Trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanma ve maluliyet sonucu talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi ve bisiklet bedeli gibi maddi ve manevi tazminatın temyiz incelemesi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacı, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve bisiklet bedeli ile manevi tazminat talepleriyle kusurlu sürücü ve sigorta şirketine dava açmış; ilk derece mahkemesi, bölgesel mahkemenin kusur raporu çelişkisi nedeniyle iadesi sonrası maddi tazminat miktarlarını yeniden belirlemiş ve manevi tazminatı koruyarak karar vermiş, davalıların bu karara karşı istinaf başvurusu ise bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek dosya davalıların temyiz talebiyle yüksek mahkemeye taşınmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2057 E., 2025/2303 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 29.08.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalılardan ... sevk ve idaresinde olan, davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenlediği aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 5.000,00 TL, Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) karşılanmayan tedavi gideri olarak 4.000,00 TL, bisiklet bedeli olarak 1.000,00 TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.04.2024 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 30.143,12 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 325.138,52 TL'ye, SGK'ca karşılanmayan tedavi gideri talebini 27.295,68 TL'ye, bisiklet bedeli talebini 2.978,00 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAPDavalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; kusur raporu alınması gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davalının bir kusuru olmadığını, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 2022/8 Esas, 2024/336 karar sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik zararı 30.143,12 TL, sürekli iş göremezlik zararı 325.138,52 TL, zorunlu tedavi gideri 14.400,00 TL, elektrikli bisikletin tamir bedeli 2.382,40 TL olmak üzere toplam 372.064,04 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden trafik kazasının gerçekleştiği 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti 360.000,00 TL asıl alacak ile sınırlı olarak 20.02.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat olarak 100.000,00 TL'nın trafik kazasının gerçekleştiği 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'tan tahsiline, davacının ıslah dilekçesinde talep ettiği bakıcı gideri hakkında usulüne uygun açılmış davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.20 25... /2117 Esas, 2025/384 karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı 22.607,34 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 243.853,89 TL, zorunlu tedavi gideri 10.800,00 TL, elektrikli bisikletin tamir bedeli 1.786,80 TL olmak üzere toplam 279.048,03 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden trafik kazasının gerçekleştiği 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketi yönünden 20.02.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat olarak 100.000,00 TL'nın trafik kazasının gerçekleştiği 29.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'tan tahsiline, davacının ıslah dilekçesinde talep ettiği bakıcı gideri hakkında usulüne uygun açılmış davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 11.04.2025 tarihli kusur raporunun hatalı olduğunu, davalının kusuru bulunmadığını, davacının asli kusurlu olduğunu, ceza mahkemesince alınan kusur raporunun da bu şekilde olduğunu, çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, kaza tarihinde emekli olan davacının pasif dönem gelirinin net asgari ücretten hesaplanmasının hatalı olduğunu, %1,8 teknik faiz kullanılmadan hesap yapılmasının hatalı olduğunu, 18 ay geçici iş göremezlik süresi hesabının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini, tanıklar dinlenmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunda iki tablonun birlikte kullanılmasının yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarının yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu düzenleme yetkisi bulunmadığını, dosyada rapor düzenleyen ... Adli Tıp Anabilim Dalının rapor düzenlemeye yetkili kuruluşlar arasında olmadığını, heyette ortopedi uzmanı bulunmadığını, sundukları rapor ile mahkemece alınan rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranı ile hesap yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin net asgari ücretten hesaplanması gerektiğini, bakıcı gideri hesaplanırken hastanede kalınan sürenin dışlanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; trafik kazası neticesi maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... şirketi vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özellikleri göz önünde tutularak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi; diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi hususları göz önünde tutulmalıdır.Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.Somut olayda davacı sürücü dava dilekçesinde davalı sürücünün tam kusura dayanarak 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, yargılama sırasında alınan kusur raporunda davalı sürücünün bir kısım kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere manevi tazminat belirlenirken tarafların kusur durumunun dikkate alınması gereklidir. Bu durumda manevi tazminattan kusura göre indirim yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... şirketi vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ...'a iadesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş.'ye yükletilmesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.