Yurt dışında ikamet ve şirket ortaklığı nedeniyle uluslararası anlaşma gereği geçersiz sayılan Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması talebi uyuşmazlığı.
Özet: Davacı, yurt dışında ikamet etmesi ve şirket ortağı olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Bağ-Kur kapsamında sigortalılık sürelerinin bir kısmının geçersiz sayılması sonucu emekli aylığı talebinin reddedilmesi üzerine, iptal edilen günlerin Bağ-Kur sigortalılığına eklenerek emeklilik hakkının tespitini ve aylıklarının ödenmesini talep etmiş, davalı kurum ise ikamet ve çalışma nedeniyle sigortalılığın sona erdiğini ve emeklilik şartlarının sağlanmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesi üzerine davacı vekili kararı istinaf etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/6579 E.  ,  2026/5370 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3101 E., 2026/345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/116 E., 2023/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3.03.1993-
5.04.1994 arasında 5.01.1994-27.12.20 13... .02.2013-29.06.2017 arasında 1479 sayılı Kanun'un 4/b kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta primlerinin ödendiğini, 29.09.2021 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, 29.09.2021 tarihinde emekli aylığı bağlanması Kuruma müracaat ettiğini, Kurum tarafından ..’da çalışma sürelerini gösteren belgelerin talep
edildiğini, tercümelerin sunulduğunu, Kurum tarafından 01.06.2006 tarihinden itibaren .. unvanlı şirketin ortağı olması, .. Sosyal Sigorta Kurumuyla çakışan hizmet sürelerinin genel
mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiği, imzalanan anlaşmanın 01.06.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini
belirtmek sureti ile ..’da çakışan günlerin yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle sigortalılığının
geçersiz sayılması gerektiği şeklinde görüş belirtildiğini, 8 yıl 7 aylık sigortalılık süresinin geçersiz sayıldığını,
14.09.2021 tarihli hizmet dökümünde 23 yıl olan sigortalılık süresinin 2022 tarihli hizmet dökümünde 14
yıl olarak gösterildiğini, hizmet günü noksanlığı sebebiyle aylık bağlama talebinin reddedildiğini, Kurum
işleminin 2014/11 sayılı genelgeye aykırı olduğunu, emekli aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin
kararın hatalı olduğunu belirterek iptal edilen günlerin Bağ-Kur kapsamında sigortalılığa eklenmesine,
29.09.2021 tarihinden itibaren emeklilik hakkının tespitine ve bu tarihten itibaren emekli aylıklarının
faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının internet üzerinden 19.03.2019 tarihinde askerlik
borçlanması müracaatı yaptığını, süresi içinde ödeme yapmaması nedeniyle iptal edildiğini, 03.12.2019
tarihinde yeniden askerlik borçlanması müracaatını yaptığını, süresi içinde ödemesini yaptığını, ilgili
kanun ve genelgeler kapsamında sigortalılığın kesin tespiti devam ve terkini için bilgi ve belge ibrazının
gerektiği halde kayıtlarda rastlanılmadığını, 29.09.2021 tarihinde posta kanalı ile emeklilik müracaatı
yapıldığını, sigortalılık belgelerine istinaden dosyada yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 05.01.1994 başlama 27.12.2013 tasfiye sonu; 01.08.2012 başlama 31.01.2013 terkin, 01.02.2013 başlama
11.02.2015 terkin, 11.02.2015 tarih ve 29.06.2017 terk olması nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığının
sonlandırıldığını, 01.06.2006 tarihinden itibaren ..’da ikamet ettiğinin anlaşıldığı, 15.10.2021
tarihinde adresinin yurt dışı olması nedeniyle sigortalılık süresinin kesin tespiti ve genel sağlık sigortası için bulunduğu ülkeden çalışma belgeleri ve ikamete dayalı sosyal yardım almadığına dair belgelerin istendiğini,
28.09.2021 itibari ile ikamet adresinin Türkiye olarak değiştirdiğini, bu nedenle GSS borcu oluştuğunu,
söz konusu borcun ödenmesi için 30.11.2021 tarihinde tebligat gönderildiğini, ödenmemesi halinde
dosyanın işlemden kaldırılacağının bildirildiğini, ayrıca 01.06.2006 tarihinden itibaren ..’da .. .. isimli firmada limited şirket kaydının olduğunun tespit edildiğini, .. ülkesi ile ikili
sözleşmenin 17.10.2017 tarihinde imzalandığını, 01.06.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Genelge gereği
yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye’de kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar sigortalı
sayılmazlar hükmü ile aynı Kanun'un sigortalılığı sona ermesi bölümünde herhangi bir yabancı ülkede
ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına
bağlı olarak o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten bir gün öncesinden sigortalıkları sona
erer hükümleri bulunduğunu, 01.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olamayacağının bildirildiğini, bu nedenle
bilgi işlem ve güvence ekranında gerekli düzenleme ve düzeltmelerin yapıldığını, emeklilik için gerekli şartları
taşımadığından ve GSS ile olan işlemlerini tamamlamadığından emekli maaşının bağlanamadığını belirterek
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta primlerinin ödendiğini yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, ...'nın ve Mahkemenin yabancıların sigorta muafiyeti ile ilgili hükümlerini "müvekkilinin talebi olmadan" re'sen ve yanlış olarak uyguladığını, müvekkilinin mağduriyetine ve hak kaybına uğramasına neden olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de kendi adına ve bağımsız çalıştığını, yurt dışında ikamet ettiğini, ikamet ettiği ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına tabii bir faaliyeti bulunduğunu, yabancı uyruklu olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, yasada öngörülen ve sigortalı sayılmayan yabancı uyruklular için "istina kuralı" olarak getirilen yasal düzenleme kapsamında olmadığının açıkça görüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının, yurt dışında ikamet etmesi ve sigortalı olması nedeniyle ülkemizde 01.01.2008 tarihi sonrasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendine göre sigortalı olup olamayacağı ve yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.