11. Ceza Dairesinin kamu kurumlarına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik davalarında verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerinin; suç unsurlarının oluşmaması, zamanaşımı ve hile eksikliği nedenleriyle onanması, bozulması ve düşmesi.
Özet: Yargıtay, sanıkların karıştığı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin yerel mahkeme kararlarını incelemiş; sanıklardan biri hakkında nitelikli dolandırıcılıktan verilen beraat hükmünü, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle onamış; diğer sanık hakkında resmi belgede sahtecilikten verilen beraat hükmünü, suç tarihinde başlayan dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği gerekçesiyle bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiş; son sanık hakkında nitelikli dolandırıcılıktan verilen mahkumiyet hükmünü ise, suça konu iş yerinin gerçek olması, sanığın hileli eyleminin bulunmaması ve oluşan zararın tahsil edilebilirliği karşısında suçun unsurlarının oluşmaması ile haksız menfaat miktarı belirlenmeden ceza tayini yapılması nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/105 E., 2015/453 K.SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozmaKatılan vekilinin temyiz dışı sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyizinin, itiraz olarak itiraz merciince değerlendirildiği anlaşılmakla, sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede;Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle, ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İncelemesinde; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 01.05.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hüküne Yönelik Temyiz İncelemesinde;1-Suça konu iş yerinin gerçek olması, sanığın katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketlerinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve ayrıca oluşan kurum zararının sanıktan tahsilinin mümkün olması karşısında; sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre;2- Kamu zararı ayrı ayrı belirlenerek, 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenmesi ve sanığın eylemleri gereğince bireyselleştirme yapılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin, sanığın eylemleri ile neden olduğu haksız menfaat miktarı belirlenmeden ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,27.04.2026 tarihinde karar verildi.