Ticari şirket genel kurulunun, yönetim kurulu üyelerinin ibrasını sağlamak amacıyla T.T.K. m. 436ya karşı hileli pay devirleri nedeniyle iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı ortağın, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik genel kurul kararının iptali talebiyle açılmış olup, davacı, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylaması öncesinde kendi ibralarını sağlamak amacıyla hisselerinin büyük bir kısmını hileli olarak devrederek Türk Ticaret Kanununun 436. maddesine aykırı davrandıklarını ve ayrıca sermaye artışından kalan hisselerin de yetkisizce aynı kişiye devredilerek oylamayı etkilediğini ileri sürmüş; davalı ise hisse devirlerinin gerçek olduğunu, sonuca etkili olmadığını ve sermaye artışı sürecinin usulüne uygun yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/834 EsasKARAR NO : 2020/21DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : 18/10/2019KARAR TARİHİ : 15/01/2020Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirket ... Hizmetleri A.Ş.'nin 02.10.2019 tarihli genel kurul toplantısında, toplantı çağrı gündemine göre yönetim kurulunun ibra edilmesi konusunda yapılan oylama öncesinde yönetim kurulu üyelerinin genel kurul çağrısından sonra ve genel kurul toplantısından 15 gün önce, sırf genel kurul toplantısında ibra edilebilmek adına hisselerinin neredeyse %99 unu Yönetim Kurulu Başkanı...ın büro arkadaşı ve ortağı ... adına devir ettiklerinin anlaşıldığını, işlemin T.T.K'nun 436. maddesine karşı hile olarak yapıldığını, kanunun amacının yönetim kurulunu genel kurula karşı hesap verme durumunda bırakmak olduğunu, bu hisse devirleri ile yönetim kurulunun açıkça kendi ibrasında dolaylı olarak oy kullandığını, müvekkili adına bu durumun dile getirilip genel kurul kararına şerh düşüldüğünü, yönetim kurulunun açıkça kanuna karşı hile yoluna giderek sorumluluklardan kurtulmaya çalıştığını, genel kurul toplantısına yönelik yapılan hisse devrinin hukuken geçerli kabul edilemeyeceğini, aynı zamanda tüm yönetim kurulunun hisselerini aynı kişiye aynı gün devretmesinin ve devir alan kişinin yönetim kurulu başkanının ortağı olmasının yapılan işlemin sıhhatini ortaya koyduğunu, yapılan devir işlemi ile ilgili ödemelerin ve ne şekilde ödendiğinin ortaya konulması gerektiğini, oy yoksunluğunun bir ihlalinin daha açıkça yapılıp davalı şirketin genel kurul öncesi sermaye artışına gittiğini ve bu artışa katılmayan kişiler açısından şirket adına %2,5 lik bir boş hissenin ortaya çıktığını, bu hissenin yönetim kurulu tarafından yetkisizce yönetim kurulu üyesi olan ...e devredildiğinin toplantıda beyan edildiğini, yönetim kurulunun şirkete ait bu hisseleri ne karşılığında yada kaç para bedelle devrettiğini açıklamadığı gibi sermaye artışından ortaya çıkan hisseyi devir yetkisinin de bulunmadığını, ...'in bu hisseleri yine...ya genel kuruldan 15 gün önce devrettiği için aslında şirket adına boşta bulunan hisselerin sırf yönetim kurulunun ibrası için hukuka aykırı olarak kullanılır hale getirildiğini ve kullanıldığını bildirmiş, davaya konu ibraya yönelik genel kurul kararının iptaline, yönetim kurulunun toplantı çağrı günündeki oylar dikkate alınarak yeniden oylama yapılması ile ilgili toplantı çağrısı yapmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde, kanuna karşı bir hilenin söz konusu olmadığını, yapılan hisse devirlerinin doğru ve gerçek olduğunu, şahıslar arasında alacak-borç ilişkilerinin üçüncü bir kişiye açıklanması gereken bir ilişki olmadığını, şirket kayıtlarında bu yönde bir araştırma ve sorma yükümlülüğünün bulunmadığını, yapılan devirlerin ihlal olduğu değerlendirilse bile devirden önceki pay durumuna göre genel kurulda ibraya ilişkin 15.840 ret oyuna karşılık 24.960 kabul oyunun kullanılması ve ana sözleşmeye göre a ve b grubu pay hesapları dikkate alınarak 24.960 kabul oyundan 7.590 oyun düşülmesi halinde kabul oyu sayısının 17.370 olup ibraya yönelik kabul oyu sayısının ret oyundan fazla olduğunu, buna göre pay devirlerinin sonuca etkili olmadığını, şirketin iktisap ettiği herhangi bir hisse bulunmadığını, 20/06/2019 tarihli genel kurul kararı ile sermaye artışı kararı alındığını ve şirket sermayesinin bu kararla 6.500.000,00 TL'den 12.000.000,00 TL'ye yükseltildiğini, bütün ortaklara sermaye artışına katılıp katılmayacaklarının ve rüçhan haklarını kullanıp kullanmayacaklarının sorulduğunu, aralarında davacının da olduğu bir kaç hissedarın sermaye artışına katılmadığını, katılmayanların rüçhan haklarını kullanmayacaklarını beyanla taahhüt edip beyanlarını imzaladıklarını, ortak ... sermaye artışına katılacağını ve rüçhan hakkını kullanacağını beyan ettiğini, davacının rüçhan hakkını kullanmadığını, bunun üzerine 31/12/2019'a kadar ödeme için süre verildiğini, 26/12/2019 tarihli genel kurul kararlarının gerek davacı gerek diğer ortaklar tarafından onaylanıp dava süresinin geçmesi nedeniyle kesinleştiğini, ayrıca bu durumun ibra kararını ilgilendiren bir husus olmadığını, olsa bile bu hisselerin sonuca etkili olmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının ortağı olduğu davalı şirketin 02/10/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı gündeminin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın T.T.K.'nun 436. maddesinin düzenlemesine karşı bir hile olarak oylama öncesi muvazaalı hisse devirlerinin yapılarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasının sağlandığı iddiasına bağlı olarak ibraya ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.Dava, T.T.K'nun 445. maddesinde ön görülen hak düşürücü süre içinde açılmıştır. T.T.K'nun 446 (1/a) maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerektiği düzenlenmiştir. Bu kural emredici hüküm niteliğindedir. 02/10/2019 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesi gereğince 01/07/2018 ve 30/06/2019 dönemleri arası yönetim kurulunun ibrası oylaması yapıldığı, yönetim kurulunun 15.840 ret oyuna karşılık, 24.960 kabul oyu ile ibra edildiği, davacı adına katılan vekilinin son bir ay içinde hisse devri yapılıp yapılmadığını sorduğu, yapıldığı cevabının verildiği, Talip Akmeşe isimli katılanın sermaye artırımından kaynaklı okul adına açığa çıkan hisselerin kimin adına tescil edildiğini ve genel kurulda oy kullanıp kullanmadığını sorduğu, yönetim kurulu başkanının hisselerin Süleyman Beyen tarafından devir alındığını bildirdiği, davacı vekilinin hukuki yollara başvuru haklarının saklı olduğunu beyan ettiği konusundaki muhalefet şerhi tutanağa yazıldığı görülmüştür. Davacı adına toplantıya katılan vekilin davaya konu gündem maddesi konusunda ret oyu kullanması yanında oylamadan sonra karara muhalif olduğuna ve hukuki yollara başvuru hakkını saklı tuttuğuna ilişkin şerh mahkememizce muhalefet şerhi niteliğinde kabul edilerek özel dava şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir. HMK'nun 26. maddesinde; saklı tutulan haller dışında hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremeyeceği, basit yargılama usulünü düzenleyen 316 ve devamı maddeleri içinde yer alan 319. maddesinde; iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının davanın açılmasıyla başlayacağı, 320 (2) maddesinde; ön inceleme tutanağında uyuşmazlık konularının belirleneceği ve tahkikatın bu belirleme esas alınmak suretiyle yürütüleceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde davaya konu ibraya ilişkin kararın iptali nedeni olarak son bir ay içinde yapılan hisse devirlerinin ibranın sağlanması amacına yönelik olarak muvazaalı şekilde yapıldığını iddia etmiş, bundan başkaca bir nedene dayanmamış, dava dilekçesindeki bu anlatıma ve sonuç talebe göre ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık noktaları bu çerçevede belirlenmiş, ön inceleme duruşması sonrasında taraflara toplanmayan deliller ile dayandıkları tanık ve benzeri delilleri bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı ve davalı taraflarca herhangi bir delil bildirilmemiş, buna göre açıklanan kurallar çerçevesinde dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile ekli belgeler gözönünde tutularak uyuşmazlık çözülmüştür. Davacı taraf genel kurul toplantısından önce yapılan hisse devirlerinin yalnız ibrayı sağlamaya yönelik olarak muvazaalı şekilde yapıldığına dair dava dilekçesinde dile getirdiği soyut iddia dışında dosyaya hiçbir delil ve belge sunmamış, tanık ve başkaca bir delil bildirmemiştir. Davalı taraf bu iddiayı cevap dilekçesinde inkar ettiği gibi sermaye artırım kararından sonra davacı tarafın rüçhan hakkını kullanmadığını, hisse devrinin gerçek olup usulüne uygun şekilde yapıldığını savunmuştur. Bu dava yönünden uyuşmazlık noktası yalnız ibra kararına yönelik olarak muvazaalı hisse devri olup davacı tarafın bu yöndeki iddiasını kanıtlar hiçbir delil sunmadığı, toplantı kararının alınmasından sonra hisse devrini engelleyen bir yasal hükmün bulunmaması karşısında muvazaa iddiası konusunda hiçbir delil toplanmadan yalnız ibra kararını sağlamaya yönelik olarak hisse devrinin yapıldığının kabulünün mümkün bulunmadığı dikkate alınarak davacının muvazaa iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle davanın bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir. T.T.K'nun 436. maddesinde oy hakkının kullanılamayacağı iki halin "oydan yoksunluk" başlığı altında ön görüldüğü, anılan hükme göre pay sahiplerinden hiçbirinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri yada hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasında kişisel nitelikte veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları, karar yeter sayısının belirlenmesinde T.T.K'nun 436. maddesi uyarınca kullanılması mümkün olmayan oyların hesaba katılmayacağı, nisabın yasak dışında kalan kullanılabilir oy sayısına göre belirlenebileceği, bir ibra oylamasında oy hakkından yoksun olan kişilerin oy kullanmış olmasının tek başına kararın geçersizliğini gerektiren bir sebep teşkil etmeyeceği, mevcut oy dağılımı içinde yoksun oyların kullanılmış olmasının sonuca etkili olmaması halinde ibra kararının geçerliliğini muhafaza edeceği göz önünde tutularak davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları pay miktarı, davacının sahip olduğu pay miktarı, yönetim kurulu üyelerinin tamamının ibrasına yönelik olarak 24.960 kabul oyuna karşılık 15.840 ret oyu kullanıldığı, ibrasına karar verilen yönetim kurulu üyeleri dışındaki diğer ortakların oylarının muhalefet oylarına göre oy çokluğunu oluşturacak miktarda olduğu, buna göre ibra kararının geçerli olduğu gözönünde tutularak ve davacı tarafın muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı da birlikte değerlendirilerek T.T.K.'nun 436. maddesi hükmü yönünden de ibra kararının yoklukla malul olmadığı anlaşılmakla davanın bu yönden de reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 54,40-TL harcın peşin yatırılılan 44,40-TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 10,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı şirket yararına takdir edilen 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça harcama yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2020Başkan...E-İmzalıdır Üye ...E-İmzalıdır Üye ...E-İmzalıdır Katip ...E-İmzalıdır