Zonguldakta idarece kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında, karmaşık tapu ve kadastro geçmişine rağmen davacı lehine verilen istinaf kararına karşı temyiz başvurusu.
Özet: Davacı, davalı idare tarafından yol yapımı amacıyla kamulaştırmasız el atılan taşınmazının bedelinin tahsilini talep etmiş; yargılama sürecinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararları davalı idarece istinaf edilmiş olup, bölge adliye mahkemesi, taşınmazın geçmişteki kadastral durumu, tapu tescilinin iptali, mera vasfının değişimi ve imar planındaki konumu gibi karmaşık hukuki ve fiili incelemeler neticesinde, davalı idarenin itirazlarına rağmen ilk derece mahkemesi kararını düzelterek ve yeniden esas hakkında hüküm kurarak davanın kabulüne karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9049 E.  ,  2026/1978 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/938 Esas, 2025/1570 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/677 Esas, 2023/1389 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Zonguldak ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 25... parsel ( yeni 8 29... parsel) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1983 yılında tapusuz olup o tarihteki zilyedi Hazine iken kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin de Hazineye ödendiğini, taşınmazın daha sonra davalı idare adına tapuya tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1983 yılında tapusuz olup o tarihteki zilyedi Hazine iken kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin de Hazineye ödendiğini, taşınmazın daha sonra davalı idare adına tapuya tescil edildiğini, davanın reddi gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, tazminat bedelinin hatalı belirlendiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 25... parsel sayılı taşınmazın 25... parselden ifraz olduğu, 25... parsel sayılı taşınmazın ise 54.705 m² yüzölçümündeki 25... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluştuğu, kök 25... parsel sayılı taşınmazın dosya arasında mevcut kadastro beyannamesine göre "...Hazineden satın alınmak suretiyle 24.04.19 67... sıra no'lu tapu ile Türkiye Kağıt Fabrikaları İşletmesi Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiş iken ... Asliye Hukuk Hakimliğinin 17.12.1969 tarih ve 1969/103-610 sayılı ilamı ile bu kaydın iptal edildiği, bu yerin iptal edilen kaydın kuzey hududundaki bir parçasını teşkil ettiği, ... Köyü Hükmi Şahsiyetinin merası olarak zilyet ve tasarruf edildiği anlaşılmakla sınırlandırılması yapılarak tescil harici bırakılması..." gerektiğinin 15.03.1984 tarihinde tespit edildiği,18.04.1986 tarihli kadastro komisyon kararı ile de tescil harici bırakılmasına karar verilmiş iken 10.12.1987 tarihli komisyon ek kararı ile imar planında küçük sanayi sitesi alanında kaldığından ötürü taşınmazın mera vasfını kendiliğinden kaybetmiş sayılacağından davacı ... adına tescil edilmesine, ... Mal Müdürlüğünün bu yerin devletin hüküm ve tasarrufunda olduğuna dair itirazı üzerine kadastro komisyonunun 15.03.1988 tarihli ek kararı ile de bu itirazın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, kaldırma kararından sonra yeniden yapılan keşif sonucunda alınan fen raporunda kamulaştırma planının dava konusu taşınmaza uygulandığı ve kamulaştırma parsel numarası olan 226 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazı kapsadığı belirlenmiş ise de davalı idare tarafından kamulaştırma tarihinde malik olan hak sahiplerine karşı kamulaştırma işlemlerinin yürütülmediği, kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi bulunduğundan bahsedilemeyeceği, taşınmaza fiilen davalı idare tarafından el atıldığı, davacının taşınmaz bedelini davalıdan talep hakkının bulunduğu; arsa vasfındaki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilerek bedele hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak bedeline hükmedilen taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile yol vasfı ile tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; dava konusu taşınmazın tescile konu edildiği süreç bir bütün olarak ele alındığında kadastro işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu, tescil harici alanda kalan bir taşınmazın şayet tescile konu edilecek ise Hazine adına tescili gerektiğini, tüm bu işlemler yok sayılarak davacı ... adına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Hazinenin davaya müdahil olarak dahil edilmesi gerektiğini, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaza davalı idarece 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atıldığı anlaşıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu 4.970,00 m² yüzölçümlü 25... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi gereği yüzölçüm ve ada parsel bilgilerinin düzeltilmesi işlemi ile 28.06.2021 tarihinde pasife alınarak 8 29... parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, yüzölçümünün 4.962,87 m²ye düştüğü anlaşılmış olup; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat bedeli taşınmazın güncel alanı üzerinden hesaplandığı hâlde, yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm tesis edilmemesi infazda tereddüt oluşturacağından bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan " 25... parsel " ibaresinden sonra gelmek üzere " yeni 8 29... parsel " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.