Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle mülkiyeti azalan hissedarın uğradığı zararın TMK 1007 uyarınca Hazineden tazmini istemiyle açılan dava ve temyiz süreci.
Özet: Davacı, satış yoluyla edindiği taşınmazdaki 32.000 m² hissesinin, tapu kayıtlarında yapılan hatalı düzeltme işlemi ve önceki bir mahkeme kararıyla 326 m²ye düşürülmesi sonucu uğradığı zararın, Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca davalı Hazineden tazmini talebiyle dava açmıştır; yargılama süreci, mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar vermesi üzerine davalı Hazine vekilinin temyiziyle ilerlemiş; Yargıtay, ilk bozma kararında ıslah harcı, taşınmazdaki yüzölçümü azalmasının nedeni ve ilgili dava sonuçlarının beklenmesi, uzman bilirkişi keşfi ile zarar tarihine göre değer tespiti gibi hususları; ikinci bozma kararında ise tapudaki pay düzeltmesinin kesinleştiği ve zararın oluştuğu 2011 yılı esas alınarak, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın gelir metoduyla yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini vurgulamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/11486 E.  ,  2026/1974 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/246 Esas, 2022/163 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 107 parsel sayılı taşınmaza 10.06.2009 tarihinde satış yoluyla hissedarı olup payının 32.000 m²ye tekabül ettiğini, ancak 25.01.2012 tarihinde tek taraflı yapılan düzeltme işlemi ile payının 326,00 m²ye düşürüldüğünü, davacının bu durumdan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, bedeli ödenerek satın alınan hissede meydana gelen küçülme nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı uğranılan zararın davalı Hazinece tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.04.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 18.04.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; ıslah harcının yatırılmadığı, bu durumda Mahkemece ıslah harcının tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verilmesi, kesin süre içinde harç tamamlandığı takdirde ıslah edilen değer üzerinden karar verilmesi, harç tamamlanmaz ise ıslah beyanına değer verilemeyeceğinden başlangıçta talep edilen dava değeri ile bağlı kalınarak hüküm kurulması, çekişmeli taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın hangi işlemden kaynaklandığının, tersimat hatası olup olmadığının ve nedenlerinin araştırılması, sözü edilen işlemlere ait tüm belgelerin, askı ilan tutanaklarının getirtilmesi, düzeltme işlemine karşı taraflarca açılmış dava olup olmadığının araştırılması, dava varsa sonucunun beklenilmesi, taşınmazın mahallinde konusunda uzman bilirkişi heyetinin katılımıyla keşif yapılarak mülkiyetteki azalmanın hangi işlem sonucu oluştuğunun kesinliğe kavuşturulmasından sonra, bu işlemin kesinleştiği tarihin, zararın oluştuğu tarih olarak kabul edilmesi suretiyle, zarar tarihi itibarıyla değer tespiti yaptırılarak yine zarar tarihi itibarıyla değerlendirme konusu ürünlerin verim ve maliyet tabloları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilerek denetlenecek raporun sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 29.06.2018 tarihli ve 2018/292 Esas, 2018/819 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 29.06.2018 tarihli ve 2018/292 Esas, 2018/819 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının dava konusu 277.0 00... yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazdan 10.06.20 09... yevmiye nolu resmi senet ile pay satın aldığının, buna göre davacının 32.000,11 m² payı olduğu ve bu pay üzerinden bedel ödediği hâlde, dava dışı hissedarlar tarafından tapuda hatalı pay devri yapıldığı gerekçesiyle açılan ve davacı ...'un davalı olarak yer aldığı tapuda kayıt düzeltim davasında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/347 Esas, 2011/408 Karar sayılı kararı ile davacının payının 326,46 m² olarak düzeltilerek tapuya tescil edildiğinin, kararın temyiz edilmemesi üzerine 10.11.2011 tarihinde kesinleştiğinin, eldeki davanın 27.01.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının anlaşıldığı, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmaza değerlendirme tarihi olan 2011 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak değer biçilmesi gerekirken 2012 yılı verilerine göre değer tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve 228.715,65 TL tazminat bedelinin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinde; bakiyesinin ıslah tarihi olan 28.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Hazinenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının taşınmazda hisse hatası bulunduğunu bilerek taşınmazı satın aldığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.