Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması ve resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine ilişkin Yargıtay içtihadı.
Özet: Sanığın sahte çekler kullanarak ayakkabı alım satımında gerçekleştirdiği bilişim sistemlerini, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık eyleminden kurulan mahkumiyet hükmü, haksız menfaatin belirlenmesinde eksiklik bulunsa da aleyhe temyiz olmadığı için onanırken; aynı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm ise, suç tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozulmuş ve kamu davası düşürülmüştür.
11. Ceza Dairesi         2021/34746 E.  ,  2026/4585 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2011/239 E., 2015/253 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Temyiz incelemesine konu İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/2 39... /253 Karar sayılı asıl dosyasında sanık ...'un 7500 TL meblağlı 5354956 seri nolu sahte çeki ciro edip katılana verdiği iddiasıyla yargılama yapıldığı, keza birleşen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/230 Esas, 2015/228 Karar sayılı dosyasında; sanık ...'un katılan ...'un iş yerinden aldığı toptan ayakkabı karşılığında ... Bankası ... Şubesinin ... hesap numaralı müşterisi ...'ın hesap bilgileri ile tamamen sahte olarak üretilmiş ve hamiline yazılı 05/03/2009 tarih, ... no ve 7.500 TL meblağlı çek ile 30/12/2008 tarih, ... no ve 5.600 TL meblağlı çekleri aynı anda ciro edip katılana verdiği iddiasıyla yargılama yapıldığı gözetildiğinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, buna göre somut olayda haksız menfaat miktarlarının toplam 13.100 TL olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapılması gerekir iken menfaat miktarının 7.500 TL olarak belirlenip adli para cezasının 75 günden başlatılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eleştiri nedeni dışında cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanığın temyizi bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.