3. Ceza Dairesi, bozma sonrası ağır ceza mahkemesince verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini yasalara uygun bularak temyiz reddiyle onadı.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükmünü, duruşma sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığını, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun elde edildiğini, ileri sürülen iddia ve savunmaların eksiksiz sergilendiğini ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığını, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığını, eylemlerin doğru nitelendirilerek kanunda öngörülen suç tipine uyduğunu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığını ve hükümden sonra gelen belgelerin okunmamasının sonuca etkili olmadığını belirterek, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenlerin yerinde görülmemesiyle tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/351 E., 2023/143 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle hükümden sonra gelen belgelerin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince okunmaması sonuca etkili bulunmamıştır.Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.