Marka tecavüzü iddiasıyla açılan davada, bilirkişi raporu ve davacı vekilinin feragatı neticesinde dosyanın reddine dair mahkeme kararı.
Özet: Tescilli markalarının ihlal edildiği iddiasıyla marka tecavüzünün tespiti talebiyle açılan davada, davacı tarafından davalıdan satın alındığı iddia edilen taklit ürün delil olarak sunulmuş, bilirkişi raporu davalı adresinde tecavüz tespit edemese de sunulan ürünün davacı markasıyla ayniyet derecesinde benzerlik gösterdiğini ve karıştırılma ihtimali yarattığını belirtmiş, ancak davacı vekilinin yargılamanın ilerleyen aşamalarında davadan feragat etmesi üzerine mahkeme, davacının feragat yetkisini de değerlendirerek davanın feragat nedeniyle reddine hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2026/150 ESASKARAR NO : 2026/96DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)DAVA TARİHİ : 29/07/2026KARAR TARİHİ : 04/09/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Dünyada ve Türkiye'de tescilli ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil nolu markaların sahibi olduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, ilgili işletmeden 1 adet ürünün satın alındığını ve ürüne ilişkin fiş ve ürünün dilekçe ekinde sunulduğunu, davalıya ait işletmede taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının keşif icrası ile tespitini ve davalı eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitini dava ve talep etmiştir. Mahkememize sunulan 31/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Yerinde inceleme içilen gidilen davalı adresinde, davacının dayanak markalarına ilişkin herhangi bir ürün ve kullanıma rastlanmadığı , dolayısıyla davalıya ilişkin adreste markaya tecavüz teşkil eden bir eylemin söz konusu olmadığı, dosya içinde yer alan ve davacı tarafından , davalıdan alındığı belirtilerek kredi kartı slipi ile birlikte sunulan ürünün delil niteliğine ve davalıya aidiyetine ilişkin hukuki nitelendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, dosya içinde yer alan ve davacı tarafından, davalıdan alındığı belirtilerek kredi kartı slipi ile birlikte sunulan ürünün delil niteliğine ve davalıya aidiyetine ilişkin hukuki nitelendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, dosyaya sunulan ürün üzerindeki "şekil" ibaresinin , markasal anlamda kullanıldığı, dosyaya sunulan ürünün davacı markasıyla ayniyet derecesinde benzerlik teşkil eder şekilde olduğu, dosyaya sunulan ürünün davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, davacının dava dilekçesinde davalı eyleminin müvekkil şirketin bilgisi dahilinde olmayıp, müvekkilin sahip olduğu marka hakkının açıkça ihlal edildiğini belirttiği, dolayısıyla dosyaya sunulan ürünün orijinalliğine dair herhangi bir belge, lisans sözleşmesi ya da bu markalı malların satışına ilişkin kendilerine verilen herhangi bir izne dair evrak değerlendirme için davalı tarafından dosyaya sunulmadığı sürece , davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmayacağı ve hukuki dayanağının bulunmayacağı, dosyaya sunulan ürünün markanın kapsadığı mala / hizmete yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğuracağı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Davacı vekilinin sunduğu 19/08/2026 havale tarihli dilekçesi ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 19/08/2026 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, feragat yargılamanın ilk celseden önce vuku bulduğundan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 244,00-TL nin peşin yatırılan 732 TL'den mahsubu ile bakiye 488 TL harcın aynı Kanunu'nun 31.maddesine göre istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı feragat anında vekil ile temsil edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/09/2026KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır