Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, tasarım tescili itirazının reddi sonrası YIDK kararının iptali talepli davada yenilik ve ayırt edicilik kıstaslarının değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Bir davacı, kendi tasarımına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu iddia ettiği davalı tasarımının tesciline yönelik YIDKnın itirazı reddeden kararının iptalini talep etmiş; davalılar ise tasarımlar arasında önemli farklılıklar bulunduğunu, davalı tasarımının özgün olduğunu ve davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuşlardır. Mahkeme, dosyayı bilirkişiye tevdi ederek ve toplanan deliller ışığında, uyuşmazlığın davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olup olmadığı ile YIDK kararının hukuka uygunluğunu, Sınai Mülkiyet Kanununda yer alan tasarım tanımı ve genel izlenim esaslarına göre değerlendirmeye başlamıştır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/339 Esas - 2025/339

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/339
Karar No : 2025/339
....
Vekili : Av. SADIK ĞALİ - [16222-22568-94467] UETS
Dava : Tasarım İle İlgili YİDK Kararının İptali
Dava Tarihi : 02/08/2024
Karar Tarihi : 24/09/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 24/09/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Tasarım İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin ..... numaralı tasarım için başvuru yapıldığını; davalı Sevimler’in tasarımının müvekkili tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeniyle tescile itiraz edildiğini; itirazın .... tarafından reddedildiğini, davalı Sevimler’in tasarımının müvekkili tasarım ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu; davalı başvurusunun iyiniyetli olmadığını ifade ederek, .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... vekili cevaplarında özetle; müvekkil Kurum ... tarafından yapılan incelemede de, başvuru konusu ... sıra numaralı tasarımlar arasında, küçük ayrıntıları aşacak seviyede farklılık bulunduğunun gözlemlendiğini ve davalıya ait tasarımın, daha önce kamuya sunulan itiraz konusu ürünlerin görünümüyle hiçbir şekilde ilişkilendirilemeyeceği ve başvuru konusu tasarımın özgün ve orijinal olduğu kanaatine varıldığını; başvuru konusu ....sıra numaralı tasarımların kıyaslanmasında; görsel açıdan pek çok farklı özellikleri olduğu görülmekte olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında da aralarında genel izlenim itibariyle belirgin bir farklılık bulunduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; davacının tescil etmiş olduğu S unsurlu¸ markasının kendisine ait yenilik unsuru barındıran bir görsel olmaması, davacıdan önce sayısız firma tarafından bu yönde kullanılan bir görselin mevcut olması, bu suretle davacının müvekkile ne marka, ne tasarım, ne de ambalaj ihlali gerçekleştirdiğinden bahisle benzerlik iddiasında bulunmayacağının açık olması ve dava konusu müvekkil tasarımının davacı tasarımı ile farklı olması nedeniyle hukuka uygun verilen .... kararına yönelik davacının iddialarının tümden reddi gerektiğini; iki tasarım karşılaştırıldığında davacıya ait görsel ve şekillerin müvekkil tasarımında bulunmadığını, zorunlu bazı ortak unsurların müvekkil tasarımında kullanılması halinde bu kullanımın davacıya ait tasarıma benzerlik teşkil etmeyeceğini, zorunlu unsurların davacı tarafından tekelleştirilemeyeceğini, bu nedenle de tasarımların benzer olduğundan bahsedilemeyeceği açık ve net ortada olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ....sıra numaralı tasarım başvurusunun sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Dava konusu davalının .... sıra numaralı tasarım başvurusunun için 11/08/2023 tarihinde tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, ilana karşı davacının ... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
SMK’ya göre “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür”(SMK md. 55/1). Maddede bahsi geçen görünüm sadece gözle görülüp fark edilen görünüm olmayıp, insanın beş duyusu ile algılayıp farkına varabileceği ve maddede “her türlü bütün” olarak tanımlanan görsellerdir. Söz konusu davadaki ürüne ait görünümün bıraktığı genel izlenimin tamamı 55. maddedeki “görünüm” ifadesi içinde değerlendirilmelidir.
Yine aynı Kanunun 56/1 maddesi gereğince, bir tasarımın tescil edilebilmesi için “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” kriterlerini taşıması gerekmektedir. “Yenilik” kriteri madde 56/4’de “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır.
“Ayırt edici nitelik” kriteri ise madde 56/5’de “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır.
BİLGİLENMİŞ KULLANICI:
Ayırt edici niteliğe ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus, “bilgilenmiş kullanıcı” kavramıdır. Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Bilgilenmiş kullanıcı olarak tespit edilen kişilerin birer uzman olmadıkları kabul edilmekte; aksine daha önce ilgili tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olması gerekmektedir. Gerçekten de bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün doğası, görünümü ve teknik olarak sahip olduğu zorunlu özellikleri hakkında bilgi sahibi olan ve başka bir deyişle ürün hakkında uzman kadar olmasa da temel düzeyde bilgi sahibi olan kişidir. Bu bağlamda bilgilenmiş kullanıcının her somut olay için ayrı ayrı tespit edilmesi gerekir. Bilgilenmiş kullanıcılar birer uzman olmayacakları için tasarımın detaylarındaki küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir.
Somut olayda, hipotetik bilgilenmiş kullanıcı ıslak mendil/bebek temizleme mendili satın alan ve belirli bir piyasa ve model araştırması yapmış kişiler oldukları, bu kişilerin uzman değil, ihtiyacı doğrultusunda farklı seçenekleri gözeten ve tercihte bulunacak kişiler oldukları değerlendirilmiştir.
SEÇENEK ÖZGÜRLÜĞÜ VE TEKNİK ZORUNLULUK:
Yine aynı Kanunun 56/6 maddesinde “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi geçmektedir. “Seçenek özgürlüğü” ibaresiyle kastedilen, tasarımcının tasarımına ayırt edici nitelik kazandırabilmesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup, kişiden kişiye değişmez. Bir tasarım ne kadar seçenek özgürlüğü taşıyorsa, o kadar hukuki korumayı hak eder. Bir başka ifadeyle seçenek özgürlüğü, tasarımın uygulandığı ürünün işlevini yerine getirebilmesi için zorunlu olan tasarım unsurları dışında tasarım unsurlarının bulunması demektir. Seçenek özgürlüğü yoksa tasarımın korunması zaten mümkün değildir ki bu husus 6769 sayılı Kanunun 58/4-b-c maddelerinde, teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesi için zorunlu unsurların koruma kapsamı dışında kalması olarak açıkça ifade edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, tasarım hakkına konu ürün olan, ambalaj tasarımları bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün de değerlendirilmesi gerekmektedir. Benzer başlıktaki örneklerden, ürünün temel formunda teknik işlevsellik kısıtlamalarının bulunduğu, buna karşılık renk, desen gibi detayların tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyet raporunun 3. Sayfasındaki görseller, ürün bakımından kısıtlı seçenek özgürlüğünü göstermiştir.
DAVALI TASARIMI BAKIMINDAN YENİLİK VE AYIRT EDİCİLİK DEĞERLENDİRMESİ:
Dava konusu .... no’lu tasarım:
Her iki ürününde ambalaj tasarımından ibaret olduğu, tescile konu edilirken hem ambalajın açık hali hem de ürün üzerindeki uygulaması şeklinde tescil edildiği; her iki ürününde yüzey temizlik havlusu olarak kullanılmak üzere tasarlandığı, söz konusu ürünler açısından harcı alem hale gelmiş paket yüzeyine yerleştirilen dörtgen formlu bir kapağa yer verildiği, davalı üründe söz konusu kapak üzerinde ürün markası yer alırken açık ambalajda yer verilmediği ve bu durumun mesnet üründe zıt şekilde tescil edildiği ancak yaklaşımın aynı olduğu, kapak dışında kalan alanlar açısından ele alındığında ise, tasarımlarda benzer grafik tasarım yaklaşımları ile ve benzer renklerde oluşan bir grafik tasarım olduğu, davacıya ait marka kullanımındaki fontun dava konusu tasarımda da çok benzer olduğu ve hatta aynı harflerin kullanılması karşılığında harflerin neredeyse birebir örtüşen bir font tasarımına sahip olduğu, dava konusu tasarımda ambalajın boş kalan bölümlerine serpiştirilmiş yeşil yapraklar kullanılırken davacıya ait tasarımda belli bölümlerde görülen sarmaşık formunda yaprakların kullanıldığı, tasarımların boş dolu dengesi açısından kısmen farklılaştığı, tasarımda belirleyici faktörler arasında sayılabilecek renk kullanımının ve dörtgen bloklar oluşturularak dişi yazılar yerleştirildiği görülen tasarım uygulamalarının benzer olduğu, yine kırmızı dörtgen zemin yaratılıp dişi yazı ile tanımlamalar yapıldığı ve her iki üründe de benzer bir yaklaşım kullanıldığı, tasarım içerisinde kullanılan tanımlayıcı grafik ikonların birbirinden farklı olduğu ve bu ikonları yerleştirme biçimlerinde de dava konusu tasarımda yeşil renkli ucu açık bir ızgara kullanılırken davacıya ait tasarımda dışarıdan çerçevelenmiş bir yapı içerisinde ikonların yerleştirildiği ve düzen ve görsel açıdan farklılık oluştuğu anlaşılmıştır. Her ne kadar tasarım açısından farklılaşmaya gidebilecek unsurların olduğu anlaşılmış olsa da siyah renkle oluşturulan marka görselinin içerdiği font yaklaşımı, tasarımların oluşturulmasında kullanılan yazı zeminleri ve diğer yazıların yer alma biçimi, tasarıma karakter kazandıran font ve yerleşim düzeni yaklaşımları ile değerlendirildiğinde, oluşan farklılığın algılanma seviyesinin düşük olacağı ve ürünlerin tasarım açısından bilgilenmiş kullanıcıyı dahi yanıltabilecek benzerlik seviyesinde olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu ....no’lu tasarım:
Her iki ürününde ambalaj tasarımından ibaret olduğu, tescile konu edilirken hem ambalajın açık hali hem de ürün üzerindeki uygulaması şeklinde tescil edildiği; her iki ürününde yüzey temizlik havlusu olarak kullanılmak üzere tasarlandığı, söz konusu ürünler açısından harcı alem hale gelmiş paket yüzeyine yerleştirilen dörtgen formlu bir kapağa yer verildiği, davalı üründe söz konusu kapak üzerinde ürün markası yer alırken açık ambalajda yer verilmediği ve bu durumun mesnet üründe zıt şekilde tescil edildiği ancak yaklaşımın aynı olduğu, kapak dışında kalan alanlar açısından ele alındığında ise tasarımlarda benzer grafik tasarım yaklaşımları ile ve benzer renklerde oluşan bir grafik tasarım olduğu, davacıya ait marka kullanımındaki fontun dava konusu tasarımda da çok benzer olduğu ve hatta aynı harflerin kullanılması karşılığında harflerin neredeyse birebir örtüşen bir font tasarımına sahip olduğu, dava konusu tasarımda ambalajın boş kalan bölümlerine serpiştirilmiş yeşil yapraklar kullanılırken davacıya ait tasarımda bu tür grafik bir ögenin bulunmadığı, tasarımların boş dolu dengesi açısından kısmen farklılaştığı, tasarımda belirleyici faktörler arasında sayılabilecek rengin farklı olmasına karşın, renk kullanımında dörtgen bloklar oluşturularak dişi yazılar yerleştirildiği görülen tasarım uygulama yaklaşımlarının benzer olduğu, yine sarı ve koyu turuncu dörtgen zemin yaratılıp dişi yazı ile tanımlamalar yapıldığı ve her iki üründe de benzer bir yaklaşım kullanıldığı, tasarım içerisinde kullanılan tanımlayıcı grafik ikonların birbirinden farklı olduğu ve bu ikonları yerleştirme biçimlerinde de dava konusu tasarımda yeşil renkli ucu açık bir ızgara kullanılırken davacıya ait tasarımda dışarıdan çerçevelenmiş bir yapı içerisinde ikonların yerleştirildiği ve düzen ve görsel açıdan farklılık oluştuğu görülmüştür. Yapılan değerlendirme sonucunda her ne kadar rengin de etkisiyle tasarım açısından farklılaşmaya gidebilecek unsurların olduğu anlaşılmış olsa da, oluşturulan marka görselinin içerdiği font yaklaşımı, tasarımların oluşturulmasında kullanılan yazı zeminleri ve diğer yazıların yer alma biçimi, tasarıma karakter kazandıran font ve yerleşim düzeni yaklaşımları ile değerlendirildiğinde, oluşan farklılığın algılanma seviyesinin düşük olacağı ve ürünlerin tasarım açısından bilgilenmiş kullanıcıyı dahi yanıltabilecek benzerlik seviyesinde olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu ....no’lu tasarım:
Her iki ürününde ambalaj tasarımından ibaret olduğu, tescile konu edilirken hem ambalajın açık hali hem de ürün üzerindeki uygulaması şeklinde tescil edildiği; her iki ürününde yüzey temizlik havlusu olarak kullanılmak üzere tasarlandığı, söz konusu ürünler açısından harcı alem hale gelmiş paket yüzeyine yerleştirilen dörtgen formlu bir kapağa yer verildiği, davalı üründe söz konusu kapak üzerinde ürün markası yer alırken açık ambalajda yer verilmediği ve bu durumun mesnet üründe zıt şekilde tescil edildiği ancak yaklaşımın aynı olduğu, kapak dışında kalan alanlar açısından ele alındığında ise tasarımlarda benzer grafik tasarım yaklaşımları ile ve benzer renklerde oluşan bir grafik tasarım olduğu, davacıya ait marka kullanımındaki fontun dava konusu tasarımda da çok benzer olduğu ve hatta aynı harflerin kullanılması karşılığında harflerin neredeyse birebir örtüşen bir font tasarımına sahip olduğu, dava konusu tasarımda ambalajın boş kalan bölümlerine serpiştirilmiş yeşil yapraklar kullanılırken davacıya ait tasarımda bu tür grafik bir ögenin bulunmadığı, tasarımların boş dolu dengesi açısından kısmen farklılaştığı, tasarımda belirleyici faktörler arasında sayılabilecek rengin farklı olmasına karşın, renk kullanımında dörtgen bloklar oluşturularak dişi yazılar yerleştirildiği görülen tasarım uygulama yaklaşımlarının benzer olduğu, yine sarı ve koyu turuncu dörtgen zemin yaratılıp dişi yazı ile tanımlamalar yapıldığı ve her iki üründe de benzer bir yaklaşım kullanıldığı, tasarım içerisinde kullanılan tanımlayıcı grafik ikonların birbirinden farklı olduğu ve bu ikonları yerleştirme biçimlerinde de dava konusu tasarımda yeşil renkli ucu açık bir ızgara kullanılırken davacıya ait tasarımda dışarıdan çerçevelenmiş bir yapı içerisinde ikonların yerleştirildiği ve düzen ve görsel açıdan farklılık oluştuğu; her ne kadar rengin de etkisiyle tasarım açısından farklılaşmaya gidebilecek unsurların olduğu anlaşılmış olsa da oluşturulan marka görselinin içerdiği font yaklaşımı, tasarımların oluşturulmasında kullanılan yazı zeminleri ve diğer yazıların yer alma biçimi, tasarıma karakter kazandıran font ve yerleşim düzeni yaklaşımları ile değerlendirildiğinde, oluşan farklılığın algılanma seviyesinin düşük olacağı ve ürünlerin tasarım açısından bilgilenmiş kullanıcıyı dahi yanıltabilecek benzerlik seviyesinde olduğu değerlendirilmiştir.
MUTLAK YENİLİK DEĞERLENDİRMESİ:
Bilirkişi heyeti tarafından designview ve Google görsel arama sitelerinde mutlak yenilik araştırması yapılmış olup, Designview web sitesinde yapılan mutlak yenilik araştırması sonucunda bulunan görsellerin bir kısmı örnek niteliğinde 9. sayfada gösterilmiştir.
Bulunan sonuçlar neticesinde tasarımın mutlak yenilik niteliğini etkileyecek başkaca herhangi bir tasarıma ulaşılamadığı anlaşılmıştır.
KÖTÜ NİYET İDDİALARI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİME:
SMK m. 77/1-a, “…başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse” bu hususun, hükümsüzlük talebine dayanak oluşturabileceğini ifade etmektedir. Buna karşılık kötü niyetli başvuru hâli ile bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımının iki ayrı hükümsüzlük nedeni olarak değerlendirilmesi uygun düşmektedir. Zira kısmi hükümsüzlüğe, bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı hâlinde izin veren SMK m. 77/2’nin de kötü niyetli başvurudan söz etmemiş olması, kanun koyucunun bu iki hükümsüzlük nedenini birbirinden ayrı değerlendirdiğini göstermektedir.
Tasarımlar bakımından kötü niyetli başvuru hallerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda genel geçer bir kural bulunmamaktadır. Buna karşılık “tasarım hakkının verdiği hak ve yetkiler dışında bu hakların başka amaçlarla kullanılması, başkasının tasarımından haksız yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme yapmaya, ticarete engel olmaya veya şantaja yönelik tasarımların tescil başvuruları kötü niyetli olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde koruma süresi biten bir esere veya yenilememe nedeniyle sona eren bir markaya ilişkin olarak tasarım başvurusu yapmak veya marka başvurusu reddedilen başvuru sahibinin başvurusunu tasarım başvurusuna dönüştürmesi gibi hâller, kötüniyetli tasarım başvurusu olarak değerlendirilebilecektir. Yanı sıra tanınmış bir markanın tanınmışlığından haksız yararlanma amacı taşıyan tasarım başvuruları başta olmak üzere, bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içeren tasarım başvurularının da doğası itibarıyla kötü niyetli olarak değerlendirilebilmesi mümkündür.
Yukarıda da belirtildiği üzere, kötü niyetli başvuru hallerinin değerlendirilmesi bakımından somut olayda tasarım hakkının verdiği hak ve yetkiler dışında bu hakların başka amaçlarla kullanılması, başkasının tasarımından haksız yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme yapmaya, ticarete engel olmaya veya şantaja yönelik bir başvuru veya koruma süresi biten bir esere veya yenilememe nedeniyle sona eren bir markaya ilişkin olarak tasarım başvurusu yapmak veya marka başvurusu reddedilen başvuru sahibinin başvurusunu tasarım başvurusuna dönüştürmesi gibi hâller bulunmadığı, neticede, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede, toplanan delillerden, 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Dava konusu ... no’lu tasarımlarla bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklığa sebebiyet verebilecek tasarımlar olduğu, tasarımın mutlak yenilik niteliğini etkileyecek başkaca herhangi bir tasarıma ulaşılamadığı; kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, .... kararının da yerinde olmadığı ve iptali koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Kabulüne,
.... sayılı kararının iptaline,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 28.431‬,0‬0.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 916,00.-TL
Bilirkişi Ücreti : 27.000,00.-TL
P.P : 515‬,00.-TL
TOPLAM : 28.431‬,00.-TL