Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın hırsızlık suçundan verilen hükmü, zincirleme suç ve teşebbüs hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle bozarken, konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme suçlarında temyiz taleplerini reddetmiştir.
Özet: Sanık müdafiinin konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına yönelik temyiz talebi, hükmolunan cezaların yasal mevzuat gereği temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle reddedilirken, hırsızlık suçundan verilen hüküm; sanığın biri tamamlanmış diğeri teşebbüs aşamasında kalan iki ayrı hırsızlık eyleminin zincirleme suç hükümleri kapsamında 5237 sayılı Kanunun 61. ve 43. maddeleri uyarınca temel ceza tayini ve sonuç cezanın belirlenmesi süreçlerinin hatalı yapılması, özellikle tamamlanmış suçta 143. maddenin yanlış uygulanması nedeniyle bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4572 E.  ,  2026/7854 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2922 E., 2024/42 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; "Suçun tamamlanıp tamamlanmadığına yönelik eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, fazla ceza verildiği, teşebbüs hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmadığına", yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın 20.12.2021 tarihinde gece vakti saat 01.20 sıralarında suça konu evden hırsızlık yapmak istediği ancak eyleminin olay yerinde yakalanması nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığı, bilahare sanığın savunmasına göre bu olaydan bir hafta kadar önce gündüz sayılan saat 08.00 sıralarında yine aynı evden şikâyetçiye ait 4-5 adet viski çaldığı anlaşılmakla, teşebbüs aşamasında kalan ikinci eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 35. maddeleri, tamamlanmış ilk eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu nazara alındığında,
Zincirleme suç kapsamındaki her bir eylemle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi çerçevesinde; önce temel ceza tayini, ardından artırım ve indirim sebepleri ayrı ayrı uygulanarak bulunacak sonuçların karşılaştırılması suretiyle daha ağır cezanın belirlenmesi ve buna göre daha ağır cezayı gerektiren suç için tayin olunacak cezadan sırasına göre, aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması, ancak bu cezanın teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağının dikkate alınması suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tamamlanmış suçta 143. madde de uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.