Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, .... ibaresi içeren marka başvurusu ile mevcut markalar arasındaki karıştırılma ihtimali iddialarını değerlendirerek YİDK kararının iptali istemini incelediği gerekçeli karar.
Özet: Davacı taraf, başvurusu yapılan yeni markanın mevcut bir markadan görsel, işitsel ve anlamsal olarak açıkça farklı olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunmadığını ve hedef kitle, pazarlama stratejileri ile kullanım alanları açısından malların farklı olduğunu ileri sürerek, marka başvurusuyla ilgili verilen kararın iptalini talep etmiştir. Buna karşılık, davalı kurum ve ilgili marka sahibi şirket ise, her iki markanın da aynı ana kelimeyi içerdiğini, görsel, işitsel ve kavramsal yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olduğunu vurgulayarak, bu durumun tüketiciler nezdinde kaçınılmaz bir karışıklığa, ilişkilendirmeye veya markalar arasında bir bağlılık izlenimine yol açacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/514 Esas - 2025/428

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/514
KARAR NO : 2025/428
....
DAVA : Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 10/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin başvurusunun, “....” ibaresini kapsadığını ve ... sayılı “...” ibareli markadan görsel, işitsel ve anlamsal olarak belirgin şekilde farklılık arz ettiğini, markaların bütünsel değerlendirmesi neticesinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili tarafından başvurusu yapılan malların, özellikle hedef kitle, pazarlama stratejileri ve kullanım alanları açısından itiraz edilen markanın kapsamındaki mallardan farklı olduğunu beyan ederek ....'nın sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen marka başvurusu ile itiraza mesnet markalar arasında tescil kapsamından çıkarılan mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun “... ibaresinden oluştuğunu, davaya konu olan marka başvurusu ile itiraza mesnet markada aynı kelimenin bulunduğunu, markalarda başka asli ve ayırt edici bir unsurun bulunmadığını, her iki markanın da beyaz zemin üzerinde siyah, büyük ve klasik tarzda yazılan markalardan olduğunu, "...” ibareli itiraz gerekçesi marka ile başvurunun görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer olduğunu, başvuru ile itiraz gerekçesi markanın kapsamında aynı veya aynı tür hizmetlerin bulunduğunu, davaya konu marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen marka ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan ve söz konusu markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmet emtiaları ile itiraza mesnet markanın kapsamında bulunan mal veya hizmet emtiaları aynı veya benzer olduğundan, tüketici zihninde bir ilişkilendirme veya marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenime yol açmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; dava konusu olan markanın, müvekkilinin ... markası ile ayırt edilemeyecek/iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında ilişkili olma ihtimalini de kapsayan karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, davaya konu .... marka başvurusu incelendiğinde, başvurunun beyaz zemin üzerine siyah renkte ve büyük harflerle yazılmış ... ve .... ibarelerinden oluştuğunu, marka başvurusu salt kelime markasından oluşmakta olup, markada ayırt edici kılınan herhangi bir şekil unsurunun da bulunmadığını, müvekkili şirketin itiraza gerekçe gösterilen .... sayılı ... markası da salt kelime markası olup, beyaz zemin üzerine siyah renkte ve büyük harflerle oluşturulmuş olduğunu, davacı yanın, herhangi bir şekil unsuru kullanmaksızın, müvekkilinin tescilli markası ile birebir aynı şekilde oluşturmuş olduğu marka başvurusunun tüketici nezdinde dikkat çeken kısmının şüphesiz ki başvurunun başında yer alan ... ibaresi olacağını, bu halde, her iki tarafa ait markaların esas unsurunun ortak ... ibaresi olması sebebiyle davacı yana ait marka başvurusunun, müvekkilinin uzun yıllardır tescilli ve tanınmış markasına görsel, işitsel ve anlamsal olarak halk nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olacak düzeyde benzediğinin açık olduğunu, markalar arasındaki benzerliğe ek olarak, dava konusu .... marka başvurusunun tescil edilmek istendiği malların, müvekkilinin ... markasının kapsamında yer alan mallar ile birebir aynı ve doğrudan ilintili olduğunu, müvekkiline ait markayı bilen ve tanıyan her seviyedeki tüketicinin, müvekkiline ait markanın kapsadığı mallar ile ilgili olarak .... markasını gördüğünde dava konusu markayı doğrudan müvekkili ile ilişkilendireceğini ve markanın müvekkiline ait seri markalardan olduğu izlenimine kapılacağını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından 21.03.2023 tarihinde .... başvuru numarası ile “luckysoul ibareli marka için ... / sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu .... tarafından kabul edilerek 27.04.2023 tarihli ve 419 sayılı ....Bülteni'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davalı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz .... tarafından 03. sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).” malları bakımından SMK 6/1 maddesi gereğince kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu karara .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRMELER
Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali;
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir.
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir.
Markalar arasındaki benzerlik incelenirken,
Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları
Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik,
Çağrıştırma,
Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat,
Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu,
Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman
kriterleri ele alınmalıdır.
Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. ....sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir.
İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır . Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır.
Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı ;
Dava konusu ..... sayılı markanın kapsamından çıkartılan dava konusu malları ile davacıya ait redde mesnet markanın kapsamındaki malların aynı/aynı tür olarak yer aldığı,
Tüketici Kitlesi:
Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır.
Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.
Taraf markalarında benzerliği tespit olunan dava konusu 03. sınıftaki malların geniş bir ürün yelpazesinde satışa konu edilen, fiyat aralığı ürünün türüne ve piyasa koşullarına (yabancı menşeli oluşu, marka değeri, satış ağının yaygınlığı vs) göre oldukça değişkenlik göstermekle birlikte bu geniş aralık açısından ilgili tüketici kitlesini makul düzeyde dikkat, özen ve seçicilikteki kimseler olarak tespitinin isabetli olacağı, zira söz gelimi bir parfümeri ürünü yüksek fiyatlı olduğunda tüketici dikkati, seçiciliği ve en önemlisi markaya yönelik bağımlılığından kaynaklı bilgi düzeyi çok daha yüksek olacakken, doldurma parfüm olarak bilinen ve piyasada yaygın satış ağı bulunan parfümler ya da görece fiyatları düşük deodorant ürünleri açısından tüketici dikkati çok daha düşük düzeyli olacağı,
Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı;
Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır.
....kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır” .
Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir.
Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı yanın redde gerekçe gösterdiği marka arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır.
Dava konusu “....” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markasıdır. Davalıya ait “...” ibareli marka, beyaz zemin üzerinde, büyük harflerle, siyah renkte, “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markasıdır. Söz konusu markanın esas unsurunun münhasıran “...” ibaresi olduğu,
Dava konusu marka ile davalı markasında yer alan “...” ibaresinin İngilizce’de “şanslı”, dava konusu markada yer alan “soul” ibaresinin İngilizce’de “ruh, kişi” anlamlarına geldiği,
Dava konusu marka ile redde gerekçe markanın “...” ibaresini ortak olarak içerdiği anlaşılmış olup, bu hususun markalar arasında karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir..
Bu açıklamalar kapsamında; karşılaştırmaya konu olan markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; davalı markası ile dava konusu marka karşılaştırıldığında, dava konusu markanın davalının redde gerekçe markasının esas unsuru olan “.... ibaresini aynen içerdiği, markaların tertip tarzlarının aynı olduğu, tüketicilerin dava konusu markanın başında yer alan “....” ibaresine daha çok odaklanacağı, tüketicilerinin dava konusu markayı gördüğünde söz konusu markayı davalıya ait seri bir marka olarak algılamasının kuvvetle muhtemel olduğu, markaların başka ayırt edici kelime veya şekil unsuru içermedikleri hususları dikkate alındığında, tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşünebilecekleri değerlendirilmiş, dava konusu marka ile davalı markası arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu,
Karıştırılma İhtimali;
Sonuç olarak, hem dava konusu marka ile davalı markası arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunması, hem de dava konusu markanın kapsamından çıkartılan dava konusu malların, davalı markasının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
Netice itibariyle,
Dava konusu marka ile davalı markası arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu,
Dava konusu markanın kapsamından çıkartılan dava konusu malların davalı markasının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı,
Dava konusu marka ile davalı markası arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
... sayılı kararı’nın hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın redine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16.10.2025
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır