Trafik kazası sonrası sigorta şirketinin poliçe yükümlülüğünü geç yerine getirmesi nedeniyle sigortalının ödediği üçüncü kişi zararlarının tazmini talebi.
Özet: Davacı araç sahibi şirket, kendisine ait aracın karıştığı ölümlü trafik kazası sonrasında, davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik ve kasko poliçelerine rağmen, müteveffanın mirasçılarına yönelik destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerini zamanında ve güncel hesaplamalara uygun olarak karşılamaması nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir; zira sigorta şirketinin geciken ve poliçe limiti dahilinde kalan ödemeleri yüzünden, davacı şirket mirasçılarla ek protokol yaparak ve SGKya yapılması gereken ödemeleri üstlenerek fazladan 400.000 TLnin üzerinde bir ödeme yapmak zorunda kalmış, bu sebeple uğradığı maddi kaybın davalıdan tahsilini talep etmektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/910 Esas - 2026/212

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/910 Esas
KARAR NO : 2026/212
HAKİM :....
KATİP :....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av.....
Av.....
Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2024
KARAR TARİHİ : 17/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirkete ait .... plaka sayılı araç için davalı sigorta şirketi tarafından .... poliçe numarası ile 08.10.2018-08.10.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası düzenlendiğini, Poliçeye göre kaza halinde zarar gören kişilerin uğrayacağı zarara karşılık kaza başı ölüm azami limitinin 360.000 TL olduğunu, davacının ayrıca genişletilmiş kasko poliçesi yaptırdığını, Kasko Poliçesine göre sigortacının bedeni zararlar halinde rizikonun gerçekleşmesi durumunda 1.000.000 TL'nin sigortacı tarafından zarar ödemesi yapılacağı kabul edildiğini, davacıya ait araç 21.05.2019 tarihinde ... .... isimli şoförün sevk ve idaresinde iken aracın takla atarak devrilmesiyle araç içerisinde bulunan ... .... isimli kişinin yaralanması ve kaldırıldığı hastanede vefat etmesi şeklinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müteveffa ... tarafından poliçede yazılı limitler dahilinde olmak üzere destekten yoksul kalma ve manevi tazminat istemiyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, mirasçılar tarafından sigorta şirketi aleyhinde ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/722 E sayılı dosyasıyla trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemiyle dava açıldığını, kısacası davalının poliçe limitlerini ödemek yerine dava açılmasına ve yargılama sürecine sebebiyet verdiğini, yargılamada güncel verilere göre 1.841.119,04 TL zarar hesaplandığını, davalı karara göre poliçe limiti dahilinde ödeme yapmış ise de geriye kalan tutarın davacıya mal edildiğini, Davalı sigorta şirketi poliçelerde yazılı sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünü geciktirmesinden kaynaklanan sigortalının uğradığı bir zarar mevcut olduğunu, Davacı müvekkilim müteveffanın mirasçıları ile ekte sunmuş olduğumuz protokolü yapmak suretiyle müteveffanın mirasçılarına 400.000 TL ödemek suretiyle zararın büyük bir çoğunluğunu karşı tarafın feragat etmesiyle bertaraf edebildiğini, davacının gelinen aşamada 400.000 TL'yi fazladan ödemek suretiyle zarara uğramış olduğunu yine ... 41. İş Mahkemesi'nin 2020/292 Esas sayılı dosyasıyla mütevveffanın ailesine bağlanan hgelir aylıklarının peşin değerli gelirinin tahsili amacıyla davacı şirket aleyhine açılan dava, davalıya ihbar edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığğını bu ödemenin de davacı tarafından yapıldığını, davalı sigorta şirketi olaydan yaklaşık 5 yıl sonra güncel verilere göre tazminat hesabı tutarları artmakta iken limitle bağlı kalmak suretiyle yapmış olduğu ödeme sonunda sigortalının zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemelerle sınırlı olmak üzere davacının uğradığı zarara karşılık şimdilik 1.000 TL alacağın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
-Trafik kazası tespit tutanağı,
-Poliçe ve hasar dosyaları,
-... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/722 esas sayılı dosya kapsamı,
-... 41. İş Mahkemesi 2020/292 Esas sayılı dosya kapsamı,
-Bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklanan üçüncü kişi zararı bakımından davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinden doğan yükümlülüğünü geç yerine getirmesi nedeniyle, zararın poliçe limitini aşması ve davacı sigortalının zarar gören üçüncü kişiye ödeme yapmak suretiyle ve yine hak sahibine SGK tarafından bağlanan gelir(peşin değerli gelir, tedavi, cenaze) için SGK'ya ödeme yapmak suretiyle maddi zarara uğradığından bahisle zararın tazmini istemine ilişkindir.
08/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "
Hesap Bilirkişi Yönünden Sonuç
; Davacının maliki olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı
06 BGK 930 plakalı araç sürücü... vefat etmiş olup, müteveffanın
eşi ve oğlu tarafından maddi tazminat talebi istemiyle açılan davanın ... 7. Asliye
Ticaret Mahkemesi'ninde görüldüğü, İşbu davada; .... plakalı araç sahibi davacı ... .... ile oğlu İsa
KARARTI’nın maddi tazminat taleplerinin zamanında karşılanmadığı, 2019 yılında davalı
tarafından müteveffanın hak sahiplerine ödeme yapılması halinde zararın karşılanacağı,
ancak zamanında ödeme yapılmadığı, bu nedenle kendilerinin de (2024 yılı asgari
ücretine göre hesaplama yapılması nedeniyle) ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin
kararı sonrasında tazminat ödemek zorunda kalındığı iddiasıyla tazminat talep edildiği, Davalı sigorta şirketine başvuru yapılan 19.06.2019 tarihi verilerine, 2019
yılı asgari ücretine (aktif dönem 2.020,01 TL, pasif dönem AGİ hariç 1.829,03 TL) göre
hesaplama yapıldığından müteveffanın eşi .... için 131.516,99 TL
ödenmesi halinde dava dışı eşin zararının karşılanacağı hesaplandığı,
Sigorta Hukuku Yönünden Sonuç
; 2918 sayılı KTK ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca
yalnızca zarar gören üçüncü kişilerin zararları karşılanmaktadır. İşletenin kendi zararını bu sigortalar kapsamında talep etmesi mümkün değildir. Ancak somut olayda
sigortacının poliçe kapsamında ve zamanında ödeme yapmaması nedeniyle davacı
şirketin ölenin mirasçılarına ödeme yapmak zorunda kaldığı görülmektedir. Sigorta
hukukunda geçerli halefiyet ilkesi gereği, davacı tarafından yapılan ödemeler sigortacının
poliçe limiti ve riziko kapsamında sorumlu olduğu zararlara denk düştüğü ölçüde sigorta
şirketine rücu edilebilecektir. Bunun dışında kalan ve işletenin kendi sorumluluğundan
kaynaklanan ödemelerin ise sigortacıdan talep edilmesi mümkün değildir. Davalı sigorta
şirketinin ZMMS ve İMMS Poliçeleri limiti dâhilinde ve riziko kapsamında poliçe
limitlerine denk gelen tutarları zarar görenlere ödemiş olduğu ve toplam poliçeler
limitinin tükendiği, taraflar arasında tartışmasızdır. Meydana gelen zararın davalı sigorta
şirketi, davacı şirket ve dava dışı araç sürücüsü tarafından ödenmemesi nedeniyle
mağdurlar tarafından yargı yoluna başvurulduğu ve sonrasında ödeme yapıldığı
anlaşılmıştır. Dava dışı sürücünün ve davacının kendi kusur ve sorumluluğundan
kaynaklanan poliçeler teminatını aşan tutarı rücu imkanı olamayacağı" hususları belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine alınan 07/12/2025 tarihli ek raporda kök rapordaki görüş ve tespitlerin yinelendiği anlaşılmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta, davacı yanın istemi halefiyete dayalı olarak poliçe limitince ve poliçe teminatına dayalı rücu istemi olmayıp özetle sigortalı ve sigortacı arasında poliçe tanzimine vücut veren sözleşmesel ilişki ve genel hükümlere dayalı olarak sigortacının sözleşmeye aykırı davranmasından doğduğu ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir. Bu minvalde sigortacının; kazada zarara uğrayanların, zararını kendisine yapılan başvuru üzerine derhal ( mevzuatta ön görülen süre içerisinde) ödenmemesi üzerine hak sahiplerinin yargı yoluna başvurması ve neticeten yargılama sürecinde ileri tarihteki hesaplama verilerine göre hesaplanan tazminat tutarının poliçe limitini aşması nedeniyle, işletenin aşan kısma ilişkin tazminat ödeyerek zarara uğrayıp uğramadığı ve bu zarardan davalı sigortacının sorumlu tutulup tutulamayacağı irdelenmelidir.
Bilindiği üzere; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (6098 s. TBK 49/1.)Adam çalıştıran da, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.(TBK m. 66/1.)Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.(TBK m. 71/1)
Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.(TBK m. 55/1)
Yine bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa sebeplerin yarışması ilkesi benimsenmiştir. Buna göre zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verilir.(TBK m. 60)
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. İç ilişkide tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. (TBK m. 61 ve 62)
Diğer yandan konuya ilişkin olarak trafik kazalarından doğan sorumluluk bakımından özel düzenleme getiren 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ele alındığında;
2918 Sayılı KTK'nın 85/1. Maddesi uyarınca: Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
KTK'nın 3. Maddesi uyarınca; İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Kara Araçları Kasko Sigortası ise sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin genel şartlarda belirtilen(örneğin aracın karayolunda başka bir araçla çarpışması KAKSGŞ A.1.a) risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.
Genişletilmiş kasko ifadesi, genel şartlarda belirtilen teminat gruplarının tamamı ve yine genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden bir kısmı için teminatın verilmesi halini ifade eder. Bu anlamda Kasko poliçesi kapsamında; ihtiyari mali sorumluluk teminatı öngörülmesi de mümkündür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesinde ise özetle; poliçede teminat kapsamında olmak kaydı ile ZMM üzerinde kalan kısmın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının kapsamına gireceği açıklanmıştır. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Anlatılanlar ışığında denilebilir ki; trafik kazasından kaynaklanan zararların tazmini bakımından üç tür sorumluluk gündeme gelebilmektedir. Bunlar; Haksız fiil sorumluluğu, tehlike sorumluluğu ve sözleşmeden doğan sorumluluktur. Kural olarak haksız fiil sorumlusu olan sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur.
İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. İşletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, A.: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.).
Değinilen yasal düzenlemeler ışığında trafik kazasından kaynaklanan zararlar bakımından, sigorta, sürücü ve işleten hakkında müteselsil sorumluluk bulunduğu açıktır. Müteselsil sorumluluğun dış ilişkide ele alınmasında, zarara uğrayanın borçlulardan birine yaptığı başvuru üzerine bu borçlunun borcunu ödemekten imtina etmesi, diğer müteselsil borçluların borcu ödemesine engel olmadığı gibi, kendisi açısından borcu ödemekten kaçınma sebebi oluşturmaz. Öyle ki meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınmış olması, meydana gelen zarardan zaten tehlike sorumluluğu hükümleri kapsamında sorumlu bulunan işletenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. O halde meydana gelen zarar poliçeye dayalı olarak sigorta şirketince karşılanmamış ise de gerek sigorta şirketinin direnim tarihinde gerekse bu tarihten önce veya sonrasında özetle kaza akabinde her zaman işleten konumundaki davacının zarara uğrayanın zararını giderme imkanı (ve sorumluluğu ) mevcuttur. Dolayısıyla zarara uğrayanlarca sigortaya yapılan başvuruya istinaden ödeme yapılmaması halinde, motorlu araç işleteni davacı tarafından hak sahiplerine ödeme yapılarak o tarihteki verilere göre hesaplanacak zarar / tazminat miktarı üzerinden zarar giderilerek borcun söndürülmesi mümkün olmasına rağmen bu yönde tutum sergilenmeyerek ileri tarihte poliçe limitini aşan miktarda ödeme yapmak durumunda kalınmasına davacının kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, davacının kendi kusurlu tutumundan kaynaklanan sonuç bakımından genel hükümlere dayalı olarak da davalıdan talepte bulunamayacağı değerlendirilmiştir.
Öte yandan davacı basiretli tacir olup, araç işleteni olarak kendi hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, zararı derhal kendisinin giderebileceğini, tazminatın sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını, bu hesaplama yöntemine göre de zararın giderim tarihindeki (en yakın tarihli) verilere göre hesaplama yapılacağını, buna göre zarar giderilmediği müddetçe tazminat rakamının güncel veriler ışığında güncellenerek rakamsal olarak artacağını öngörmesi bekleneceğinden basiretli tacir olan davacının meydana gelen sonucu öngöremeyeceğini düşünmek mümkün olmamıştır. Hal böyle olunca yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026
Katip .... Hakim ...
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR