TTK 412 gereği şirket genel kurul toplantısının yapılmaması ve kayyım atanması istemiyle İzmir Ticaret Mahkemesinde görülen dava.
Özet: Davacılar, toplamda %39.8 pay sahibi oldukları şirkette 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının yasal sürede yapılmadığını, yönetim kurulunun yetkisinin sona erdiğini ve şirket yönetimi tarafından finansal bilgilerin yeterince sağlanmadığını iddia ederek, 2018 yılı olağan genel kurulunun toplanmasını ve gerekli görülürse gündemi düzenleyip çağrıyı yapmak üzere kayyım atanmasını talep ederken, davalı şirket ise iddiaların kötü niyetli olduğunu, tüm mali bilgilerin davacılara iletildiğini, genel kurul toplantısının ertelenmesinin diğer ortakların talebi üzerine gerçekleştiğini ve davacıların sürekli olarak bilgi eksikliği bahanesiyle dava açtığını savunmaktadır.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1022 Esas
KARAR NO : 2020/97
DAVA : Ticari Şirket (T.T.K.'nun 412. Maddesi Uyarınca Genel Kurul Toplantısı Yapılması İstemli)
DAVA TARİHİ : 31/10/2019
KARAR TARİHİ : 20/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (T.T.K.'nun 412. Maddesi Uyarınca Genel Kurul Toplantısı Yapılması İstemli) dava dosyasına ilişkin düzenlenen tensip tutanağı uyarınca dilekçeler teatisinin tamamlanması ve müzekkere cevaplarının toplanmasından sonra dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilerinin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin toplamda %39.8 payına sahip ortaklar olduğunu, T.T.K.'nun 617. maddesi uyarınca olağan genel kurul toplantısının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerektiğini, 01/01/2015-31/12/2015 dönemine ilişkin yönetim kurulu seçimini de içeren toplantının 12/10/2016 tarihinde yapıldığını, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının yapılmaması üzerine İzmir....liye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında açtıkları davada toplantının yapılmasının ve gündemi düzenlemek ve çağrıyı yapmak üzere kayyım atanmasının talep edildiğini, bunun üzerine davalı şirketin alelacele ve yasak savmak amacıyla 28/11/2018 tarihinde toplantı yaptığını, finansal tablolar ile konsolide finansal tabloların yasanın öngördüğü şekilde önceden incelemeye sunulmaması, yıllık faaliyet raporunun yetersiz olması ve müvekkillerinin yeterli düzeyde bilgilendirilmemesi nedeniyle müvekkillerinin tutanağa muhalefet şerhi yazdırdıklarını, 01.01.2018-31.12.2018 hesap dönemi takvim yılı olağan genel kurul toplantısının ilk üç ayın son günü olan 31.03.2019 tarihine kadar yine yapılmadığını, toplantının yapılması amacıyla İzmir...Noterliği'nin 08.04.2019 günlü noter ihtarının davalıya gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya 12.04.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen toplantının yapılmadığını, müvekkillerinin oyunu sağlıklı olarak kullanmak ve paylarıyla ilgili yatırım kararlarını verebilmek için şirketin içinde bulunduğu ekonomik durumu net bir şekilde görebilmeleri ve şirketin malvarlığının yönetilmesi konusunda bilgi sahibi olmaları gerektiğini, 12/10/2016 tarihinde yönetim kuruluna verilen 3 yıllık yetkinin 12/10/2019 tarihinde sona erdiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle davalı şirketin yetkisi sona ermiş tek kişilik yönetim kurulu tarafından yönetildiğini, şirketin feshi davası açmalarına rağmen davadan vazgeçtiklerini, genel kurul yapılması amacıyla 18/10/2019 tarihli ihtarnamenin davalıya gönderildiğini, 23/10/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça bu konuda bir karar alınmadığını bildirmiş, yönetim kurulu seçimi, 2018 takvim yılına ait yıllık faaliyet raporu ve son mali tablolar ile ilgili maddelerinin yer aldığı gündem ile olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına, gerekli görülür ise gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiş, 27/12/2019 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesinde dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünü şirketin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısına çağrılması ve gerekli görülür ise gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyım atanması olarak değiştirdiklerini bildirmiş ve ıslah dilekçesindeki talep dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ileri sürülen iddiaların gerçeklikten uzak ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça gönderilen ihtarnamelere cevap verildiği gibi davacılara tüm mali bilgilerin verildiğini, diğer ortaklarla yönetim arasında bir anlaşmazlık bulunmadığını, bütün ortakların 31/08/2018 tarihinde kömür madeni ocağına, 01/09/2018 tarihinde ise şirketin Çorum Şubesi'ne bilgilendirme amacıyla davet edildiğini, ortakların çoğunluğunun toplantının ertelenmesini talep ettiklerini, bu talebin kabul edilerek 11/09/2018 tarihinde toplantının yapıldığını, davacılardan ...'ın bu toplantıya katılıp diğer davacının katılmadığını, akabinde davacıların kötü niyetli davranışlarına devamla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında olağanüstü genel kurul toplanması talebinde bulunduklarını, bunun üzerine karar alarak toplantının yapıldığını ve yönetimin ibra edildiğini, bu toplantıda tüm mali tablo ve dokümanların tam bir açıklıkla ortakların bilgisine sunulduğunu, muhalefet oyu ve şerhinin şirketi açmaza sürükleyerek zarara uğratmayı amaçladığını, davacıların kendilerine verilen bilgileri incelemeyi, sonra da bilgi verilmiyor gerekçesiyle dava açmayı alışkanlık hale getirdiklerini, genel kuruldan dört ay sonra davacıların yeniden olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasını talep ettiklerini, bu ihtarnameye de cevap verildiğini, ortakların büyük kısmı Çorum, Kayseri ve İzmir illerinde ikamet ettiğini, kışın genel kurul için İzmir'e gelinmesinin zor olduğunun belirtilip 2020 yılı bahar aylarında gelen kurul yapılmasını talep ettiklerini, bunun üzerine genel kurul toplantısının 10/04/2020 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, davacı tarafın şirketin feshi talebiyle dava açtığını, bunun davacıların zarar verici bakış açısını açıkça gösterdiğini, şirketin kurulduğundan beri genel kurulların yapıldığını, Soma ve Ermenek su facialarından sonra ortaya çıkan sorunlara rağmen şirketin yönetim kurulunun fedakarlıkları ile ayakta durmayı başardığını, davacılara aylık ödemelerin yapıldığını, ekonomik kriz ve artan maliyetler karşısında şirketin sermayesinin 2/3'ünün karşılıksız kaldığını, bu nedenle genel kurulda sermaye artırımına gitme kararının alınması gerektiğini, şirket ortaklarının sermaye artırımı için zaman istediklerini, buna bağlı olarak genel kurul için zaman gerektiğini, bu davadan önce genel kurul kararının alınıp ilanın yapıldığını, karar alınan tarihten önce toplantı yapılması halinde olası bir yönetim değişikliğinin şirketin faaliyetinin kış aylarında artması nedeniyle şirketi organizasyon zaafına uğratacağını ve satış bağlantılarının yerine getirilme riskini gündeme getireceğini, ayrıca elektronik fatura ve bilgi sistemlerine geçilecek olması nedeniyle birkaç aylık zamana ihtiyaç duyulduğunu, genel kurul kararı alınması nedeniyle davanın konusuz olduğunu, savunma haklarının kısıtlanmaması için duruşma açılması gerektiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesine ilişkin sunulan dilekçede davacının ne istediği ve ne amaçla hareket ettiğini anlamanın mümkün olmadığını, Nisan ayında yapılacak genel kurul gündeminde 2018 ve 2019 yılı mali bilanço ve tablolarının incelenip müzakere edilmesinin zaten bulunduğunu, yönetim kurulunun süresinin dolması nedeniyle davasını ıslah ederek olağan genel kurul toplantısı yapılması istemine çevirmesinde hukuki yararı bulunmadığı, şirketin asıl müzakere etmesi gereken konunun sermaye artırımı olduğunu, davacıların şirketin işleyişi ve mali durumu ile ilgili bilgileri talep edebileceğini, yönetimin keyfi davranması halinde azil davası açma yetkilerinin bulunduğunu, genel kurul kararı alınıp ilan edilmesi nedeniyle davanın konusuz olduğunu, ekonomik kriz ve artan maliyetler nedeniyle şirketin sermayesinin 2/3'ünün karşılıksız kaldığını, duruşma açılması taleplerini tekrarladıklarını bildirmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, T.T.K.'nun 412 (1) maddesi hükmü çerçevesinde şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılması istemine ilişkindir.
412 (1) maddesinde; zorunlu olmadıkça mahkemenin dosya üzerinde inceleme yaparak karar vereceği düzenlenmiştir. 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının yasal süre içinde yapılmadığı, dava açıldıktan sonra toplantı kararı alınarak toplantının yapılmış olduğu, şirket yöneticilerinin görev sürelerinin 12/10/2019 tarihinde sona ermesine rağmen 2018 mali yılına ait olağan genel kurul toplantısının da süresinde yapılmadığı ve dosyada toplanan bilgi ve belgelerin karar vermek için yeterli olduğu dikkate alınarak duruşma açmayı gerektirir bir zorunluluk hali görülmemekle dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmiştir.
Dosyada toplanan deliller ile davalı şirketin anonim şirket olup davacıların her ikisinin şirketin %39.8 payına sahip oldukları, şirketin son genel kurul toplantısının 28/11/2018 tarihinde yapıldığı, bu toplantının 2016 ve 2017 mali yılına ilişkin olduğu, şirket yönetim kurulunun 12/10/2016 tarihinde üç yıl süre ile seçilip görev süresinin 12/10/2019 tarihinde sona erdiği, davacıların 28/11/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısından önce davalı şirkete ihtarname gönderilmesinden sonra İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında açtıkları davada olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının talep edilmesine rağmen 28/11/2018 tarihinde davalı şirketin aldığı kararla toplantının yapılması üzerine yargılama sonunda davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacıların 2018 yılına ait genel kurulun yapılması amacıyla bu kez davalı şirkete 18/10/2019 tarihli ihtarnameyi keşide ettikleri, ihtarnamenin 23/10/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça genel kurul toplantısı yapılmadığı, ancak cevap dilekçesinde belirtilen gerekçelerle 10/04/2020 tarihinde genel kurul toplantısı yapılması kararının alındığı belirlenmiş ise de;
T.T.K.'nun 409 (1) maddesinde; olağan genel kurul toplantısının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılacağının düzenlendiği, bu hükmün emredici nitelikli olup somut olayda 2018 yılı hesap dönemine ait olağan genel kurulun 2019 yılı Mart ayı sonuna kadar yapılması zorunlu olmasına rağmen dava tarihi itibariyle genel kurulun yapılmadığı, davaya konu genel kurul toplantısından önceki 2016 ve 2017 yılı genel kurul toplantılarının da kanunda ön görülen sürede yerine getirilmediği, davacılar tarafından dava açılması sonrasında toplantının yapılması kararının alınarak toplantının yapıldığı, yönetim kurulunun görev süresinin 12/10/2019 tarihinde dolmasına rağmen 2018 yılı mali yılına ait genel kurul toplantısının süresinde yapılmadığı gibi şirketin temsilcisi ve yöneticilerinin seçimi konusunda dahi bir toplantı kararı alınmadığı birlikte gözetildiğinde her ne kadar davalı tarafça 2020 yılı Nisan ayı içinde genel kurul toplantısı yapılması kararı alınmış ise de cevap dilekçesinde dile getirilen ve yasal süre içinde toplantı yapılmaması nedenleri olarak gösterilen nedenlerin Türk Ticaret Kanunu'nda haklı nedenler olarak kabulü konusunda bir düzenlemeye yer verilmediği gibi ileri sürülen mazeret nedenlerinin de haklı nedenler olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafça alınan genel kurul kararı nedeniyle davanın konusuz kaldığı iddia edilmişse de her davanın, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, davalı şirket tarafından belirlenen toplantı gününün yasada düzenlenen sürelere uygun olmadığı, ortakların yasadaki sürelere uygun olmayan ve ileri bir tarihte yapılacak genel kurul toplantısına T.T.K.'nun 410 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca rıza göstermek ve katlanmak zorunda bulunmadıkları, karar tarihi itibariyle toplantının henüz yapılmamış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığından söz edilmesinin mümkün bulunmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde olağanüstü genel kurul toplantısı için karar verilmesi talep edilmiş ise de şirketin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmamış olması nedeniyle davadaki talebin olağan genel kurul toplantısı olması gerektiği karşısında ıslah talebinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup davalı şirketin yapılmayan 2018 mali yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmasının gerektiği dikkate alınarak davanın kabulü ile davalı şirketin 2018 yılı mali hesap dönemi genel kurul toplantısının yapılmasına, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyum atanmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; T.T.K.'nun 412. maddesi uyarınca, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez ... no'da sicile kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2018 mali yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı çağrısını yapmak, şirket yöneticilerinin görev süresinin sona ermiş olması nedeniyle şirketin yönetici ve temsilcilerinin seçimi, 2018 yılı bilançoları, finansal tabloları ve faaliyet raporlarının okunması ve görüşülmesi, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, şirket ana sözleşmesi gereği dağıtılması gereken kâr ve kazanç payları var ise belirlenmesi gibi olağan genel kurul toplantısında görüşülmesi ve karar alınması gereken konularla sınırlı olarak gündemi düzenlemek, toplantı çağrısını ve toplantıyı yapmak üzere bilirkişi listesinde kayıtlı Müslüm Oymak'ın kayyım olarak görevlendirilmesine,
Toplantı için gerekli bütün belgeleri hazırlamak, toplantı konuları ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirkete ait defter ve kayıtlar ile ilgili kurumlardaki kayıt ve belgeler üzerinde incelemek ve belge örneklerini toplamak, çağrı ile ilgili tebligat ve diğer işlemleri yerine getirmek, toplantı gün ve saati ile yerini belirlemek, toplantıyı yönetmek ve tutanak düzenleyerek sonuçlandırmak konularında kayyıma yetki verilmesine,
Kayyımın sarf edeceği emek ve mesaisine karşılık takdir edilen 2.500,00-TL ücretin davalı şirket tarafından ödenmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 44,40-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 10,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar yararına takdir edilen 3.140,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL nispi peşin harç, 107,00-TL posta masrafı, 57,60-TL dosya masrafı, 0,50-TL kep reddiyatı ve 11,00-TL elektronik posta masrafından oluşan toplam 264,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 412 (1/son cümlesi) uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2020
Başkan...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip...
E-İmzalıdır