3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıştan kaynaklanan alacak davasında, gıda şirketi un tedarikçisinin haksız sözleşme feshi ve fiyat artışı nedeniyle oluşan cari hesap alacağını talep ediyor.
Özet: Bu dava, davacı şirketin davalı un tedarikçisi ile arasındaki uzun süreli ticari anlaşmanın, davalı tarafından tek taraflı ve haksız yere fiyat artışı ve ek nakliye ücreti talepleriyle bozulması sonucu uğradığı zararların tazmini istemiyle açılmıştır. Davacı, davalıya peşin ödemeler yaptığı ve cari hesaplarında önemli miktarda alacağı bulunduğu halde, davalının anlaşmada olmayan nedenlerle ilişkiyi feshetmeye çalıştığını, önceden belirlenen fiyatlara uymadığını ve kendisi mağdur ettiğini iddia etmektedir. Davacı, ödenen avanslar karşılığında ürünlerin aynen teslimini ya da mevcut alacaklarının ticari reeskont faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/254 Esas - 2026/110
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/254KARAR NO : 2026/110DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/04/2024KARAR TARİHİ : 18/02/2026K.YAZIM TARİHİ : 19/02/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasındaki ticari anlaşmanın davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz bir sebeple feshedilmesi nedeniyle davacı müvekkili maddi zarara uğradığını, iş bu nedenle davacı müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi adına mahkemeye iş bu davanın açılması talebiyle başvurma zarureti doğduğunu, davacı ...Gıda Dağ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti, ekmek, baklava, pasta ve şekerli mamüller meslek grubunda hizmet verdiğini, davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin ham maddesi un olduğunu, iş bu nedenle davalı şirket ile aralarında un ve sair ürünlerin alım satımına ilişkin bir ticari ilişki kurulduğunu, davacı ...Gıda Dağ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Un Ve İrmik Sanayi Ticaret A.Ş. arasındaki ticaret ilişkisi Kasım 2019 tarihi itibari ile başladığını, iş bu tarihten itibaren her ay düzenli olarak un tedariki davalı şirketten sağlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği alınacak mala karşılık peşinen çek veyahut diğer ödeme şekilleri ile avans olarak ödeme yapıldığını, iş bu ticari süreçte avanslar verilirken taraflar satın alınacak malın fiyatı konusunda önceden anlaşmakta olup yapılan her anlaşmada, malın birim fiyatında sabitleme yapılarak belirlenen fiyat üzerinden peyder pey mal alımı gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından siparişi istenilen mallara ilişkin davalı tarafından gönderilen 14.06.2021 tarihli ürün fiyat listesinde yer alan fiyatlarda mutabık kalındığı hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin anlaşılan iş bu fiyat listesi doğrultusunda mal alımı yaparak faturalandığı sunulan e- faturalar ile sabit olduğunu, belirli dönemlerde müvekkili şirket tarafından avans niteliğinde ödemelerde bulunduğuna dair bilgi verildiğini, iş bu nedenle taraflar arasında en son tarihli anlaşma öncesinde avans olarak ödemesi gerçekleştirilen mal satın alımından kalan 2021 ve 2022 dönemine ait bakiye alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten 2021 dönemine ait 91.627,20 TL ve 2022 dönemine ait 738.019,22 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, ayriyeten yeni ürün alım için davalı şirkete; Türkiye ... Bankası T.A.O Bankası 30.06.2022 keşide tarihli 650.000 TL bedelli ve Türkiye ... Bankası T.A.O Bankası 31.05.2022 keşide tarihli 650.000 TL bedelli çekler verildiğini, devam eden ticari süreçte müvekkillinin, bir önceki mal satın alımından kalan bakiye alacağına karşılık yeni ürün alımı yapılmak istendiğini, ancak davalı şirket tarafından yeni ürünler taraflar arasında geçerli anlaşma da bulunan fiyatlardan daha yüksek birim fiyatına satılmak istendiğini ve müvekkiline 19.05.2022 tarihinde yeni birim fiyatının belirtildiği bir mail gönderildiğini, davacı müvekkili yeni fiyatlandırmanın anlaşmaya aykırı olduğunu belirttiğinde, davalı şirket tarafından başka firmadan un alımı gerçekleştirildiğinden dolayı anlaşmanın davacı müvekkili tarafından bozulduğu ve eğer mal alımı yapılmak isteniyorsa belirlenen yeni fiyat üzerinden faturalandırılacakları belirtildiğini, ayrıca anlaşmaya aykırı olarak nakliye ücretleri de davacı müvekkiline yüklenilmek istendiğini, taraflar arasındaki anlaşmada başka firmalardan ürün alınmayacağına dair her hangi bir hüküm bulunmadığını, keza tarafların anlaşmaları süresince de davacının ticari faaliyetleri devamı için ham madde ihtiyacı doğrultusunda başka firmalardan acil alımlar yapıldığını, iş bu nedenle davalı şirketin haksız bir nedenle taraflar arasındaki ticari anlaşmaya aykırı davrandığı açıkça anlaşıldığını, işbu davanın açılmasından önce müvekkili şirket tarafından, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı gerçekleştirilmek için 26.09.2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk süreci tarafların anlaşamamaları sebebiyle sona erdiğinden davanın açılmasının kaçınılmaz olduğunu, izah edilen ve mahkemece re’sen göz önüne alınacak sebeplerle; bilirkişi incelemesi neticesinde gerçek zararımız ortaya çıkacağından iş bu davada, sonradan talep artırma ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davasının kabulüne, ifa edilemeyen sözleşme sebebiyle müvekkilinin cari hesap alacak bedelinin davalının temerrüt tarihi dikkate alınarak işletilecek ticari reeskont faizi uygulanarak belirlenmesine, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığı tarihte taraflar arasında geçerli sözleşmede belirlenen malın birim fiyatı üzerinden yapılacak hesaplama ile sayın bilirkişilerce tespit edilen cari hesap alacak bedeline karşılık gelen mal miktarının davacı müvekkiline aynen teslimine, hesaplanan mal miktarının müvekkiline aynen tesliminin mümkün olmaması halinde ise sayın bilirkişilerce tespit edilen bedelin temerrüd tarihi itibariyle müvekkiline nakdi olarak iadesine, davalı şirketin sözleşmeyi gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle doğan müspet zararın temerrüt tarihinden itibaren müvekkili lehine giderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH: Davacı vekili 01.10.2025 tarihli dilekçesinde özetle: Başlangıçta dava değeri 10.000,00 TL olarak belirlenmiş ve raporda alacak miktarı 2.165.798,31 TL olarak tespit edildiğini, bu nedenle talepleri, 2.155.798,31 TL artırarak 2.165.798,31 TL'ye yükselttiğini bildirmiştir.CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, taraflar arasındaki yapılan sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan avans ödemesine ilişkin malın teslimi, olmadığı takdirde bedelin iadesi ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müspet zarara ilişkin olduğu anlaşıldı.Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Bilirkişi heyetinden alınan 05.12.2024 tarihli raporda:Tarafların ticari defter kayıtları birbirini teyit etmediği faturadan kaynaklı ticari ilişkisinin bulunduğunu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıya havalesi 7.796.599,10 TL, davalı kayıtlarında 8.041.411,00 TL olduğunu, buna göre havaleler arasında (7.796.599,10-8.041.411,00)=244.811.90 TL tutarında fark olduğu farkın nedeni davacı ticari defter kayıtlarında olmayan havalelerin davalı ticari defter kayıtlarında olmasından kaynaklandığı, banka dekontların dosyada olmamasından dolayı hangi kayda itibar edileceğinin tespit edilemediğini, davalının ticari defter kayıtlarına göre 5.875.612,00 TL davacıya mal satışı olduğu davacının ticari defter kayıtlarına göre 5.710.800,88 TL iki mal alış ve satışı arasında (5.710.800,88-5.875.612,00) = 164.811,12 TL fark olduğu farkın nedeninin davalı ticari defter kayıtlarına yer alan mal satış faturalarının davalı ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığını, tarafların Ba/Bs formlarının birbirini doğruladığı, davacının davalıdan bakiye alacağı görünmediği zaten davacının iddiasının kesilen faturalara ilişkin bir bakiyeden kaynaklanmadığını, davacının Beyoğlu 57. Noterliği’nden 28.06.2022 tarihli 20130 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıyı temerrüde düşürdüğünden bahisle temerrüt tarihinde itibaren reeskont faiz hesaplanması talep edilmişse de, ilgili ihtarname örneğinin ve tebliğ şerhinin dosyada mübrez olmamasından dolayı hesaplama yapılamayacağını, hesaplama yapılabilecek olsa da bahsi geçen ihtarnamenin keşide tarihinden dahi öncesinde davalı tarafça davacıya 650.000,00TL tutarındaki çeklerden birinin tahsili gerçekleştikten sonra bu tutarda nakit iadesinin yapıldığını, diğer 650.000TL tutarlı çekin davacıya iade edildiği ve ayrıca yine davacıya 865.798,31 TL tutarında nakit ödeme iadesi yapıldığı tespit edilmekle faiz hesaplanmasının bu nedenle de mümkün olmadığını, davacının 19.05.2022 tarihinde eski bedel olan 350,00TL/çvl +%1 KDV bedeli esas alındığında davalıdan teslimini talep edebileceği ürün miktarı 6.126,73 çuvalken; 19.05.2022 tarihli yeni fiyat teklifine göre bu miktar nakliye bedeli dahil 5.432,15 çuval olduğuna göre aradaki ürün farkının 6.126,73 – 5.432,15 = 694,58 çuval ve nakliye hariç bedele göre ise 6.126,73 – 5.795,56 = 331,17 çuval olacağını, ancak tekraren belirtmek ilgili sözleşmedeki miktarlar hesaplama yapmaya elverişli olmayıp, ürün bedellerinin ayrıca belirlenmesi, belirlenememesi halinde herhangi bir hesaplama yapılamayacağının kabul edilmesi gerekeceğini, davacının eksik ürünlerle ilgili aynen iadenin mümkün olmaması halinde ürün bedeline yönelik hesaplama yapılması talebine ilişkin olarak 694,58 çuval ya da 331,17 çuval miktarındaki ürüne ilişkin olarak 19.05.2022 tarihinden sonraki fiyatlarına göre (nakliye bedeli dahil ve hariç olarak) ayrı ayrı hesaplama yapılmış olmakla birlikte; tekraren belirtmek gerekir ki ilgili sözleşmedeki miktarlar hesaplama yapmaya elverişli olmayıp, ürün bedellerinin ayrıca belirlenmesi, belirlenememesi halinde herhangi bir hesaplama yapılamayacağının kabul edilmesi gerektiğini, buna göre; 694,58 çuval x 373,50 TL = 259.425,63TL (Nakliye bedeli hariç) 331,17 çuval x 398,70 TL = 132.037,48TL (Nakliye bedeli dahil) olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 18.06.2025 tarihli ek raporda:Hukuki değerlendirme ve nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde kök raporumuzdaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını, bununla birlikte davacının kök rapordaki hesaplamaya itirazı ve mahkemece davacı talebinin haklılığına karar verilecek olması ihtimalinde yapılan hesaplamanın 2.165.798,31 TL / (179,00TL+ 1,79TL KDV) = 11.979,64 çuval, (Nakliye bedeli hariç) 2.165.798,31 TL / (179,00TL+ 1,79TL KDV +25.00TL Nakliye4)= 10.524,31 Çuval (Nakliye bedeli dahil) şekilde olacağı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamında değerlendirilmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmediği faturadan kaynaklı ticari ilişkisinin bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıya havalesi 7.796.599,10 TL, davalı kayıtlarında 8.041.411,00 TL olduğu, buna göre havaleler arasında (7.796.599,10-8.041.411,00)=244.811.90 TL tutarında fark olduğu farkın nedeninin davacı ticari defter kayıtlarında olmayan havalelerin davalı ticari defter kayıtlarında olmasından kaynaklandığı, davalının ticari defter kayıtlarına göre 5.875.612,00 TL davacıya mal satışı olduğu davacının ticari defter kayıtlarına göre 5.710.800,88 TL iki mal alış ve satışı arasında (5.710.800,88-5.875.612,00) = 164.811,12 TL fark olduğu farkın nedeninin davalı ticari defter kayıtlarında yer alan mal satış faturalarının davalı ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, tarafların Ba/Bs formlarının birbirini doğruladığı, davacının davalıdan bakiye alacağı bulunmadığı ve davacının iddiasının kesilen faturalara ilişkin bir bakiyeden kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın 19/05/2022 tarihli ürün tedarik sözleşmesinden kaynaklandığı görülmüştür. Davacı, davalı ile aralarında 14.06.2021 tarihli bir ürün fiyat listesi üzerinde anlaşıldığını belirtmiş, ancak dosya muhteviyatında bu tarihli bir ürün fiyat listesi mevcut olmayıp; dosyada sadece 19.05.2022 tarihli ürün tedarik sözleşmesi mevcuttur. Sözleşmede hiçbir imza olmayan ve davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin davacı tarafça mail ile gönderildiği fiade edilse de bu maile ilişkin ve davalı tarafça kabul edildiğine ilişkin de bir delil dosyaya sunulamıştır. Sözleşmede belirtilen un tiplerinin farklılık arz etmekte olup ilgili sözleşmedeki miktarlar hesaplama yapmaya elverişli olmayıp, ürün bedellerinin ayrıca belirlenmediğinden bilirkişi heyetince herhangi bir hesaplama yapılamamıştır. Öte yandan davacının dosyaya sunmuş olduğu faturaların dönemi de uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olmayıp, söz konusu faturalardan yola çıkılarak da bir fiyat belirlenmesi ve dolayısıyla ürün miktarının tespitinin mümkün olmayacağı değerlendirilmiştir. Taraflar arasında ürün alım miktarına ve fiyatlandırmaya ilişkin mutakabat bulunduğundan söz edilemiyeceği davalı yanın sözleşmeyi kabul etmediği davacı yanca sunulan ihtarların ürünlerin niteliği ve miktarına ilişkin ispata elverişli olmadığı defter kayıtlarından da sözleşmenin uygulandığına ilişkin bir belirleme yapılamadığı davacının sunmuş olduğu delillerin alacağın miktarı dikkate alındığında ispatlamaya yeterli olmadığı davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı ve yemine dayanmadığı anlaşılmakla davacının tüm talepleri yönünden ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,Davanın REDDİNE; Alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 427,60TL ile ıslah harcı 36.815,65TL harcın mahsubu ile fazla alınan 36.511,25TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 321.211,76TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasınaKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/02/2026