Danıştay, KHK ile ihraç edilen ve FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle HAGB kararı alan kişinin etkin pişmanlıkla itiraf edilen irtibatını esas alarak göreve iade başvurusunu reddetmiştir.
Özet: Danıştay, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddini onayan bölge idare mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucu hukuka uygun bularak onamıştır; bu kararda, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı doğrudan aleyhine sonuç doğurmasa da, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin ve etkin pişmanlık kapsamında kendi samimi ikrarının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyindeki ilişkisini ortaya koyduğu ve bu durumun kamu görevinden çıkarma işlemini haklı kıldığı belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/16226Karar No : 2025/10610Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... -E-Tebligat-Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ... -E-Tebligat-İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden önce “Cemaat” isimli oluşumun “terör örgütü” olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş hiçbir yargı kararı olmadığı, bu tarihten önce, sadece 26 Mayıs 2016 tarihli MGK toplantısı sonrası “bir terör örgütü olan paralel yapı” şeklinde basın açıklaması yapıldığı, bu tarihten önce başka bir devlet kurumu tarafından da “Cemaat” isimli oluşumun “terör örgütü” olduğu yönünde alınmış ve açıklanmış hiçbir karar olmadığı, FETÖ/PDY örgütünün ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü listesine alındığı, bu tarihten önceki eylemler nedeniyle terör örgütü üyeliği suçunun oluşmayacağı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurunun sakat olduğu, devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin usule uyulmadığı, olağanüstü halin gerekli kılmadığı konuların olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile düzenlenemeyeceği, hakkında yapılan ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği ve aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği, anılan hükmün kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, örgütün çözülmesine fayda sağlayacak etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleriyle FETÖ/PDY soruşturmalarına katkıda bulunduğu, bu durumun aleyhine kullanılamayacağı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedirDavalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan ...-TL harç mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.