Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı makine alacağı davasında eksik inceleme nedeniyle ilk derece kararını kaldıran istinaf kararı.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı tarafından yüklenici firma tarafından üretilen makinenin ayıplı olduğu, sürekli arıza verdiği ve bu durumdan kaynaklı zararların tazmini ile ayıplı malın iadesi, bedelin geri verilmesi yahut ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince ayıbın gizli olmadığı ve garanti süresi sonrası yapılan taleplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişken; istinaf incelemesinde, teknik bilirkişi raporunun hakim gözetimi olmaksızın alınması, tanıkların dinlenmemesi, ayıbın açık veya gizli olup olmadığı ile ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığının eksik incelenmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak eserin ayıplı olup olmadığı ve niteliği hususlarında yeniden inceleme yapılmasına karar verilmiştir.

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/176
KARAR NO:2026/801
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2024/4 Esas, 2024/928 Karar
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:03/09/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:03/09/2026
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında ... tarihinde sözleşme yapıldığını, makine üretimi konusunda anlaştıklarını, ana sözleşmede ödeme planı yapıldığını, ödemelerin yapıldığını, davacının yapılan makinadan verim alamadığını, sürekli arıza verdiğini, garanti kapsamında olmasına rağmen kesin bir çözüm bulunamadığını, arıza kaydı oluşturulduktan aylar sonra davalı tarafça servis hizmeti sunulduğunu, arızanın giderildiği söylense de çok kısa zaman sonra yine benzer problemler oluştuğunu, davacının makinayı kullanamaması nedeniyle menfi ve müspet zararlarının oluştuğunu, müşterilerine ürünleri teslim edemediğini, makinadan kaynaklı işleri fason olarak başka alt işletene devrettiğini, davalıya Kayseri ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesinin düzenlendiğini, davalıdan ayıpsızı ile değiştirilmesi veya ayıplı malın iadesi ile bedelin geri verilmesinin talep edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle ayıplı malın iadesini ve ödenen bedelin geri verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde makinenin ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi, aksi halde ayıp oranında indirime gidilmesini, davacının maddi ve manevi zararlarının tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ile davalı firma arasında 1 adet makine imalatına teslim şartlarına ve garanti şart ve süresine ilişkin sözleşme kurulduğunu, sözleşmeye binaen yüklenilen sorumluluğun davalı tarafça zamanında yerine getirildiğini, davacının öne sürdüğü iddiaların gerçeklikle ilgisi olmadığını, davalıya gönderilen ihtarnameye karşı Kayseri ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap verildiğini, davacıya gerekli eğitim ve desteği vermek amacıyla defalarca gidildiğini, destek ve eğitimin yerine getirildiğini, ancak davacı tarafça ilgili makineyi kullanılabilecek yetkinlik ve donanımda bir makine operatörü istihdam etmediğini, davalı firma tarafından davacı firma yetkilileri, yetki ve sorumluluk belgesi olan ... makine operatörü ihtihdam etmeleri konusunda uyarıldıklarını, aksi halde verimli şekilde makinenin kullanılamayacağının izah edildiğini, ilgili makinenin tesliminde, geçen süre içerisinde verimli şekilde çalışmasını engelleyecek herhangi bir teknik donanım eksikliği ve arızasının bulunmadığını, bu nedenlerle meydana gelecek aksaklıkların kötü niyetli olarak davalı firmaya yansıtılmaya çalışıldığını, makinenin teknik donanım ve çalışabilirliğinden herhangi bir sorun bulunmadığını, tamamen operatör eksikliğinden makineyi davacı firmanın verimli kullanamadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 04.05.2023 TARİHLİ KARARI ÖZETİ: Davacının beyanlarına itibar edilir ise defalarca arıza veren otomasyon tezgahındaki ayıbın gizli ayıp olduğundan bahsedilemeyeceği, kaldı ki sözleşmede de kararlaştırıldığı üzere muayene, kalite kontrol işlemleri yapıldıktan sonra teslim edilen davaya konu otomasyon tezgahının ayıplı olduğundan bahsedilemeyeceği, taraflara malın ayıplı olup olmadığı konusunda azami yükümlülük yükleyen bu sözleşme hükmü çerçevesinde gerekli muayene, kalite kontrol işlemleri yapılan bir ürün veya hizmet alıcıya tesliminden itibaren bir yıllık garanti süresi de dolduktan sonraki bir aşamada ayıplı olduğunun ileri sürülerek malın iadesi ile birlikte ödenen sözleşme bedelinin iadesi isteminin yerinde olmadığı ayrıca davacının terditli ayıp oranında indirim isteminin de yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZ 13.12.2023 TARİHLİ KALDIRMA İLAMINDA ÖZETLE: Dosya üzerinden yapılan incelemede mahkemece, teknik bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verildiği bu durumda alınan ilk raporun hakim gözetimi olmadan bilirkişilerce yerinde inceleme yapılarak alındığı, davacı tanıklarının dinlenmediği, makinedeki ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmadığı, mahkemece yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde yeniden keşif de yapılarak, eserin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, sözleşmede ki garanti süresi gözönüne alınarak ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek davacı talepleri konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp taraf tanıkları dinlendikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekçeleriyle ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24.10.2024 TARİHLİ KARARINDA ÖZETLE: BAM kararı doğrultusunda mahallinde yapılan keşif yapılarak tanık beyanları alınmış olup daha sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak sözleşmeye konu davalıdan sipariş edilen otomasyon tezgahının ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacı eser sahibinin süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının sözleşmeden kaynaklı menfaatinin ihlal edildiği, sözleşmeye konu makinenin ayıplı olması nedeniyle üretim verimliliğinde düşüş meydana geldiği ve bu sebeple davacının eserden beklenen faydayı karşılayamadığı, davalıya yapılan ihbar üzerine davalı yüklenici tarafından ayıbın giderilemediği ve bu sebeple davacının öncelikli ve asıl talebi olan ayıplı malın iadesi ile ödenen bedelin geri verilmesi isteminin yerinde olduğu, zira TBK m475/1 hükmü çerçevesinde davacının eseri kabule icbar edilemeyecek şekilde eserin ayıplı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile davacının sözleşmeden dönme ve ödediği eser bedelinin iadesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı firma tarafından dava konusu makinenin kullanımında ... operatörünün kullanılmadığını, davalı firmanın her servis hizmeti verdiğinde bu hususu davacı firmaya ilettiğini, ... tarihli kök bilirkişi raporunda da makine operatörünün makinenin kullanımı konusunda eğitim almış bir personel tarafından kullanılması gerektiğinin belirtildiğini ancak mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, davacı tarafından dava konusu makineye uygun bir kaynak makinesi entegre edilmediği, bu hususun davalı müvekkili tarafından defaaten davacıya bildirildiği, makinede bulunan ayıbın gizli ayıp olmadığını, bilirkişi tarafından bir ayıp var ise bu ayıbın giderilebilme imkanı ve tutarının ne olacağının belirlenmediği bu haliyle ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut bilgi ve belgeler.
İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup uyuşmazlık eserin ayıplı imal edilip edilmediği ayıplı imal edilmiş ise iadesi ve ödenen bedelin geri verilmesi, ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da bedelde indirim gerekip gerekmediği ve miktarı konularında toplanmaktadır.Dairemiz kaldırma ilamı sonrasında mahkemece keşif yapılmış olup tanıklar dinlenmiş ve bilirkişilerden eserdeki ayıbın niteliğine ilişkin rapor alınmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda özetle üretilen makineye uygun olmayan kaynak makinesi kullanılması ve dava konusu makinenin hatalı üretim yapması nedeniyle ayıplı olduğu ve bu ayıbın olağan bir gözden geçirme ile anlaşılamadığı ve ayıbın gizli ayıp olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 6098 sayılı TBK 470 ve devamı maddelerine göre yüklenici imâl ettiği şeyi özenle ve sözleşmedeki amacına uygun ifa etmekle yükümlüdür.Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. 6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/347 Esas, 2020/2307 Karar) Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2019/2005 E, 2019/3700 Karar)6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK 362 son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir.
Yine aynı Yasa'nın 478.maddesinde ise, yüklenici ayıplı bir eseri meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar düzenlemesi mevcuttur.
Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nın 114/II. maddesi yollamasıyla 52. maddeleri gereğince artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki maliyet farkına (artan zarara) iş sahibi katlanmak durumundadır. İş sahibinin seçimlik hakkını düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 475/1. maddesinde eser kabule icbar edilemeyecek şekilde ayıplı olur ise sözleşmeden dönme ve bedel iadesi, 2. fıkrada ise eseri alıkoyup ayıp oranında bedelde indirim isteme hakkı mevcut olup, son fıkrasında aşırı zarar doğuracaksa iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağına dair düzenlemeler mevcuttur. TBK 475/1. madde uyarınca eserin kabule icbar edilemeyecek şekilde ayıplı olup olmadığı hususunda değerlendirilme yapılmalı, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa dönme hakkını kullanamayacağı nazara alınmalı ve bu halde TBK 475/2. maddesi uyarınca ayıp oranında bedelden indirim konusunda inceleme yapılmalıdır. Gerek Dairemiz gerekse Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre bedel indiriminde ise “nisbi metod” uygulanmalıdır. Nisbi metod; kararlaştırılan ücret ile eserin ayıplı değerinin çarpılması sonucu elde edilecek bedelin, eserin ayıpsız değerine oranlanması suretiyle indirilecek bedelin belirlenmesidir.Ayrıca, ayıpların giderim bedeli mahalli piyasa rayicine göre, mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici karı eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2018/2563 Esas, 2018) Mahkemece ayıbın niteliğine ilişkin bir rapor alınmışsa da eserdeki ayıbın giderilebilecek nitelikte olup olmadığı, giderilebilecek nitelikte ise miktarının ne olacağı, söz konusu ayıbın eserin reddini gerektirir düzeyde olup olmadığı değerlendirilmemiştir.Mahkemece; 6100 sayılı HMK'nın 266.maddesine göre yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak; davaya konusu eser sözleşmesine konu edimdeki ayıplar incelenmeli, ayıbın niteliği ve derecesinin belirlenmesi, eserin kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olup olmadığının belirlenmesi, TBK'nın 475. maddesi hükmünde eser sahibine tanınan haklardan hangisinin kullanılması gerektiğinin belirlenmesi, eserin reddi gerektirmeyecek derecede ayıplı olması halinde çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince bedel indirimi yapılıp yapılamayacağı ve onarım gerekip gerekmeyeceği belirlenmesi, davalı vekilinin rapora itirazları da göz önünde bulundurularak eserde bulunan ayıbın nedeninin belirlenmesi, ayıbın bedeli konusunda hesaplama yapan denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereklidir.
Yukarıda açıklandığı üzere, uyuşmazlığın niteliği açıklığa kavuşturulmadan ve çözümünde etkili olabilecek delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeni ile mahkeme hükmünün kaldırılması ve yukarıda tespit edilen hususlar doğrultusunda yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2024 gün 2024/4 Esas ve 2024/928 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği İlk Derece Mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
7-Kararın taraflara Mahkemesince tebliğine,
8-Davalı ... tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yatırılan 363.229,24-TL bedelli teminat mektubunun 2004 Sayılı İİK'nun 36/5. fıkrası gereğince yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a.6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/09/2026