İzmir Büyükşehir Belediyesinin rüçhan hakkı ve temsil yetkisi eksikliği gerekçesiyle ticaret sicil memurunca reddedilen sermaye artırımı tesciline itiraz davasının konusuz kalması.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan sermaye tadiline ilişkin kararın ticaret sicil memuru tarafından tescilinin reddedilmesi üzerine açılan itiraz davasını özetlemektedir; davacı ret kararının hukuka aykırı olduğunu, belediye başkanının temsil yetkisi ve genel kurulun münhasır yetkisinin göz ardı edildiğini iddia ederken, davalı, belediye ortağının temsiline veya rüçhan hakkı kullanımına dair meclis kararı eksikliği nedeniyle tescili reddettiğini, ancak gerekli meclis kararının ibraz edilmesi üzerine kararın tescil edildiğini ve bu sebeple davanın konusuz kaldığını savunmaktadır.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2019/625 EsasKARAR NO : 2020/122DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtirazDAVA TARİHİ : 08/10/2019KARAR TARİHİ : 03/03/2020Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,DAVA:İtiraz eden vekili dilekçesinde, müvekkili şirketin 07/08/2019 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, genel kurulda sermaye tadiline ilişkin alınan kararın tescili için davalıya başvurulduğunu, davalının 01/10/2019 tarihli yazıyla tescil talebini reddettiğini, Belediye Başkanlığı'nın kendisi ve Eshot Genel Müdürlüğü için ayrı ayrı olmak üzere rüçhan hakkını kullanacağı yönünde aldığı kararlar nedeniyle davalının red gerekçelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçesine dayanak ettiği Bakanlık görüşünün bağlayıcı olmadığı gibi hukuka aykırı olduğunu, davalının ayrıca görüş yazısındaki bir bölümü uygulaması, diğer bölümü uygulamaması nedeniyle çelişkiye düştüğünü, düzenleyici işlemlerin kanunlara aykırı olamayacağını, bu yazının yetki tecavüzüne yol açacak nitelikte olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu 12, 18, 37 ve 38. maddeleri dikkate alındığında kanunda açıkça meclis ve encümene yüklenmemiş görev ve yetkiler için Belediye Başkanlığını Başkanın temsil edeceğinin açıkça düzenlendiğini, bu konuda yasal boşluk dahi bulunmadığını, diğer yandan TTK'nun 370, 371, 372, 373, 408, 452, 456 ve 461.maddeleri hükümleri uyarınca ana sözleşme tadilatının münhasıran genel kurulun yetkisinde olup sermaye değişikliğinin ana sözleşme tadilatı ile yapılmak zorunda olması yanında tadilatın yapılması için genel kurul toplantısı yapılmasının zorunlu olduğunu, şirket ortaklarının şirketin sermaye arttırımını yapması halindeki hukuki durumunun yalnız genel kurulda temsilcisi vasıtasıyla karar alınmasına yardımcı olmak şeklinde olup ortağın kendi karar organında bir şirketin sermaye artırımı kararı almasının hukuken mümkün olmadığını, belediyenin de ancak kendi sermaye payının korunması için rüçhan hakkına ilişkin hakkını kendi karar organında alabileceğini, bugüne kadar belediye için Belediye Başkanının ve şirketler açısından şirket kaşesi altında iki yetkili imzanın yetkilendirilmesi suretiyle kararların tescil edildiğini, değişen bir durum olmadığı halde davalının önceki uygulamaları ile çeliştiğini, normlar hiyerarşisine göre dayanak alınan yazının yasal düzenlemelerin önüne geçemeyeceğini, davalının meclis kararı olmamasını gerekçe göstererek red kararı vermesinin de mevzuata uygun olmadığını, benzer çok sayıda davada davanın kabulüne ve kararın tescil ve ilanına karar verildiğini, tescilin yapılamaması durumunda müvekkilinin müflis durumuna düşeceğini, bu durumun hem şirkete ve çalışanlara hem de kamuya zararının dokunacağını bildirmiş itirazın kabulü ile 07/08/2019 tarihli olağanüstü genel kurulun sermaye tadiline ilişkin kısmın tescil ve ilan talebinin reddine ilişkin davalının 01/10/2019 tarihli kararının iptal edilerek 07/08/2019 tarihli genel kurulun sermaye tadiline ilişkin bölümünün tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, diğer yasal işlemlerin gerçekleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA:Davalı cevap dilekçesinde, verdikleri kararda herhangi bir hukuka aykırı husus bulunmadığını, davacı şirketin birden fazla ortaklı anonim şirket olup 07/08/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına İzmir Büyükşehir Belediyesini temsilen...in katıldığını, adı geçen kişinin görevlendirilmesine dair herhangi bir meclis kararının tescil evrakları içinde bulunmaması nedeniyle tescil isteminin reddine karar verildiğini, bu kararla ilgili olarak İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında davacı tarafça itiraz edildiğini ve davanın derdest olduğunu, daha sonra davacının yeniden başvuruda bulunduğunu, aynı tarihli genel kurul toplantısında sermaye arttırımına karar verilmiş olması nedeniyle şirket ortağı olan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin rüçhan hakkını kullanması için belediye meclisi kararı gerekmekte olmasına rağmen bu nitelikte bir karar bulunmaması nedeniyle tescil talebinin reddedildiğini, 5393 sayılı kanunun 18 (i) maddesi uyarınca bu konuda karar alma yetkisinin belediye meclisine ait olduğunu, taraflarınca yapılan sözlü ve yazılı bildirimler neticesinde 16/10/2019 tarihli İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile ...n belediyeyi temsile yetkili olarak görevlendirildiğinin tespiti üzerine ret gerekçesindeki hususların tamamlanmış olması nedeniyle 23/10/2019 tarihinde davaya konu kararın tescil edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacı tarafın dava açılmasında bir hukuki yararının bulunmadığını bildirmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, davacı şirketin 07/08/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye tadiline ilişkin kararın tescil talebinin davalı tarafça haksız ve kanuna aykırı olarak reddedildiği iddiası ile T.T.K.'nun 34. maddesi uyarınca ticaret sicil müdürlüğü kararının iptali istemine ilişkindir. Merkez 78911 sicil no ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı İZMİR DENİZ İŞLETMECİLİĞİ NAKLİYE VE TURİZM TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin faal şirket olup İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin şirketin hissedarı olduğu görülmüştür.Davacı şirketin 07/08/2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarda ilk on beş gün içinde tescil edilmesi gereken bölümü için davalıya başvurmuş, davalı talebi reddetmiş, bunun üzerine İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... dosyasında kararın iptali istemi ile davacı tarafça karara itiraz edilmiş, mahkeme tarafından itirazın kabulü ile kararın itiraza konu olan bölümünün tesciline karar verilmiştir.Mahkememizdeki davaya konu karar bölümü üç aylık süre içinde sicile tescili gereken sermaye tadiline ilişkin karar olup davacı tarafça bu bölümün tescili için yapılan talep davalı tarafın 01/10/2019 tarihli kararı ile reddedilmiş, kararın gerekçesinde davacı şirketin genel kurul toplantısında ortak belediyeyi temsilen katılacak temsilcinin belediye meclisi tarafından görevlendirilmesi gerektiği, sunulan tescil evrakları içinde bu nitelikte bir belgenin yer almadığı gösterilmiştir.Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden itirazın yasal süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Mahkememizdeki davanın açılmasından sonra davacı tarafça davalının red gerekçesi olarak bildirdiği konuda 16/10/2019 tarihli belediye meclisi kararı alınarak ortak İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni temsil etmek üzere Av.... görevlendirilmiş, bu belge sunularak ve itirazi kayıt düşülerek yeniden tescil talebinde bulunulmuş, ilk red gerekçesinde belirtilen eksik belgenin tamamlanmış olduğu gerekçesiyle bu kez davalı tarafça tescil talebi kabul edilerek davaya konu sermaye tadiline ilişkin tescil işlemi 23/10/2019 tarihinde yapılmış, ardından 30/10/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir.Davacı tarafça, davanın açılmasından sonra Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ret gerekçesinde belirtilen eksiklik giderilerek Belediye Meclisi'nden karar alınıp görevlendirme yapılmış ve bu belge sunularak ve itirazi kayıt konularak tescil talep edilmiş olsa da davadan sonra dava konusu itiraza konu müdürlük işleminin ve bu bağlamda tescilin yapılmış olduğu ve ilan edildiği, buna göre davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.İtirazi kayıt koyarak tescil talebinde bulunmanın davanın konusuz kaldığı gerçeğini ve bu nitelikte hüküm kurulmasını etkilemeyeceği ancak yargılama giderleri açısından etkisinin bulunduğu, davanın niteliği itibariyle yasal hasım olan davalının haksız olarak tescil talebini reddettiğinin kabulü halinde yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği göz önünde tutularak Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının haklı, usul ve yasaya uygun olup olmadığının tartışılması ve sonucuna göre yargılama giderlerinden sorumluluğu hakkında karar oluşturulması gerekmiştir. Davaya konu sermaye artırımına ilişkin alınan kararda Türk Ticaret Kanunu'ndaki hükümlere uygun olarak karar alındığı dosya içeriği ile anlaşıldığı gibi davalı tarafça bu yönde bir ret sebebi ileri sürülmemiştir. Davalı tarafça ret kararının gerekçesi, davacı şirketin genel kurul toplantısında sermaye arttırımına karar verilmiş olması nedeniyle şirket ortağı olan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin rüçhan hakkını kullanması için belediye meclisi kararı alınmasının gerekmesine rağmen bu nitelikte bir karar bulunmaması, 5393 Sayılı Kanun'un 18 (i) maddesi uyarınca bu konuda karar alma yetkisinin Belediye Meclisine ait olduğu gösterilmiştir. 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun meclisin görev ve yetkileri başlıklı 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri sayılmış, (i) bendinde 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na tabi olarak kurulan ortaklıklarla ilgili sermaye artışına karar vermenin belediye meclisinin görev ve yetkileri içinde olduğu belirtilmiştir. Sayılan görev ve yetkiler içinde belediyelerin ortağı oldukları şirketlerde belediyeyi temsil edecek kişi ya da kişilerin belirlenmesine ilişkin bir görev ve yetki bulunmamaktadır. Aynı Kanun'un 37. maddesinde Belediye Başkanı'nın belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu belirtilip 38. maddesinde görev ve yetkileri sayılmış (p) bendinde kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmanın başkana ait olduğu belirtilmiştir.5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 12. maddesinde meclisin karar organı olup Büyükşehir ilçe (…)(1) belediye meclisleri ile bunların çalışma usul ve esaslarına ilişkin diğer hususlarda Belediye Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 18. maddesinde ise Belediye Başkanının belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilatını sevk ve idare etmenin başkanın görev ve yetkileri içinde olduğu düzenlenmiştir.Yukarıda açıklanan yasal mevzuat, davalı tarafın ret kararının gerekçesi, davaya konu karara ilişkin dosyada toplanan tüm deliller ve Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün dayanak görüşüne ilişkin yazı birlikte değerlendirildiğinde; belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye hissesini temsil edecek kişinin atanmasının, Belediye Kanunu'nda 18. maddede tahdidi olarak sayılan görev ve yetkiler arasında bulunmadığı, bunun karşısında belediye başkanının her iki kanunda da belediyenin temsilcisi ve en üst amiri olarak belediye teşkilatını sevk ve idare etmenin başkanın görev ve yetkileri içinde bulunduğuna ilişkin hüküm göz önünde tutulduğunda, şirketlerdeki belediye hissesini temsil edecek kişi veya kişilerin belediye başkanı tarafından belirlenmesi ve yetkilendirilmesine ilişkin işlemlerde belediye başkanının görevli ve yetkili olduğunu kabul etmenin yasal mevzuat gereği olduğu, bu konuda aksine bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, belediye encümeni ve meclisinin görevlerinin sınırlı olarak sayılması karşısında yorum yolu ile görev ve yetkilerin artırılmasının ve yenilerinin eklenmesinin mümkün olmadığı, buna göre belediyeyi en üst düzeyde temsil yetkisi bulunan başkanın sermaye artımına ilişkin karar alınan genel kurulda belediyeyi temsil edecek kişi ya da kişileri atayabilmesinin başkanın görev ve yetkileri özellikle temsil yetkisi ve görevi içinde bulunduğu, uyuşmazlık konusu görevin belediye başkanı tarafından yerine getirilmesinin hem bir görev ve hem de yetki haline ilişkin olup diğer yandan ret kararına dayanak yapılan Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün görüşünün mahkememizce yasal düzenlemelere uygun bulunmamakla beraber görüş yazısının normal hiyerarşisi ilkesi göz önünde tutulduğunda kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmaması durumunda uygulanmasının mümkün bulunmaması karşısında dikkate alınmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak davaya konu ret kararının ve dayanak yapılan gerekçenin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı tarafın tescil talebinin kabulü gerekirken reddedilmesi nedeniyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği, buna bağlı olarak yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yargılama giderleri ile sorumlu tutulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 44,40-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 10,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraf yararına A.A.Ü.T.'nin 6 (1) maddesi uyarınca taktir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç, 70,40-TL posta masrafı, 5,00-TL dosya masrafı ve 0,50-TL kep ücretinden oluşan toplam 164,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK.'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/03/2020 Başkan... e-imzalıdırÜye...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip...e-imzalıdır