Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf mahkemesince verilen kararları, sanık müdafilerinin temyiz istemlerini reddederek usul ve yasaya uygun bularak onadı.
Özet: Sanık müdafilerinin, hırsızlık suçundan verilen hükümlerde suçun unsurlarının oluşmadığı, maddi gerçeğe aykırı hüküm kurulduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği, olayın gece gerçekleşmediği, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği, herhangi bir görgü tanığının bulunmadığı, atılı suçu işlediğine dair kesin somut delilin olmadığı ve müdafii olmaksızın alınan ifadelerin hükme esas alınamayacağı gerekçeleriyle yaptıkları temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlarda hırsızlık suçundan herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilerek, müdafilerin yerinde görülmeyen temyiz nedenleri reddedilmiş ve usul ve yasaya uygun olan bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2457 E., 2024/232 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Suçun unsurlarının oluşmadığı, maddi gerçeğe aykırı hüküm kurulduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği, olayın gece vakti gerçekleşmediği, kararın bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; "Olayla ilgili herhangi bir görgü tanığının bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mukni ve kesin somut delilin olmadığı, müdafii olmaksızın alınan ifadelerin hükme esas alınamayacağı, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine", yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.