Trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı, onarım ve kazanç kaybı tazminatı talebinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanma koşulları ile davacının failleri kaza anında bildiği gerekçesiyle davanın reddi kararı.
Özet: Yargıtay, trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybı, onarım ve kazanç kaybının tazmini talepli belirsiz alacak davasında, davacının kaza anında diğer aracın plakasını ve davalı şirketin adını öğrenmiş olması nedeniyle haksız fiil failini o an itibarıyla bildiği, bu sebeple genel zamanaşımı süresinin uygulandığı ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi yönündeki bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2025/9000 E.  ,  2026/4184 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/803 E., 2025/723 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalılardan ...Ticaret AŞ'nin işleteni olduğu, diğer davalının sürücüsü bulunduğu araç arasında oluşan trafik kazası nedeniyle nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluştuğu, aracın ticari olup kullanılamaması sebebiyle kazanç kaybı meydana geldiğini ve aracın onarımı için masraf yapılacağını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL onarım bedeli, 50,00 TL kazanaç kaybı olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlike davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürerek kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının kusuru ve zararı ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının, aracında herhangi bir onarım yapılmadığı halde, istikbaldeki olası hasar bedeli, ticari kazanç ve araç değer kaybına ilişkin iddia ve taleplerinin dinlenmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, araç onarım sürecine girmeden, araçtan mahrum kalınan süre tespit edilmeden, tazminat davası açılamayacağını, davacı tarafça ... Şirketine başvurulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı sürücünün tutanak tutmadan olay yerini terk ettiğini, davacının zarar vereni ve zararı öğrendiği tarihte iş bu davayı açtığını, dava konusu alacağın suç sayılan eylemden kaynaklandığını bu nedenle uzamış ceza zamanaşımının olayda uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacıya ait araçta trafik kazası sonucu oluşan hasar onarım bedeli ile kazanç ve değer kaybının tazmini talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının kaza tarihinde kazaya karışan aracın plakasını öğrenmiş ve araç üzerinde davalı şirketin adının yazıyor olması karşısında haksız fiil tarihinde failleri öğrendiğinin anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.