İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde eğitim hizmetleri iadesi sonrası temizlik yaparken kaybolan 14.000 TLlik çekin zayi nedeniyle iptali talepli hasımsız dava.
Özet: Davacı, eğitim hizmetleri ödemesinin iadesi amacıyla eline geçen 14.000 TL bedelli çeki, ev temizliği sırasında yanlışlıkla çöpe attığını fark etmesi üzerine, üçüncü şahısların haksız kullanımını engellemek ve kaybolan çek üzerindeki hakkını korumak amacıyla mahkemeye başvurmuştur. Dilekçesinde, ilgili bankaya ödeme yasağı konulmasını ve Türk Ticaret Kanununun zayi olan kıymetli evrakın iptaline dair maddeleri uyarınca çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/655 Esas
KARAR NO : 2020/168
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 16/08/2019
KARAR TARİHİ : 12/03/2020
DAVA :
Davacı dava dilekçesinde, 30.10.2019 tarih ve... numaralı Selçuk İş Bankası'na ait 14.000,00-TL bedelli...n kestiği ve tarafına çocuğunun kayıt parası olarak nakit ödediği 15.000,00-TL'nin kayıt işleminden vazgeçmesi dolayısıyla ödenen paranın iadesi olarak ... Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi Muhasebe Birimince (...arafından... adına kesilen ve... tarafından... Eğitim Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'ne verilen Selçuk...ait çek yaprağı) tarafına geri ödeme için verilen çek yaprağını evde temizlik yaparken büfe içindeki diğer kağıtlarla birlikte çöpe attığını sonradan fark ettiğini, bu olayın kurban bayramının ikinci günü olan 12.08.2019 tarihinde meydana geldiğini, bayram dolayısıyla bankaların kapalı olması nedeniyle resmi bir işlem yapamadığını, 15.08.2019 tarihinde çek sahibi ...'e durumu bildirdiğini, birlikte bankaya giderek çekin ödenmemesi için bankaya tutanak tutturduklarını, kaybolan çekin üçüncü şahıslar tarafından bulunup kullanılmaması için ödeme yasağı konulmasını ve iptalini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Türkiye Cumhuriyeti...Anonim Şirketi Selçuk Şubesi'ne ait... seri numaralı, 30/10/2019 tarihli, 14.000,00-TL bedelli çek fotokopisi,
2-Sair deliller,
DAVA KONUSU :
Açılan dava, Türkiye Cumhuriyet...Anonim Şirketi Selçuk Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/10/2019 tarihli, 14.000,00-TL bedelli çekin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkindir.
GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir.
Zayi nedeniyle çek iptali davası açılabilmesi için öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Bu unsurlara haiz olmayan bir belgenin kambiyo senedi vasfı taşımaması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca zayi nedeniyle iptali istenilemez.
Türk Ticaret Kanunu'nun 818. maddesinde poliçeye ilişkin hangi hükümlerin çek hakkında da uygulanacağına dair düzenlemeye ver verilmiştir. Bu düzenlemede yapılan atıf uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nun poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin çekin iptalinde de uygulanması zorunludur.
Zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali, kıymetli evrakta hak ile çek arasındaki sıkı bağlılığın, çekin zayi edilmesi halinde ortaya çıkaracağı haksızlıkları önleme ihtiyacından doğmuştur, yetkili hamil veya lehtar tarafından zayi edilen çekin hak sahipliğini teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak ve dilekçe sahibinin söz konusu hakka sahip olduğu konusunda bir karine yaratarak bu hakkı çekişmesiz olarak talep etmesini sağlamaya yönelik nizasız kaza yani hasımsız dava konusu bir işlemdir. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilecek iptal kararı ile birlikte borçlu, bono, poliçe veya çeki ibraz edilmeden ödeme imkanına kavuşmaktadır (Özkan Gültekin, Öğretide ve Uygulamada Kıymetli Evrakın Ziya ve İptali, Ankara-2006, s.51).
Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757. maddesinde kıymetli evrakın iptali ve önleyici önlemler konusunda düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenleme uyarınca kıymetli evrakı iradesi dışında elinden çıkan kişi muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesi amacıyla ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurabilir. Mahkeme, ödemeyi men eden kararında ayrıca muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdii etmeye izin verir ve tevdii yerini gösterir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 758. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi durumunda mahkeme dilekçe sahibine iade davası için uygun bir süre vereceği düzenlenmiş, verilen süre içinde dava açılmazsa mahkemenin muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracağı belirlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 759. maddesi hükmüne göre de poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmemesi halinde poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2012 tarih ve 2012/4860 Esas 2012/6267 Karar sayılı ilamı ile de kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1884 Esas 2015/1059 Karar sayılı ilamında aynen; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde;
(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise;
'' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca;
''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.
Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.''
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir.
Anılan maddeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı, çeki kaybeden yetkili hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir.
Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesine ekli çek suretleri göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu çeki yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve dava konusu çeke ilişkin çek iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır.
11/10/2019 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı gereğince Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılacak ilanlar için gerekli olan gider avansının yatırılması amacıyla davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde ilan bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı adına çıkartılan tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının yatırması gereken gider avansını yatırmadığı görülmektedir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g. maddesinde davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmıştır.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiaları, Türkiye Cumhuriyeti...Anonim Şirketi Selçuk Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/10/2019 tarihli, 14.000,00-TL bedelli çek fotokopisi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava konusu çeklerin zayi olması sebebiyle iptali talebi ile iş bu davayı ikame ettiği, davacı şirketin dava konusu çeklerin yetkili hamili olduğu ve iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak 11/10/2019 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı gereğince Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılacak ilanlar için gerekli olan gider avansının yatırılması amacıyla davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde ilan bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı adına çıkartılan tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının yatırması gereken gider avansını yatırmadığı anlaşılmakla, dava şartlarının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu göz önünde bulundurularak açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince gider avansı dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 10,00-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacının yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2020
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır