Adanada orman vasfı nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazın 4721 sayılı TMK 1007 uyarınca tazmini davasında Yargıtayın bozma kararı sonrası bölge adliye mahkemesince yapılan yeniden yargılama süreci.
Özet: Bu hukuki evrak, orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazların tapu kaydının iptali sonucu mülkiyet hakkı ihlal edilen davacının 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca uğradığı zararın tazmini talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı sonrasında istinaf ve temyiz süreçlerinden geçerek, özellikle değerleme tarihi, emsal karşılaştırmaları ve bilirkişi raporlarındaki usul hataları nedeniyle önceki bölge adliye mahkemesi kararının bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada verilen kısmen kabul kararının taraflarca tekrar temyiz edildiği ve uyuşmazlığın esasen taşınmazın doğru değerleme yöntemleri ile bilirkişi raporlarının yeterliliği etrafında odaklandığı bir dava sürecini özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6931 E.  ,  2026/2002 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/517 Esas, 2025/584 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 01... ve 3 05... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda kısmen iptal edilerek, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2021 tarihli ve 2019/107 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/1408 Esas, 2022/1773 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırması yolu ile değerinin tespit edilmesinin ve tespit edilen bedelin değerlendirme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, davalı idarenin husumet ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı; ancak davalı vekiline 20.08.2020 havale tarihli kök hesap raporu usulüne uygun şekilde 03.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği; ancak vekil tarafından rapora karşı 14 günlük itiraz süresi dolduktan sonra 18.09.2020 tarihinde itiraz edildiği ve İlk Derece Mahkemesince süresinden sonra yapılan itiraz dikkate alınarak, itirazlar doğrultusunda ek bilirkişi raporu alınması talebinin kabul edildiği, 27.10.2020 havale tarihli ek rapor hükme esas alarak nihai karar verildiği, 20.08.2020 havale tarihli kök hesap raporuna süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmediği, davacılar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan 27.10.2020 havale tarihli ek rapor üzerinden hüküm kurulması hatalı görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/406 Esas, 2013/465 Karar sayılı kararı ile tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği dikkate alınarak 23.11.2015 tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri tespit edilmeden, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınan birden fazla emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılmadan, soyut ifadelerle değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmaz ile aralarında 1,35 km mesafede bulunan 1377 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/174 Esas, 2018/24 Karar sayılı dosyasında 2016 yılı itibarıyla 192.00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin denetiminden geçerek 2020/2467 Esas, 2021/612 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza 2018 değerlendirme yılı itibarıyla 805,43 TL/m² birim fiyatı belirlenmesi inandırıcı görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporlardaki çelişkinin giderilmediğini, ilk rapora itiraz edilmediğinden, raporun kesinleşmiş olduğunu, bu hususta örnek kararların bulunduğunu, 7 yıldır adaletin tecellisini beklediklerini, rakamın komik olduğunu, bölgede halihazırda yüksek meblağlarla satışların yapıldığını ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, koşulların gerçekleşmemiş olduğunu, tescil kararının kesinleşme tarihinin esas alınması gerektiğini, faize hükmedilemeyeceğini ve ıslahtan faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve hükme esas alınan 04.07.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda 23.11.2015 tarihi itibarıyla m² birim bedelinin 182,51 TL olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bozmaya konu kararda, dava konusu 3 05... ve 3 01... parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş olan toplam 4.402,10 m²lik kısımlarının bedeline hükmedilmiş ve hüküm sadece davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olup, davalı Hazinenin usuli kazanılmış hakkı gözetilerek, 04.07.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirlenmiş olan 182,41 TL m² birim bedeli üzerinden toplam 803.427,27 TL bedele hükmedilerek, işbu bedele 23.11.2015 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, 3 05... parsel sayılı taşınmazın tamamı olan 3.038,00 m² ye ilişkin olarak 01.02.2019 tarihi itibarıyla belirlenmiş olan m² birim bedeli üzerinden 942.721,78 TL bedele hükmedilerek, işbu bedele 01.02.2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.