Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat talepleriyle açılan asıl ve birleşen davalarda, sürücü kusuru, sigorta ve işletenin sorumluluğu, zamanaşımı ve yol yapım firmasının kusuru iddialarını inceledi.
Özet: Tek taraflı trafik kazasında vefat eden kişinin mirasçıları, başlangıçta talep ettikleri ve ıslah yoluyla önemli ölçüde artırdıkları maddi ve manevi tazminat ile birleşen dava ile ek destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini; sigorta şirketinin poliçe limitleri ve murisin kendi kusuruna dayanarak sorumluluğu reddi savunmaları, Karayolları Genel Müdürlüğünün ise aktif dava ehliyeti yokluğu, zamanaşımı, kazanın yol yapım firmasının ağır kusurundan kaynaklandığı iddiaları ve sosyal güvenlik kurumundan alınan ödemelerin mahsubu gerektiği yönündeki itirazları karşısında ileri sürmüş, mahkeme ise adı geçen Genel Müdürlüğü işleten sıfatıyla tehlike sorumluluğu altında görmüştür.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/318 E., 2025/204 K.Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 09.12.2005 tarihinde tek taraflı olarak meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ...'in vefat ettiğini ileri sürerek davacı ... için 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, davacılar ... ve ... için 10.000,00'er TL maddi, 20.000,00'er TL manevi, davacılar ... ve ... için 2.500,00'er TL maddi, 15.000,00'er TL manevi tazminat talep etmiş, talebini yargılama esnasında ıslahla davacılar ... için 228.816,00 TL, ... için 49.035,00 TL, ... için 59.773,00 TL, ... için 16.165,00 TL ve ... için 12.382,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada müteveffa sürücünün eşi, çocukları ve annesi için destekten yoksun kalma tazminatı belirlendiğini, bozmadan sonra Yargıtay bozma kararı sonrası tekrar hesap yapıldığını ancak ilk karar bir kez ıslah edildiğinden ve tekrar ıslah yapılamayacağından fark alacaklarının tahsili için açılan iş bu davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar ... için 202.696,00 TL, ... için 26.102,00 TL, ... için 34.908,00 TL, ... için 6.946,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, taleplerini ... için 659.989,57 TL, ... için 39.573,52 TL, ... için 62.776,52 TL, ... için 25.804,76 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAPDavalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; poliçede ölen şahıs başına azami poliçe teminat limitinin 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazada vefat eden şahsın, sigortalı aracın sürücüsü olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu, Poliçe Genel Şartları ve kökleşmiş Yargıtay Kararları uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğunu, vefat eden sürücünün kusuru var ise kişinin kendi kusurundan yararlanmayacağını ve yansıma yolu ile mirasçılarının da yaralanmasının mümkün olmadığını, davacıların destekten yoksunluk tazminatı talebinin reddi gerektiğini, vefat eden şahsa Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) bir ödeme yapılmışsa bu ödemenin tazminat miktarından mahsubunun gerekeceği sigorta şirketinin temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması sebebiyle aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıların mirası reddetmiş olduğunu, bu nedenle davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kaldıklarına ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, yol yapımını yapan firmanın yol üzerinde gerekli tedbirleri almayarak kazaya sebebiyet verdiğini, dava konusu trafik kazasının yol yapım şirketinin iş makinelerinin yol çalışmaları sırasında yola bıraktığı toprakların yağış sonrası kayganlaşması ile meydana geldiğini, yol yapım şirketinin ağır kusurunun kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, bu nedenle araç işleteninin kaza sebebi ile meydana gelen zararlardan sorumlu tutulamayacağını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı alabilmeleri için öncelikle düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı ve destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacılara gerek ... Vakfı (...) ve gerekse de SGK tarafından ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin maddi tazminatın hesaplanması sırasında dikkate alınarak indirilmesi gerektiğini, kazaya sebep olan yol yapım firmasına davanın ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Bakanlığı birleşen dava cevap dilekçesinde; davas konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, uzamış ceza zamanaşımının sekiz yıl olduğunu dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiğini, kazanın üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini, trafik kazasının yol yapım şirketinin yol üzerinde gerekli tedbirleri almayarak kazaya sebebiyet verdiğini, davanın ilgili firmaya ihbar edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalan kimselerin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde olmaları ve ölen ile destekten yoksun kalanlar arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerektiğini, bu durumun ispatı gerektiğini, desteğin yakınlarına yapılan maddi yardımların hesaplanan maddi tazminattan indirilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2013/14 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararıyla; "...Burada işletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğudur, hal böyle olunca davalı ... Bakanlığı somut olayda işleten durumundadır, bu nedenle müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacılara karşı maddi ve manevi sorumluluğu vardır. Tarafların ... Şirketi ile sigorta şirketinin sorumlu olduğu bedel oranında ödeme yapması ile sigorta şirketi olan davalı ile duruşma harici uzlaştıkları anlaşılmakla bu davalıya karşı açılan davanın konusuz kaldığı kanaati ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda davacıların hak ettiği destekten yoksun kalma tazminatı miktarından ödeme yapılan kısım çıkartılarak geri kalan miktarın davalı ... Bakanlığından alınarak davacılara verilmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacıların Sosyal ve Ekonomik durumu dikkate alınarak manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı hususu göz önünde bulundurulmak sureti ile manevi tazminat taleplerinin aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile maddi tazminat açısından davanın kabulüne, davacı ... için 228.816,00 TL, davacı ... için 49.035,00 TL, davacı ... için 59.773,00 TL, davacı ... için 16.165,00 TL, davacı ... için 12.382,00 TL olmak üzere toplam 366.171,00 TL maddi tazminatın 13.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığı' ndan tahsiline, davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne; davacı ... için 15.000 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın 13.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 28.01.2016 tarihli 2013/14 Esas ve 2016/40 sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli 2016/80 50... /3986 Karar sayılı ilamı ile, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ancak " Hükme esas alınan aktüerya uzmanı raporunda, ölenin aktif çalışma yaşı 60 olarak kabul edilmiş ve aktif devre hesabı bu yaşa kadar yapılmıştır. Ölenin sıfatına göre sosyal güvenlik yönünden hangi yasalara tabi olduğu son olarak çalıştığı kurumdan sorularak gelen yazı cevabı sonuçlarına göre, desteğin aktif çalışma yaşı sonunun 65 yaş olup olmadığı, 65 yaşın aktif yaşam süresi sonu olduğunun kabulü halinde, yazı cevabı sonucuna göre tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın davacı lehine bozulmasına karar verilmiş, davalı ... Bakanlığının karar düzeltme taleplerinin de reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 07.04.2022 tarihli 2020/113 Esas ve 2022/95 sayılı kararı ile bozmaya uyularak müteveffanın çalıştığı Kuruma resen emekliye ayrılacağı yaş sorulmuş, emsal ücret bordroları istenmiş, aktüer bilirkişi raporları alınmış ve ".. Yargıtay 17. HD. 2016/8050 Esas, 2019/3986 Karar sayılı ilamı ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/14 Esas, 2016/40 Karar sayılı ilamını, ölenin aktif çalışma yaşını 60 olarak kabul edildiğini, ve aktif devre hesabının bu yaşa kadar yapıldığını Bu sebeple ölenin aktif çalışma yaşının 65 yaş olup olmadığını usulüne uygun olarak araştırılmasını araştırma sonucunda gelen yazı cevaplarına göre tazminatın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozduğu anlaşılmaktadır. Davacılar vekilinin Yargıtayın bozma ilamını Karar Düzeltilmesini talep ettiği, bu talebinin 03/06/2020 tarihinde reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili ... 2. Asliye Mahkemesinin 2020/152 Esas sayılı dosyası ile asıl dosyadaki kaza sebebiyle davacılar lehine asıl dosyada bir kez ıslah yoluna başvurduğu bu sebeple birleşen dosyaya açtığı ve maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya içine aldırılan, Hukukçu-Bilirkişi A. ...'ün 15/02/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp progresif rant sistemine göre yapılan hesaplamada; davacı eş ...'nın 927.431,19 TL, davacı ...'ın 92.459,26 TL, davacı ...'nin 127.875,26 TL, davacı ...'nin 43.793,68 TL ve dava sırasında ölen davacı ...'nün 8.979,66 TL tazininat alacakları olduğu belirlenmiş olduğunu, her bir davacı, davalı ... şirketinin ödemesi düşüldükten sonra kalan toplam 1.150.539,05 TL tazminat tutarına oranı nisbetindeki alacaklarını, desteğin ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idareden isteyebilecekleri, bu kez; yaklaşık olarak davacı ...'nın %81, ...'ın %08, ...'nin %11, ...'nin %04, ...'nün %01 payı olduğu hesaplandığı bildirilmiştir. Davacılar vekilinin 17/02/2022 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; Davacıların bakiye tazminat alacaklarından kalanın 6100 sy.lı ys.nın 107. Md göre tespit edilerek, bu aşamada 788.139,92 TL'sinin (659.989,57 TL si ...'a, 39.573,52 TL si ... ...'a, 62.776,52 TL si ...'a, 25.804,76 TL si ...'a verilmek üzere) 13.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılarak bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğu ve hükme elverişli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile asıl dava yönünden; maddi tazminat açısından davanın kabulüne ile; davacı ... için 228.816,00 TL, davacı ... için 49.035,00 TL, davacı ... için 59.773,00 TL, davacı ... için 16.165,00 TL, davacı ... (mirasçılık belgesindeki hisse oranlarına göre mirasçılarına verilmek üzere) için 12.382,00 TL olmak üzere toplam 366.171,00 TL maddi tazminatın 13.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacılara verilmesine, birleşen dava yönünden; maddi tazminat açısından davanın kabulü ile; davacı ... için 659.989,57 TL , davacı ... için 39.873,52 TL, davacı ... için 62.776,52 TL, davacı ... için 25.804,76 TL olmak üzere toplam 788.144,37 TL maddi tazminatın 13.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığı' ndan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 07.04.2022 tarihli 2020/113 Esas ve 2022/95 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11.03.2024 tarihli 2022/103 25... /2657 Karar sayılı ilamı ile, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ancak "...2.Asıl davada bozma öncesi PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesap yapılmış olup olay tarihi 09.12.2005 olduğundan PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması uygundur. Bu husus temyiz sebebi olmadığı gibi bozma nedeni de değildir. Bu bakımdan bozma sonrası TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması yerinde değildir... Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu sadece davacının desteği sürücü vefat etmiş, başkaca kimse yaralanmamış, hayatını kaybetmemiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre söz konusu eylem trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olup zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 09.12.2005 tarihinde meydana gelmiş, birleşen dava ise 06.10.2020 tarihinde açılmıştır. Davalı taraf süresinde davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; olay tarihi ve birleşen dava tarihi dikkate alındığında KTK'nın 109/2 nci maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı gözetilerek, zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın ıslah da edilemeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. " gerekçeleri ile kararın davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak asıl dava yönünden; maddi tazminat açısından davanın kabulüne, davacı ... için 228.816,00 TL, davacı ... için 49.035,00 TL, davacı ... için 59.773,00 TL, davacı ... için 16.165,00 TL, davacı ... (mirasçılık belgesindeki hisse oranlarına göre mirasçılarına verilmek üzere) için 12.382,00 TL olmak üzere toplam 366.171,00 TL maddi tazminatın 13.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından tahsiline, birleşen dava yönünden; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 yaşam Tablosu ile hesap yapılmış iken, bu hesap yerine PMF 1931 Yaşam Tablosu ile yapılan hesaba itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere maddi hukuka göre sahip olunan hakkın yargı kararı ile ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde olmadığını, usul kurallarının katı uygulanması sonucu, mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceğini, Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin sürücünün tam kusuru ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sürücünün ölümü nedeniyle yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 15 yılda zamanaşımına uğrayacağına ilişkin kararları bulunduğunu, birleşen dava vekalet ücreti yönünden AAÜT 13/4. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların mirası reddetmesi nedeniyle aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını, ... ve SGK'ca yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, davacılar lehine kabul edilen kısımdan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, miktarının da hatalı belirlendiğini, birleşen dava yönünden reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve davalı yararına her davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl davada davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı 09.12.2005 tarihli tek taraflı trafik kazasında vefat eden sürücünün hayatını kaybetmesi nedeniyle desteklerinden yoksun kalan eş, çocuklar, anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı, birleşen davada ilk dava yapılan ıslah ile bozma sonrası belirlenen destekten yoksun kalma tazminat miktarları arasındaki farkın talebine ilişkindir.1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekili ve davalı ... Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.2. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; A. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesi "1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde davacılar vekilinin birleşen davada talep ettiği maddi tazminat isteminin reddedildiği ve davalı lehine reddedilen kısım yönünden vekalet ücretinin tashih şerhi ile 43.304,32 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Oysa yukarıda açıklanan Tarifenin 13 maddesi gereğince maddi tazminat isteminin tamamının reddedilmesi durumunda Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri için belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Bu bakımdan davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin 30.000,00 TL maktu yerine 43.304,32 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. B.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; birleşen davada davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücretine karar verilirken (maktu vekalet ücretine, bu ücretin reddedilen asıl alacağı geçemeyecek olması dikkate alınarak) her biri aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... Bakanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2-a ve 2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı ... Bakanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının "B-BİRLEŞEN DAVA 2020/152 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN" başlıklı bölümünün 4. bendinde ve tashih şerhinde yer alan "43.304,32 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca her bir davacı yönünden reddedilen maddi tazminat nedeniyle davacı ...'dan 30.000,00 TL, davacı ...'dan 30.000,00 TL, davacı ... ...'dan 30.000,00 TL, davacı ...'dan 25.804,76 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ... Bakanlığına verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacılara iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.