Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin delilsizlik iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusunu Yargıtay reddederek, bölge adliye mahkemesinin istinafın reddi hükmünü onadı.
Özet: Bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onayan kararı incelenmiş olup, sanık müdafiinin somut delil yetersizliği, müvekkili lehine olan bilgi ve belgelerin göz ardı edildiği, kamera/ses kaydı gibi doğrudan kanıtların bulunmadığı, para transferinin dışındaki verilerin sanıkla uyuşmadığı ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki temyiz itirazları, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmaması nedeniyle yerinde görülmemiş, bu sebeple bölge adliye mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunarak temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4522 E.  ,  2026/7843 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2299 E., 2023/4911 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; "Sanığa yönelik mahkumiyete ilişkin kesin, somut ve edinilen bilgilere göre aleyhe hiçbir delil olmaksızın mahkûmiyet hükmü verildiği, sadece para transferinin sanığın banka hesabına geçtiği için dosya içerisindeki sanık lehine olan diğer bilgi ve belgelerin görmezden gelindiği, sanık aleyhine kamera, ses kaydı mevcut olmadığı, sanığın bu işlemi yapmış olduğuna dair dosya kapsamında bir delil olmadığı, sanığın öncelikle beraatine karar verilmesi gerektiği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanığın iyi niyetinin suistimal edildiği, sanığın, müştekinin telefonuna bir yönlendirme ile müdahale etmediği ve banka hesabındaki para transferini yaptığına dair ıp ve port numaralarının sanık ile uyuşmadığı, eksik inceleme yapıldığı, beraatine karar verilmesi gerektiğine", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.