Banka teminat mektuplarının yetkisiz ve usulsüz düzenlendiği iddiasıyla bankacılık işlemlerinden kaynaklanan borcun yokluğunun tespiti davası.
Özet: Davacı şirket, davalı banka tarafından adına düzenlenerek takibe konu edilen teminat mektuplarından kaynaklanan borcun hukuka aykırı olduğunu, bu mektupların şirketi borçlandırmaya yetkili kişilerce imzalanmadığını, geçerli bir genel kredi sözleşmesi bulunmadığını, banka çalışanlarının usulsüzlük yaptığını ve borcun şirket kayıtlarında yer almadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış; davalı banka ise mektupların usulüne uygun düzenlendiğini, muhataplara ödeme yapıldığını, davacının borçlu hale geldiğini, icra takibine süresinde itiraz etmeyerek borcu zımnen kabul ettiğini, davanın kötü niyetli ve hukuki yarardan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/585 Esas
KARAR NO : 2020/156
DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2019
KARAR TARİHİ : 11/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirket hakkında haksız olarak davaya konu icra takibini yaptığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, takibe dayanak olarak müvekkili lehine garanti kapsamında kullandırıldığı iddia edilen teminat mektuplarının gösterildiğini, Bankacılık Kanunu'nun krediler başlıklı kırksekizinci maddesinde teminat mektuplarının kredi sayıldığını, bu nedenle teminat mektuplarının şirketi temsile ve borçlandırmaya yetkili kişiler tarafından davalı banka tarafından düzenlenen genel kredi sözleşmesine imza atılması durumunda müvekkilini bağlayıcı belge olma özelliğini kazanabileceğini, teminat mektuplarının verildiği tarihte şirketi temsil ve ilzama...ın müştereken yetkili olduğunu, oysa takibe ve davaya konu teminat mektuplarının verildiği tarihteki sözleşmenin müvekkili şirketi temsile ve ilzama yetkili kişiler tarafından imzalanmadığını, ortada genel kredi sözleşmesinin dahi bulunmadığını, davalı bankanın Buca Şubesi yetkililerinin ve şube çalışanlarının usulsüzlük yaparak teminat mektuplarını düzenlediğini, bu nedenle davalının mektupları düzenleyen çalışanlarını işten çıkardığını, banka kayıtlarında teminat mektupları ile ilgili hiçbir kayıt dahi bulunmadığını, bu durumun şirketin eski sahipleri ve yetkililerince şirketi devralan müvekkillerinden gizlendiğini, mektupların şirket defterlerinde de gösterilmediğini, müvekkili şirketin usulsüz şekilde borç altına sokulduğunu, davalının geçerli bir kredi sözleşmesi olmadığını bildiği halde usulsüz takip yaptığını bildirmiş, davacının davaya konu icra dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Buca Şubesi tarafından ...ve Aksesuarları Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine ... İşleri Müdürlüğüne hitaben 05/01/2015 tanzim tarihli 420.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu ile Urla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne hitaben 23/12/2015 tanzim tarihli 260.000,00 TL kesin teminat mektubu ve Urla Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne hitaben 31.12.2015 tanzim tarihli 600.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu düzenlenip kullandırıldığını, muhatap kurumlar tarafından süresinde tazmin talebinde bulunulduğu için müvekkili bankanın üzerine düşeni yerine getirip teminat mektuplarını nakde çevirerek muhatap kurumlara ödediğini, bu nedenle davacı şirketin müvekkili bankaya borçlandığını, borcun ödenmemesi üzerine davalıya İzmir... Noterliği'nce keşide edilen 15.01.2019 tarih ve...yevmiye nolu ve 05.02.2019 tarih ve... yevmiye nolu muacceliyet ihtarı ve hesap özeti tebliğ edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine alacağın muaccel hale geldiğini, alacağın tahsilini teminen; Urla Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'ne hitaben 31.12.2015 tanzim tarihli 600.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubuna ilişkin İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, bu davanın konusu olan Ödemiş Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü'ne hitaben 05/01/2015 tanzim tarihli 420.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu ve Urla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne hitaben 23/12/2015 tanzim tarihli 260.000,00 TL kesin teminat mektuplarına ilişkin İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalının her iki dosyaya yasal süre içinde itiraz etmediğini, yalnız bu davanın konusu olan icra dosyası için tam yedi ay sonra menfi tespit davası açtığını, buna göre davalının İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasındaki teminat mektubuna ilişkin borcunu kabul ettiğini, bu durumda bu davaya konu icra dosyasındaki teminat mektubuna ilişkin menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın takipten uzun süre sonra açılması yalnız tek takip için açılmasının davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, TMK'nun 2. maddesi uyarınca bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzenini korumayacağını, davacının şirketin eski yetkililerinin şirketi devralan kişilerden dava konusu teminat mektuplarını gizlediğine ilişkin iddiasını kabul etmediklerini, 11/11/2016 tarihinde yapılan hisse devri ile ...n şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, adı geçen yetkilinin teminat mektuplarına ilişkin tazmin taleplerinin yerine getirilmesi konusunda Bornova ... Noter aracılığıyla müvekkili bankaya 08.01.2019 tarihinde ihtarname gönderdiğini, bu nedenle teminat mektuplarından haberdar olunmadığı ve şirketin usulsüz olarak borca sokulduğu yönündeki iddianın dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olduğunu, davacının zenginleşme ve hatta dolandırma kastının bulunduğunu, hiçbir hukuk düzeninin bu durumu ve kötüniyeti korumayacağını, bunun dürüstlük kuralına aykırı olup TTK hükümlerine de uymadığını, ihtarnamenin dahi borçlunun borcunu ikrar ettiğini gösterdiğini, teminatların teminat mektubu şeklinde olmasa dahi, ihale ilan ve sözleşmelerinde yer verilen (diğer) şekillerde olmak zorunda olduğunu, ilgili teminatların teminat mektubu şeklinde ya da diğer şekillerde şirket defterlerinde yer alması gerektiğini, buna göre teminat mektuplarından haberdar olunmadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirket devri sırasında şirketin borçlarının gizlenmesinin iç ilişkiye ilişkin bir durum olup dava ile ilgisinin bulunmadığını, ihale konusu hizmet sürelerinin davacı firmanın güncel ortak ve yetkililerinin etkin olduğu dönemi de kapsadığını, ihale konusu yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmeye ve hak ediş ödemelerinin teslim alınmaya devam edildiğini, T.T.K.'nun 632. maddesi uyarınca şirket yöneticisinin işlediği haksız fiilden şirketin sorumlu bulunduğunu, teminat mektuplarının inkâr edilmesinin ticari hayatın işleyişine, hayatın olağan akışına, Türk Ticaret Kanunu'na ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu bildirmiş, davanın usul ve esas yönünden reddine, davalının tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; davacı şirketin, davaya ve İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra takibine konu Ödemiş Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğüne hitaben 05/01/2015 tanzim tarihli 420.000,00 TL tutarlı ve Urla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne hitaben 23/12/2015 tanzim tarihli 260.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektupları ve bu teminat mektuplarına dayalı olarak yapılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... hitaben 05/01/2015 tanzim tarihli 420.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun nakde çevrilip bedelinin davacı tarafça ödenmediği iddiası ile tahsili ve Urla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne hitaben 23/12/2015 tanzim tarihli 260.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun yasal sorumluluk bedelinin vadesiz bir hesapta depo edilmesi için 04/03/2019 tarihinde ilamsız takip yapmış, yasal süre içinde davacı tarafça itiraz edilmemesi nedeniyle takip kesinleşmiştir.
Davacı taraf, davaya konu teminat mektubunun taraflar arasında bir kredi sözleşmesi olmaksızın davacı banka tarafından usulsüz olarak düzenlenip davacıya teslim edildiği, mektupların nakde çevrilip davacının borçlandırıldığı, teminat mektuplarının düzenlendiği tarihte davacı şirketi temsile yetkili kişilerin teminat mektuplarının düzenlenmesi konusunda bir taleplerinin bulunmadığı, teminat mektuplarının şirketin defter ve kayıtlarında yer almadığı, şirketin eski ortaklarının yeni ortaklardan teminat mektuplarını gizlediği iddiaları ve gerekçeleri ile davacının dava ve takip konusu alacaktan sorumlu olmadığı iddiasındadır.
Her ne kadar davalı tarafça davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı iddia edilmiş ise de; benzer nitelikteki teminat mektupları için yapılan bir başka takip nedeni ile davacının dava açmamış olması ile her iki takibin kesinleşmesi karşısında itirazın iptali davasının açılması da söz konusu olamayacağından menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu göz önünde tutularak davalı tarafın hukuki yarar yokluğu konusundaki iddiaları haklı görülmemiştir.
Dosyada toplanan deliller ile; davacı şirket ve davalı banka arasında davaya konu teminat mektuplarına dayanak olarak bir sözleşme yapılmadığı, buna karşın dava konusu muhatabı Ödemiş Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü olan 05/01/2015 tanzim tarihli 420.000,00-TL tutarlı kesin teminat mektubu ile muhatabı Urla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü olan 23/12/2015 tanzim tarihli 260.000,00-TL kesin teminat mektubu ve dava dışı muhatabı Urla Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü olan 31.12.2015 tanzim tarihli 600.000,00-TL tutarlı kesin teminat mektuplarının davacı şirket lehine düzenlenip davacı şirkete teslim edildiği, davacı şirketin katıldığı ihalelerde her üç teminat mektubunu da kullanarak muhatap kurumlara yaptığı sözleşmenin teminatı olarak teslim ettiği, muhatap kurumlar tarafından icra takiplerinden önce vadesi dolan 420.000,00-TL ve 600.000,00-TL tutarlı teminat mektupları yönünden süresinde tazmin talebinde bulunulduğu için davalı bankanın teminat mektuplarını nakde çevirerek muhatap kurumlara ödediği, ödemeden sonra ve icra takibinden önce davalı bankanın her üç teminat mektubunun bedelinin ödenmesi konusunda davacı tarafa 15.01.2019 tarih ve... yevmiye nolu ve 05.02.2019 tarih ve... yevmiye nolu muacceliyet ihtarı ve hesap özetini tebliğ ettiği, davacı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davalı tarafın dava dışı teminat mektubu için İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi yaptığı, takibin kesinleştiği, bu davanın konusu olan muhatabı Ödemiş Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü olan 05/01/2015 tanzim tarihli 420.000,00-TL tutarlı ve muhatabı Urla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü olan 23/12/2015 tanzim tarihli 260.000,00 TL kesin teminat mektuplarına ilişkin olarak bu davaya konu İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça dosyaya bir örneği sunulan Bornova ... Noterliği'nin 08/01/2019 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı şirket adına hareket eden şirket yetkilisi...in, davalı bankaya davaya konu 420.000,00-TL bedelli teminat mektubu ile dava dışı 600.000,00-TL bedelli teminat mektuplarının paraya çevrilmesi konusunda işlem yapılmadığı bildirilerek ivedilikle paraya çevirme işleminin yerine getirilmesi, aksi taktirde tazminat davası açılacağının ihtar edildiği görülmüştür.
Dosyada toplanan deliller, 08/01/2019 tarihli ihtarname örneği, icra dosyası örneği ve davacı şirkete ait ticaret sicil kayıt örnekleri ile taraflar arasında davaya konu teminat mektuplarının düzenlenmesi konusunda bir sözleşme yapılmadığı, ancak davaya konu teminat mektupları ile dava dışı teminat mektubunun davalı banka tarafından düzenlenerek davacı şirkete teslim edildiği, davacı şirketin teminat mektuplarını muhatapları olan kurumlara ihaleye katılmak için teslim ettiği, muhatap kurumlar tarafından dava dışı teminat mektubu ile davaya konu 420.000,00-TL bedelli teminat mektubunun takip tarihlerinden önce tazmin talebinde bulunulduğu ve davalı tarafça davaya konu 420.000,00-TL bedelli ve dava dışı 600.000,00-TL bedelli teminat mektupları bedelinin icra takiplerinden önce muhatap kurumlara ödendiği, davalı tarafça icra takibinden önce her üç teminat mektubu bedelinin ödenmesi konusunda ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafın teminat mektubu bedellerini ödemediği, bunun üzerine davalı tarafça davacı hakkında her üç teminat mektubu için iki ayrı icra takibi yapıldığı, dava konusu icra takibi ile dava dışı icra takibinin yasal süre içinde davacı tarafça itirazda bulunulmaması nedeniyle kesinleştiği, davacı tarafça taraflar arasında teminat mektuplarına ilişkin sözleşme yapılmadığı, düzenlendiği tarihte şirketi temsile yetkili kişilerin teminat mektuplarının düzenlenmesi konusunda bir taleplerinin olmadığı, mektupların davalı tarafından paraya çevrilip davacının borçlandırıldığı bu nedenle teminat mektubu bedellerinin talep edilemeyeceği iddia edilmiş ise de; teminat mektuplarının davacı şirket tarafından, davalı bankadan alınıp ihale hükümleri gereği muhatap kurumlarla yaptığı sözleşmelerin teminatı olarak muhatap kurumlara teslim edilmesi karşısında davacı tarafın teminat mektuplarının düzenlenip kendilerine teslimi konusunda rızasının bulunmadığından söz edilmesinin mümkün olmadığı gibi teminat mektupları nedeniyle ticari bir hak ve yarar elde ettiği, mektupların düzenlenmesinde birtakım sözleşme ve imza eksikleri olsa dahi mektupları davalı bankadan alarak muhatap kurumlara teslim ederek yapılan işleme ilişkin rızasını açıkça ortaya koyduğu, bunun yanında mektupların bedellerinin ödenmesi konusunda davalı bankaya 08/01/2019 tarihli ihtarname dahi keşide ettiği dikkate alındığında Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereği kötüniyetin kanun tarafından korunmasının mümkün olamayacağına ilişkin düzenleme ışığında davacı tarafın teminat mektuplarından sorumlu tutulamayacaklarına ilişkin savunmasına değer verilmesinin mümkün bulunmadığı, davacı tarafın teminat mektuplarının şirket defter ve kayıtlarına işlenmediği, şirketin eski sahiplerinin teminat mektuplarını şirketin yeni sahiplerinden gizlediğine ve bu nedenle davacı şirketin sorumlu tutulamayacağına ilişkin iddiasının davacı tarafın aktif ve pasifini ilgilendiren her hareketi kaydetmesine yönelik yasal görevini yerine getirmemesinden dolayı kendi kusurundan kendisine bir hak çıkarmasının mümkün olmadığı gibi teminat mektuplarının yeni ortaktan gizlendiği iddiasının ancak şirketi devreden ve devralan ortaklar arasında uyuşmazlık ve tazmin konusu olabileceği, bu iddianın davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceği dikkate alınarak davacı tarafın borçlu olmadığına ilişkin ileri sürdüğü iddia ve gerekçelerin haklı yasal nedenler olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı gibi davaya ve takibe konu teminat mektuplarından davalıya borçlu olmadığına ilişkin iddiasını usul ve yasaya uygun delillerle kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 7.172,55-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 7.118,15-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 43.850,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6- 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı ve davalı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2020
Başkan...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye...
E-İmzalıdır
Katip...
E-İmzalıdır