Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın imar planında ilkokul alanı olarak ayrılması nedeniyle bedelinin tahsili davasında, Yargıtay bozması sonrası istinafın esastan ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırılmadan el atıldığı iddia edilen ve imar planında okul alanı olarak ayrılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin bu uzun soluklu davada; ilk derece mahkemesi, davacıların taşınmaz bedelinin davalı hazineden tahsili yönündeki talebini kısmen kabul etmiş, ancak hem davacılarca taşınmaz değerinin düşük bulunduğu hem de davalı hazinece davanın esastan reddi gerektiği gerekçesiyle yapılan istinaf başvurularını inceleyen bölge adliye mahkemesi, yüksek mahkemenin bozma kararı sonrası yeniden yaptığı yargılamada her iki tarafın istinaf taleplerini ayrı ayrı esastan reddetmiş olup, dosya bu son kararın temyizi için yüksek mahkemeye taşınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/11322 E.  ,  2026/1986 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1330 Esas, 2024/1411 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/441 Esas, 2021/689 Karar
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6783 parsel sayılı davacıların maliki olduğu taşınmazın 1988 yılından bu yana imar planında ilkokul alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle, davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığından bahisle tazminat istemiyle açılan davada, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2012 tarihli ve 2011/914 Esas, 2012/847 Karar sayılı kararı ile belirlenen tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile İstanbul İl Özel İdaresi adına tapuya tesciline karar verildiğini, işbu kararın İstanbul İl Özel İdaresi tarafından bedel yönünden temyiz edilmesine rağmen, tescil yönünden kesin olarak verilen kararın 15.01.2013 tarihinde İstanbul İl Özel İdaresi tarafından adına tapuya tescil ettirilip 06.03.2024 tarihinde davalı Hazineye devredildiğini, davalı ... tarafından ise taşınmazın okul alanı olarak davalı ... Bakanlığına tahsis edildiğini, söz konusu kararın temyizi üzerine görevli yargı yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle bozulduğunu, bu kez bozmaya uyan mahkemece davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verildiğini, kararın 19.06.2015 tarihinde kesinleştiğini, idari yargı yerinde açılan davada ise yapılan yargılama sonucunda, 6745 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalı ... Bakanlığından taşınmazın davacılara geri iadesi veya kamulaştırılması talep edildiği halde davalı idare bedelini ödemeden tapusunu aldığı taşınmazı iade etmediği gibi taşınmazı okul yeri olarak kamulaştırmadığını ileri sürerek belirlenecek tazminat bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, taşınmaz davalı ... adına kayıtlı olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin çok düşük belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan çok daha değerli olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunda el atma tarihinin tespitine yer verilmediğini, taşınmazın gerçek değerinin çok üzerinde bedele hükmedilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırma sonucu hazırlandığını, taşınmazın değeri tespit edilirken fiilen el atılan tarihteki niteliğinin göz önüne alınması gerektiğini, belirlenen tazminat bedelinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davalı idare aleyhine yarılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2022/495 Esas, 2023/1344 Karar sayılı kararıyla; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2022/495 Esas, 2023/1344 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusu hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 15.10.2012 onay tarihli imar planında ilköğretim alanında kalan arsa niteliğindeki dava taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda belirlenen el atma tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, görevli yargı yerinin adli yargı olduğu, husumetin doğru yöneltildiği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre tespit edilen bedelin uygun olduğu, Hazineye ayrıca vekâlet ücreti takdir edilmemiş olmasının doğru olduğu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 15.10.2012 onay tarihli imar planında " İlköğretim Tesis Alanı " olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinde düzenlenen hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıkta hüküm altına alınan tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği davacılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
6. Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olup yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (9) numaralı bendinde yer alan " 130.343,61 " sayısının çıkarılarak yerine "5.100,00" sayısının yazılması; (10) numaralı bendinin çıkarılarak yerine " Davalı ... yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.