Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı taleplerine ilişkin, maluliyet raporu ve tazminat hesaplama yöntemleri özelindeki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, halatla çekilen motosikletiyle karıştığı trafik kazasında yaralanan davacının, davalı sigorta şirketinden talep ettiği sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkta, davalı vekilinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede; davacının tahkim öncesi usulüne uygun başvurusunun olduğu, maluliyet raporunun ve progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının mevzuata uygun ve isabetli bulunduğu, davalının vekalet ücreti dışındaki diğer itirazlarının reddedilerek uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin tazminat kararlarının esasen onandığı bir durumu açıklamaktadır.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/284 - 2024/362 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 12.12.2021 tarihinde davacının sürücüsü olduğu üç tekerlekli motosikletin, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobile halat ile bağlı olduğunu, davacının motosikleti ile karşı şeritten gelen otomobilin çarpıştığını, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 10,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 40,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 238.000,00 TL'ye yükseltmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, taleple bağlı kalınarak 238.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 10,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 238.030,00 TL tazminatın 08.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının doğru olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının belirsiz alacak davasına konu olamayacağını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacının pasif dönemde olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatının asgari geçim indirimi dahil edilmemiş (agisiz) asgari ücret üzerinden hesaplanması, geçici bakıcı gideri tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takmadığını, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya gerekli belgeler ile usulüne uygun şekilde başvuruda bulunmuş olmasına, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlanmasına, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının isabetli olmasına, davacının gelirinde hata olmamasına, davalının geçici bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin ilişkin delil bulunmamasına, ceza dosyasında uzlaşmanın bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında kazaya karışan davalıya sigortalı aracın sürücüsü ile davacı sürücünün her ikisinin de birinci derecede kusurlu oldukları, karşı şeritten gelen otomobil sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden alınan 09.12.2023 tarihli kusur raporunda ise davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75, davacı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan kusur raporu benimsenerek davalıya sigortalı aracın sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturma dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, ... Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik .... Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.Kaza tarihinde 61 yaşında olan davacının pasif dönemde bulunduğu, bununla birlikte kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belgenin bulunmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının doğmadığı anlaşılmıştır.Şu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi