Yargıtay, konut dokunulmazlığı ihlali suçundan temyiz talebini usulden reddederken, hırsızlık mahkumiyet kararını esastan inceleyerek onadı.
Özet: Bu kararda, sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanunun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle reddine karar verilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonucunda, sanık müdafiinin suçun işlendiğine dair kesin somut delil bulunmadığı ve çelişkili beyanlara itibar edildiği yönündeki iddialarının yerinde görülmeyerek, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu ve hükmün oy birliğiyle onandığı belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3044 E., 2024/43 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; "Sanığın suçu işlediğine ilişkin kesin, somut delilin bulunmadığı, hüküm kurulurken çelişkili ve birbirinden farklı beyanlara itibar edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyet kararının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.