Ticari defter incelemeleri ve bilirkişi raporları ışığında hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağına ilişkin itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı yüklenici, davalı adi ortaklıkla akdedilen taşeronluk sözleşmesi çerçevesinde ödenmeyen hakediş bedelleri sebebiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş; davalılar ise ödemelerin yapıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, damga vergisi ve ihtiyati blokaj kesintilerinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece dosyadaki deliller toplanıp mali müşavir ve bilirkişi heyeti raporları incelenmiş; raporlarda, tarafların ticari defter kayıtları doğrultusunda, davalıların davacıya damga vergisi ve ihtiyati blokaj kesintileri nedeniyle 153.584,80 TL asıl alacak ile belirlenen işlemiş faiz miktarı kadar borçlu olduğu tespit edilmiş, bu raporlar hükme esas alınmıştır.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/23 Esas - 2026/88
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/23 EsasKARAR NO : 2026/88DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/01/2025KARAR TARİHİ : 10/02/2026GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12/02/2026Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların oluşturduğu adi ortaklık ile müvekkili arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi kapsamında hakediş bedelleri için düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan ...... .... ... esas sayılı icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalıların icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Bayındırlar şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin eldeki davada husumetinin bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini, ödemelerin yapıldığını, fatura içeriklerinin doğruluğunun davacı tarafça ispatı gerektiğini, sözleşmenin 32. maddesi gereği delil sözleşmesi bulunduğunu ve müvekkilinin kayıtlarının delil olarak kabulü gerekeceğini, davacının hakediş raporu sunmadığını, savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında beş adet hakediş düzenlendiğini, taraflarca itirazsız olarak imzalandığını, davacının alacak talebinin damga vergisi ve ihtiyati blokaj kesintisinden kaynaklandığını, davacının sözleşmeye göre vermesi gereken teminat kesintisini vermediğini, damga vergisinden davacının sorumlu olduğunu, davacının teslim etmesi gerektiği evrakı teslim etmediğini, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ...5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/57065 esas sayılı dosyası, sözleşme, hakedişler, BA-BS formları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazı cevabı ve faturalar dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.Talimat mahkemesi aracılığı ile davacı defterleri üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi 05/05/2025 tarihli raporunda özetle, davacının 2023 yılı ticari defterlerinin kendisi lehine delil teşkil ettiği, davacının davalıya toplam beş adet ve 2.982.078,80 TL (KDV Dahil) tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 1.853.494,00 TL'si çek keşide etmek, 975.000,00 TL banka yolu ile olmak üzere toplam 2.628.494,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 153.584,80 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı, Mahkemece davacının takip öncesi faiz talep edebileceğine karar verilmesi durumunda davacının davalıdan talep edebileceği takip öncesi işlemiş faizin 18.263,79 TL olarak hesaplandığı, 4. hakediş raporunda 34.747,50 TL %65 lik hakediş bloke miktarı, 5. hakedişte raporlarında 8.900,00 TL lik hakediş bloke miktarı ile 30.728,30 TL tutarındaki damga vergisi blokajı tutarı düşülmeden fatura edilmiş olduğu, bu hakediş raporları ile fatura arasındaki fark (8.900,00+34.747,50+30.728,38 TL=) 74.375,88 TL fark olduğu, bu tutarın davacının asıl alacağından düşülüp düşülmeyeceği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.Davalı adi ortaklığın defterleri incelenerek Mahkememizce alınan mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan heyet 19/07/2025 tarihli raporunda, davalı adi ortaklığın 2023 yılı ticari defter kayıtları sabit olmak üzere: 153.584,80 TL sözleşmede yüklenici üzerine bırakılmış olan "damga vergisi" ve "ihtiyati blokaj kesintisi''nden olduğu, tarafların ticari defterleri birlikte değerlendirildiğinde davacı ticari defterlerine göre 153.584,80TL alacağı olduğu yönünde görüş beyan ettiği davalı adi ortaklığın ticari defter kayıtlarına göre alınan depozito teminatlar hesabında 153.584,80 TL davacıya borçlu göründüğü iki ticari defterler birbirini doğruladığı bildirilmiştir. Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 15/12/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar ettikleri bildirilmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.DEĞERLENDİRME:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığı ve işin tamamlandığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yan, hakediş bedellerinin eksik ödenmesi nedeni ile bakiye alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf eksik ödemelerin ihtiyati blokaj kesintisi ve damga vergisine ilişkin olduğunu, dava tarihi itibari ile muaccel olmadığını savunmuştur.Tüm dosya kapsamı ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinde, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 32. maddesinde taraf kayıtları arasında çelişki bulunması halinde davalı kayıtlarına itibar edileceğine dair delil sözleşmesi hükmü bulunduğu, taraf kayıtlarının BA-BS formlarının birbirini doğruladığı, kayıtlara göre davacının 153.584,80 TL alacaklı olduğu, faturalar ile hakedişlerin karşılaştırılması neticesinde 4, 5 ve 6 nolu faturalarda hakedişlerdeki gelir vergisi stopajı, ihtiyati blokaj kesintisi ve damga vergisi kesintileri yapılmaksızın faturaların düzenlendiği, bu hale göre uyuşmazlığın kesintilerin davacı tarafça tahsil talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı taraf her ne kadar faturalara süresinde itiraz edilmediğini, bu nedenle fatura içeriklerinin kesinleştiğini iddia etmiş ise de, hakedişlerin davacı tarafça itiraza uğramadığı, taraflar arasında inkar edilmeyen sözleşmenin 6.7. maddesinde her türlü vergi, resim ve harcın yüklenici sorumluluğunda olduğunun belirlendiği, sözleşmenin 10.6 maddesinde her hakedişten %5 oranında ihtiyati blokaj kesintisi yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 24.4 maddesinde ihtiyati blokaj kesintisinin iadesinin belirli şartlara bağlandığı, geçici kabul tutanağı ile kesin hesapların idare tarafından onaylanmasından sonra işverenin nakdi blokelerinin ödenmesi, yüklenicinin borcunun olmadığı ve asgari işçilik oranının tamamlandığı tespit edildikten 30 gün sonra ihtiyati blokaj kesintisinin tamamının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, asıl işveren olan idare tarafından geçici kabul tutanağının düzenlenmediğinin bildirildiği, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı her ne kadar alacağın tahsilinin kendisi dışındaki idarenin geçici kabul tutanağına bağlanamayacağını iddia etmiş ise de tarafların tacir olduğu, sözleşme serbestisi ile ahde vefa kuralları gereği sözleşmedeki hükümlerin tarafları bağlayacağı, bu hali ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının muaccel olan bir alacağından söz edilemeyeceğinden davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;DAVANIN REDDİNE,Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 2.154,88 harcın talep halinde davacıya iadesine, 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,Davalı Bayındırlar Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026¸¸ ¸¸