Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde delillerin hukuka uygunluğu, istinaf kararının onanması ve temyiz aşamasında sanık ölümü durumunda izlenecek yasal süreç.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince mahkum edilip, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddedilmesi üzerine temyiz edilen dosyada, müdafilerin delillerin hukuka aykırı toplandığı ve yetersiz olduğu yönündeki itirazları, kolluk tutanakları, fiziki takip, ele geçirilen satışa hazır uyuşturucular, parmak izi tespiti ve sanıkların telefon yazışmaları gibi somut kanıtlarla çürütülerek, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğu ve toplanan delillerin suçu ispata yeterli olduğu gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3057 E. 2024/1962 K.SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıAdana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2024 tarih, 2024/139 Esas, 2024/419 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezası, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 37.500TL adli para cezası, ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAdana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.12.2024 tarihli ve 2024/3057 Esas, 2024/1962 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafi ile sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemiYeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, (resulün uçsuzluğunu ortaya çıkarması nedeniyle) delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, arama kararı bulunmadan arama işlemi yapıldığı, lehe olan hükümlerin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.2.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, arama kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeA.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönündenDava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair istihbari bilgi üzerine fiziki takibe alınan sanıklardan vefat eden sanık ...'ın belirtilen mahalde elinde poşetle görülmesi üzerine ekiplerce yanına gidildiği, poşet içinde kullanma miktarı üzerinde, çok sayıda satışa hazır halde çeşitli uyuşturucu maddeler ile hapların ele geçtiği, sanık ...'un adresinde yapılan aramada ise kullanma miktarı üzerinde çeşitli uyuşturucu maddeler ile çok sayıda kilitli şeffaf poşetin ele geçtiği, sanıklardan ele geçen cep telefonu incelemesinde birbirleri ile irtibatlı olduklarına dair yazışma içerikleri tespit edildiği, sanıkların iştirak halinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunma, kriminal rapor, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından istihbari bilgi ile uyumlu şekilde sanık ... elindeki poşet içerisinde ve sanık ...'un ikametinde kullanma miktarı üzerinde, çeşitlilik arz eden ve satışa hazır halde uyuşturucu maddelerin usule uygun şekilde ele geçtiği, ikamette ele geçen ambalajda sanık ...'e ait parmak izinin tespit edildiği, cep telefonu incelemesinde sanıkların ortak hareket ettiklerinin anlaşıldığı, sanık ...'un ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.B.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönündenYargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere: “Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hâllerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin,b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hâllerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hâllerinde, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine kanunen bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir.”Sanığın, UYAP'tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.04.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.III. KARARA.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.12.2024 tarihli ve 2024/3057 Esas, 2024/1962 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,B.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle; sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.