Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarında istinaf ret kararlarını temyiz incelemesiyle değerlendirip hükümlerin onanmasına dair kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, sanıklar hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz başvuruları incelenmiştir. Mala zarar verme suçu açısından, ceza miktarının temyiz sınırlarının altında kalması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi kanunen reddedilmiştir. Hırsızlık suçuyla ilgili olarak ise sanık müdafiinin tanık dinlenmemesi ve eksik inceleme iddialarıyla beraat talebi, katılanlar vekilinin ise cezanın azlığı ve takdiri indirim nedenlerinin hatalı uygulanması yönündeki itirazları değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, hırsızlık suçundan verilen hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4470 E.  ,  2026/7842 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2399 E., 2023/5558 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiinin temyiz isteminin; "Dava konusu eşyaların nevi ve cinsi yönünden görgüye dayalı bilgisi olan ve soruşturma aşamasında da bilgi sahibi olarak beyanları alınan ... ve ... 'in tanık olarak dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, adı geçen tanıklar dinlenmeden eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğu, olayın gerçekleştiği binanın metruk olduğu, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, gerekçeli kararın yeterli gerekçeyi içermediği, hükmün hukuka aykırı olduğu, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine", katılanlar vekilinin temyiz isteminin; "Hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanıkların olay tarihinde gece vaktine denk gelen zaman diliminde katılana ait şantiyeye gelerek katılanın eşyalarına zarar verdikleri ve hırsızlık suçuna konu atılı eylemleri gerçekleştirdiklerinin açık olduğu, her ne kadar sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tesis edilmemiş ise de olayın oluşu ve katılanların zararının karşılanmadığı göz önüne alındığında hüküm altına alınan cezanın üst sınıra daha yakın olmasının gerektiği, ayrıca sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uygulanmışsa da bu maddenin uygulanmasını gerektir objektif bir gerekçenin olmadığı, takdir hakkının kullanımının objektif ölçülere dayanması gerektiğine", yönelik olduğu belirlenerek ve sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin tayin olunan cezanın süresi itibarîyla 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.