan şirketi yetkili olduğuna dair belge örneğini sunmak üzere süre verilmiş ise de bu kararın İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin henüz kesinleşmemiş... esas sayılı dosyasında verilen kararla çeliştiği açık olup yasal yollara başvurulması sonunda usul ve yasaya uygun olan karar her iki mahkeme nezdindeki uyuşmazlık ve ön sorunları çözmede etkili olacağı gibi mahkememizdeki davayı da etkiler nitelikte olacaktır. HMK'nun 389. maddesinin birinci fıkrasında; mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yada ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakimin karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebileceği, 390. maddesinin birinci fıkrasında; ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında; ihtiyati tedbir kararında karşı tarafın adı, soyadı, yerleşim yerinin gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.İhtiyati tedbir, yargılamanın her aşamasında değişen durum ve koşullar dahilinde uyuşmazlığı gören mahkemeden talep edilebilir. Davacının dilekçe içeriği ve sonuç talebine göre istemi, ihtiyati tedbir olarak tavsif edilebilir. Zira 6102 sayılı T.T.K'nun da şirket organsız kalmış olsun ya da olmasın, şirket ortağının şirkete ait sınırlı bir veya birkaç işlemle ilgili olarak şirketi temsile yetkili kılınması konusunda bağımsız bir dava türü düzenlenmemiştir. Şirketin organsız kalması durumunda yönetim kayyumu atanması, şirketin feshi ve tasfiyesi, şirket müdürünün azli gibi davalarda ihtiyati tedbir talebi kapsamında şirkete kayyum atanması veya şirketi tedbiren temsil yetkisinin bir ortağa tevdi edilmesi yoluyla bu nitelikteki taleplerin karşılanması mümkündür. Nitekim davacı İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında şirketin yönetimsiz kaldığını iddia ederek kendisinin kayyum tayin edilmesi talepli açtığı davada ihtiyati tedbir yoluyla kayyum atanmasını istemiş olup davacının bu dilekçesinin ihtiyati tedbir talebi olarak değerlendirildiği taktirde, HMK'nun 390 (1) maddesi uyarınca dosyanın halen derdest olması nedeniyle talebin İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde değerlendirilmesi zorunludur. Ancak davacı, dilekçesini ilgili mahkemeye sunmadığı gibi talebini ihtiyati tedbir talebi nitelikli olarak sunmamış, dava esas harcı üzerinden harçlar yatırarak davasını açmış, değişik işe uygun nitelikte harçlar yatırmamış, dosyasını değişik iş numarasından tevzi ettirmemiş, dilekçesinde şirketin feshi ve tasfiyesi veya ortaklıkla ilgili başkaca bir dava açacağı bir dava kapsamında talepte bulunduğunu bildirmemiştir. Bütün bunlarla birlikte davacının İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, ayrıca mahkememizin... esas sayılı dosyasında da aynı nitelikli ve aynı sonuç talepli ihtiyati tedbir talep ettiği birlikte değerlendirildiğinde, davacının bu davaya konu isteminin, iradesi ve talebinin niteliğine bağlı olarak esas dava olarak değerlendirilmesi gerekmiştir.Davacının vergi mahkemelerinde açılan davalar için şirketi temsil yetkisi verilmesine ilişkin talebinin ihtiyati tedbir istemi yoluyla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin şirkete yönetim kayyumu atanmasını gerektirir yasal koşulların bulunmadığına dair verilmiş ve henüz kesinleşmemiş kararına ilişkin dosyadaki uyuşmazlık konusu ile ilgili olması nedeniyle bu dosyada ihtiyati tedbir yoluyla talep etme imkanı var iken esas dava yoluyla dava açmasında hukuki yararı yoktur. Somut olayda, dava sonucunda yönetim boşluğu olmadığı ve kayyum atanmasına gerek bulunmadığına karar verilen şirketin bu karara rağmen yalnız vergi mahkemelerinde açılmış davalarda temsili için bir ortağın yetkilendirilmesi niteliğinde bir karar verilmesinin mümkün olmadığı gibi bu nitelikteki bir davanın dinlenebilir olduğunun kabulü halinde dahi davanın, mutlaka şirketin hasım ve davalı olarak gösterilerek açılması zorunludur. Bu zorunluluk resen gözetilmesi gereken dava şartlarındandır. Hatta bu nitelikteki bir istem ihtiyati tedbir talepleri yönünden de aranması zorunlu talep şartlarındandır. Bir başka deyişle davanın, hasımsız olarak görülmesi mümkün olmadığı gibi davalının davaya dahil edilerek taraf eksikliğinin giderilip davanın görülmesi mümkün değildir. Bu yasal zorunluluğa karşın dava hasımsız olarak açılmış olup davanın, davalı taraf yokluğuna bağlı olarak dava şartları yokluğu nedeniyle usulden reddi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmasa da taraf sıfatı ya da eksikliğine ilişkin dava şartını hukuki yarardan önce incelenmesi gereken dava şartlarından olup davanın hasımlı olarak açılması gerekmesine rağmen hasımsız olarak açıldığı, öncelikle bu yönden dava şartının oluşmadığı göz önünde tutularak davanın esastan görülmesinin mümkün bulunmaması karşısında hasımsız olarak açılması nedeniyle başkaca bir usuli işlem yapılmaksızın ve duruşma açılmaksızın usul ekonomisi gereği davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;1-Davanın hasımsız olarak açılması nedeniyle davalı taraf sıfatı yokluğuna bağlı olarak dava şartının yokluğu nedeniyle davanın HMK'nun 115 (2) maddesi uyarınca usulden REDDİNE,2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alındığı dikkate alınarak başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvuru ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2020 Başkan ...eimza¸Üye...¸eimzaÜye...eimza¸Katip ...eimza¸