İş Kazası Sonucu Vefat Eden İşçinin Mirasçılarının, Ödenen Tazminatın Enflasyon Karşısındaki Değer Kaybı Nedeniyle Talep Ettiği Munzam Zararın Somut İspat Eksikliği Gerekçesiyle Reddedilerek Yargıtayca Onanması.
Özet: Davacılar, iş kazası sonucu vefat eden murisleri için daha önce hükmedilen tazminatın geç ödenmesi ve enflasyon kaynaklı değer kaybı nedeniyle oluşan munzam zararın tahsilini talep etmiş; ancak hem ilk derece hem de istinaf mahkemesi, davacıların bu zararı somutlaştırarak ispat edemediği ve sadece ekonomik koşulların paranın satın alma gücündeki azalmayı kanıtlamaya yetmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, davacıların munzam zararı somut delillerle ispat etme yükümlülüğünü yerine getiremediği ve ekonomik olumsuzlukların tek başına bu yükümlülüğü ortadan kaldırmadığı yönündeki bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/18846 E.  ,  2026/7735 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/909 E., 2025/1937 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/443 E., 2024/583 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in 29.04.2013 tarihinde davalı ... İnşaat'ın maliki olduğu kamyon ile alt işveren... Enerji'nin işçisi olarak baraj inşaatı şantiye alanı hafriyat döküm sahasında moloz boşaltırken toprak zeminin çökmesi sonucu kamyon ile birlikte uçuruma düşerek hayatını kaybettiğini, Ardahan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/233 Esas ve 2018/371 Karar sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, yapılan yargılama sonunda kesinleşen karar uyarınca müvekkillerinin toplam alacağının 305.248,23 TL olarak tespit edildiğini ve 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, ödenen tazminat miktarının enflasyon karşısında kaybettiği değer sonucunda müvekkillerinde oluşan zararın faizle karşılanmayacak ölçüde büyük olduğunu, temerrüt tarihindeki değeri ile bu alacakların tahsil edildikleri tarihteki değerini kıyaslamak sureti ile müvekkillerinin faiz ile karşılanmayan munzam zararının hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların zararını somutlaştırarak zarar iddiasını ispat edecek delilleri ortaya koyması gerektiği, sadece ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeni ile paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zararın ispatı için yeterli olmadığı kaldı ki ekonomik olumsuzluklar karine olarak kabul edilip davacıyı somut zarar ispat yükümlülüğünden de kurtarmadığı, davacının davasının reddine dair mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay tarafından verilen emsal niteliğindeki kararların mahkeme kararının aksi yönünde olduğunu, davacıların borcun geç ödenmiş olması sebebiyle faiz ile karşılananın ötesinde munzam zarara uğramış olduklarını, aksi yöndeki yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iş kazaları haksız fiil niteliğinde olup bundan kaynaklı doğacak tazminat borcunun da olay tarihinden itibaren muaccel hale geldiğini ve ödenmemesi halinde yine olay tarihinden itibaren temerrüt söz konusu olacağını, davacıların şayet borçlunun temerrüde düştüğü tarihte alacaklarını tahsil edebilselerdi munzam zararlarının olmayacağını, yerel mahkeme tarafından davanın bu yönüyle hiç değerlendirilmemiş ve araştırılmamış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.