İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, arabuluculuk, ticari defter incelemesi ve faturaların ispatı süreçlerini içeren istinaf sonrası yeniden yapılan yargılama.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının cari hesaba dayalı ticari alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını incelemektedir; davacı, borcun mevcudiyeti ve arabuluculuk sürecine mazeretsiz katılımın olmaması nedeniyle itirazın iptalini isterken, davalı alacağın gayriresmi kayıtlara dayandığını, arabuluculuk davetinin usulüne uygun yapılmadığını ve borcun bulunmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi bilirkişi incelemesi ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda faturalara konu malların tesliminin ispat edilememesi gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak istinaf mahkemesi bu red kararını bozarak davanın yeniden incelenmesine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/677 Esas
KARAR NO : 2026/708
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2020
KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla icra takibine başlandığını, borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat davalının arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığını ve son tutanağında bunun kayıta geçtiğini, icra takibine konu alacağın likit olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü sebeplerin hukuki dayanağı olmadığını bu nedenlerle esasa ilişkin nedenlerle reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin arabuluculuk toplantısından hiç haberi olmadığını, müvekkil şirket adına icra dosyasına vekil aracılığıyla itiraz edildiğini, icra dosyasında vekil olmasına rağmen arabuluculuk görüşmeleri için çıkarılan ilk oturum davet mektubunun müvekkil asil şirkete gönderilmesinin arabuluculuk görüşmelerinin ruhuna aykırı olduğunu, arabulucu vekil ile itiraz edilmiş bir dosyada vekil ile iletişime geçmeyerek müvekkil şirketin adresine tebligat çıkarılarak bu adreste tebligatın alınmamasına rağmen son tutanak düzenlenmesinin geçerli olmadığını, tutanağı bulunmadığından davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı alacaklının müvekkil firmadan herhangi bir hak ve alacağı buluınmadığını, davacı tarafın fatura veya sözleşmeyi dayanak göstermeden resmi olmayan cari hesap ekstresine dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı firmanın resmi olmayan cari hesaplarını kabul etmediklerini, bu sebeplerle davanın usulden veya esastan reddine, kötü niyetli icra takibinden dolayı %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının cari hesaba dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her iki tacirin ticari defterleri de lehlerine delil oluşturmaktadır. Takip tarihi itibariyle davacının defterine göre 22.044,47 TL alacağı davalının defterlerine alacağının bulunmadığını bildirmiştir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
(Kapatılan) ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas 10/03/2021 tarih ve ...Sayılı kararı ile;
"..Davacı yan icra takibinde ödenmediğini iddia ettiği 14 adet fatura olup bu faturuların eki sevk irsaliyelerinde ... imzası gözükmektedir. SGK başkanlığına yazılan yazıya göre ... adlı davalı çalışanı olmadığını bildirmiştir. Davalı yan ise dava konusu faturaları kabul etmemektedir. Kendisi lehine bir olaydan hak çıkaran taraf ispat külfeti altındadır.Davacı yanın tek taraflı olarak tanzim ettiği faturalar davalı yanca kabul edilmemiştir. Faturaya konu edilen malların davalıya teslim edildiği de yazılı belgeler ile ispat edilememiştir.Bunun üzerine davacı vekili delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığından davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davacı eldeki dosyada yemin deliline dayanmayacaklarını son celse bildirmeleri" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 10/03/2021 tarihli kararı, davacı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin ... Esas 25/04/2024 tarih ve ...Sayılı ilamı ile: "...Davacı, ... 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 22.044,47 TL cari hezap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmış, süresinde ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Satım sözlemesinde, emtianın usulüne uygun delillerle alıcıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir. Satıcı, kural olarak sevk irsaliyesi veya eş değer bir belge ile sözleşme konusu emtiayı alıcısına teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Dosyadaki bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafından en yükseği 2.0405,57 TL bedelli olan ve 19.09.2019 ile 02.10.2019 tarihleri arasında düzenlenen 14 adet toptan satış faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, aynı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda ayrıca, davalının kayıtlarında, taraflar arasında bir hesap hareketinin bulunmadığı ve davacı tarafından sunulan sevk irsaliyelerindeki imzaların ...'e ait olduğu belirlenmiştir. Mahkemece yazılan yazıya SGK tarafından verilen cevapta, ...'in davalı şirketin çalışanı olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece 24.02.2021 tarihli oturumda, faturaların miktarı itibariyle 5.000 TL'nin altında olması nedeniyle BA/BS formu düzenlemesi zorunlu olmadığı belirlenerek, buna ilişkin araştırma talebi reddedilerek, davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı başlangıçta yemin deliline dayanmış, ancak son oturumda yemin deliline başvurulmayacağı ve davalı şirketin sigortasız işçi çalıştırması nedeniyle sigorta kaydının bulunmadığı ileri sürülmüştür.
HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura tek başına taraflar arasında bir sözleme ilişkisinin bulunduğuna veya bir emitanın teslim edildiğini göstermez. Sevk irsaliyesinde imzası bulunan ve emtiayı teslim aldığı anlaşılan ...'in davalı şirketin sigortalı çalışanı olmadığı açıktır. Ancak Yargıtay 19.HD'nin 09.04.2019 tarih ve ... Esas,... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalı adına emtiayı teslim aldığı belirtilen ...'in davalının çalışanı olup olmadığını SGK kayıtlarının yanı sıra, sevk irsaliyelerinin tarihleri itibariyle davalının çalışanı olup olmadığını, zabıta araştırması yoluyla da incelenmesi gerekir. Mahkemece belirtilen şekilde bir inceleme yapılmadan, ...'in sevk irsaliyesi tarihinde davalının çalışanı olup olmadığına yönelik zabıta araştırması yapılmadığından, gerekli araştırmanın yapılması için ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir..." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraf vekillerine usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstinaf ilamı doğrultusunda; ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ... adresinde davalı şirketin ne zamandan beri faaliyette bulunduğu, 2019-2020 yılları arasında faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ile (01/09/2019-31/12/2019) tarihleri arasında ya da bu tarihlerden önce veya sonra davalı şirketin ... isimli bir çalışanının olup olmadığı hususunda davalı şirket çalışanları ile aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler de dinlenilmek suretiyle araştırma yapılarak düzenlenecek tutanağın( tespit edilmesi halinde ... isimli kişinin T.C. Kimlik numarası ve adres bilgileri ile birlikte) Mahkememize gönderilmesi istenilmiş;
25/02/2025 tarihli cevabi yazı ekinde bulunan 24/02/2025 tarihli araştırma tutanağının incelenmesinde; ... yönetimi ile görüşüldüğü, bahse konu A Blok 80 numaralı bağımsız bölümde şu an aktif olarak ... isimli firmanın olduğu ve yaklaşık 2 yıl önce faaliyete başladıkları, yaklaşık 4-5 yıl önce bahse konu ... isimli firmanın adresten ayrıldığının öğrenildiği, bahse konu firmanın sahibine ait kimlik bilgisinin istenildiği, şahsa ait bir kimlik bilgisi olmadığı sadece firma adına sistemde kayıtlı olan GSM hat numarasının olduğunun öğrenildiği, bahse konu numara hakkında ... sisteminde yapılan sorgu sonucu herhangi bir veriye ulaşılamadığı tespitlerinin yapılarak tutanak altına alındığı görülmüştür.
19/06/2025 tarihli cevabi yazı ekinde bulunan 19/06/2025 tarihli araştırma tutanağının incelenmesinde; ... yönetimi ile yapılan görüşmede bahse konu firmanın pandemi zamanında taşındığı, şu an bahse konu adreste bir faaliyetlerinin olmadığı, firmaya adresinden ulaşılmadığından evrak gereğinin yapılamadığı tespitlerinin yapılarak tutanak altına alındığı görülmüştür.
... Amirliğine müzekkere yazılarak; davalı şirketin pandemi döneminde ilgili adresten taşındığı belirtildiğinden; pandemi öncesinde ... adresinde davalı şirketin faaliyette bulunduğu tarihte ... isimli bir çalışanının olup olmadığı hususunda aynı çevrede iş yapan işverenler/iş yerleri veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler ve yöneticileri de dinlenilmek suretiyle araştırma yapılarak düzenlenecek tutanağın( tespit edilmesi halinde ... isimli kişinin T.C. Kimlik numarası ve adres bilgileri ile birlikte) Mahkememize gönderilmesi istenilmiş;
18/05/2026 tarihli cevabi yazı ekinde bulunan 18/05/2026 tarihli araştırma tutanağının incelenmesinde; ... yönetimi ile yapılan görüşmede iş merkezinde faaliyet gösteren firmaların çalışanlarını yönetime bildirmesi gerektiği, yapılan kontrolde ... isimli bir şahsın listede isminin olmadığı, yapı içerisine girebilmesi amacı ile giriş kartı alanlar listesinde herhangi bir şahsın adının ... olmadığı, bahse konu firmanın faaliyet gösterdiği firmalar arasında sadece 78 numaralı dairede bulunan ofisin faaliyet gösterdiği bilgisinin alındığı, ayrıca kendi dosyalarında kayıtlı ... isimli firmanın yetkilileri ve isim listesi olan çalışanların kimlik bilgilerinin elden teslim alındığı; 18/05/2026 tarihli 2.araştırma tutanağının incelenmesinde; ... isimli firmanın faaliyet gösterdiği tarihte faaliyette bulunan 78 numaralı dairedeki ... Şirketi'nin kapısının çalınarak yetkilisi ve çalışanlarıyla görüşüldüğü, ... isimli şahıs ile ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmadıkları, şahsı tanımadıkları tespitlerinin yapılarak tutanak altına alındığı görülmüştür.
... Yönetimine müzekkere yazılarak; ''...'' numaralı taşınmazda ... vergi kimlik numaralı ... Şirketinin aktif olarak faaliyet gösterip göstermediği, faaliyet göstermemesi halinde ilgili adresten hangi tarihte taşındığı, şuanda adreste herhangi bir firmanın faaliyet gösterip göstermediği, gösteriyor ise faaliyet gösteren firmanın bilgilerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş;
08/01/2026 tarihli cevabi yazının incelenmesinde; ... Şirketinin A Blok Daire:80'de faaliyet göstermiş olup taşınma tarihinin 12/08/2020 olduğu, şu an anılan adreste ... Şirketinin faaliyet gösterdiği hususlarının bildirilmiş olduğu görülmüş; müzekkere cevabı ve ekleri dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin ... Esas 25/04/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporunda; tarafların 2019 yılı ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.044,47-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davacı şirket tarafından kesilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı ve herhangi bir cari hesap hareketi bulunmadığı, neticeten takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağının ispata muhtaç olduğu hususlarının tespit edildiği, kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, dolayısıyla davacının fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorunda olduğu, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davacı tarafça teslime ilişkin olarak sevk irsaliyelerinin sunulduğu ve 28/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda sunulan sevk irsaliyelerinde ... isimli kişinin teslim alan kişi olarak görüldüğünün belirlendiği, ...'in davalı şirketin çalışanı olup olmadığı hususunda S.G.K.'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta, ...'in davalı şirketin çalışanı olmadığının bildirildiği, davalı adına emtiayı teslim aldığı belirtilen ...'in sevk irsaliyelerinin tarihleri itibariyle davalının çalışanı olup olmadığını tespit açısından zabıta araştırması yapıldığı, davalı şirkette ... isimli bir çalışanın tespit edilemediği, faturaların miktarı itibariyle 5.000 TL'nin altında olması nedeniyle BA/BS formu düzenlemesi zorunlu olmadığı görülmekle ve davacı tarafça yemin deliline başvurulmayacağı beyan edilmiş olmakla; takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı davalının davacıya borcu bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmadığından KÖTÜ NİYET TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 376,47-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 355,53 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 22.044,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/09/2026
KATİP
¸¸
HAKİM
¸¸