Silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetinin, tanık dinleme hakkı ihlali, eksik ankesör araştırması ve yeni delillerin sunulmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını; tanıkların doğrudan sanık huzurunda dinlenmemesi ve sorgulama hakkı tanınmaması, mahrem yapılanmayla ilgili iddialar konusunda eksik araştırma yapılması, ankesörlü telefon kayıtlarına ilişkin GSM hattının fiili kullanıcısının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilememesi ve temyiz aşamasında dosyaya gelen yeni delillerin sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmaması gibi usul ve araştırma eksiklikleri nedeniyle hatalı bulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/248 E.  ,  2026/3009 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1079 E., 2021/1434 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/430 E., 2020/24 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62/1,58/9, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan, talimat ile beyanları alınan yahut beyanları hiç alınmayan tanıkların, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar....'nin ve .....'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Dosya kapsamına göre, tanık .....'nin beyanları itibarıyla, sanığın askeri mahrem yapılanmada dahil olduğu grupta mahrem imam yahut katılımcı konumunda oldukları iddia olunan; ....kod adlı ..... ve .... isimli şahısların açık kimlik bilgileri tespit edilip, anılan şahıslar hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra söz konusu şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ile usule uygun şekilde sanıklara soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
A. Sanığın savunmalarında, sabit/ ankesörlü telefonlardan aranan (...) (...) (77) (63) numaralı GSM hattını oğlu ...K.'nın kullandığını beyan etmesi karşısında, sanığın hesaplarının bulunduğu bankalardan, üye olduğu dernek varsa bu derneklerden, ...'den, alışveriş yaptığı çevrim içi internet sitelerinden, internet üzerinden ya da uydu üzerinden yayın yapan dijital platformlardan ve kargo şirketi gibi telefon numarası verebilecekleri yerlerden araştırma yapılmak suretiyle söz konusu GSM hattını ilgili dönemde iletişim bilgisi olarak verip vermediğinin tespit edilmesi, elde edilecek bilgiler ışığında GSM hattının HTS kayıtları üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp HTS analiz raporu tanzim edilerek, GSM hattının ilgili dönemde sanığın ikamet ve işyeri baz istasyonu bilgileriyle yakın mesafeden baz sinyali içerip içermediğinin ve akrabaları yahut tanıdıkları ile HTS irtibatının bulunup bulunmadığının da ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu GSM hattının fiili kullanıcısının sanık olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B. Dosya kapsamı itibarıyla, öncelikle temyiz aşamasında dosyaya gelen deliller kapsamında; -UYAP sistemi üzerinden 13.06.2022 tarihinde dosyaya gelen- kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve karar ekindeki HTS inceleme ve araştırma tutanaklarının, -UYAP sistemi üzerinden 30.05.2023 tarihinde gelen- kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve karar ekindeki HTS inceleme tutanağının, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, temyiz aşamasında dosyaya gelen söz konusu deliller itibarıyla sanık hakkında sabit/ankesörlü telefonlardan yeni aranma kayıtlarının mevcut olduğunun değerlendirilmesi ve ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hatlarına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, -yargılama aşamasında sanık ile ardışık arandığı iddia olunan şahıslar ve temyiz aşamasında dosyaya gelen deliller itibarıyla sanık ile birlikte ardışık arandığı iddia olunan... B.. dahil olacak şekilde- ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, -yargılama aşamasında sanık ile ardışık arandığı iddia olunan şahıslar ve temyiz aşamasında dosyaya gelen deliller itibarıyla sanık ile birlikte ardışık arandığı iddia olunan ... B.. dahil olacak şekilde- sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak, varsa bir kısım dosya evraklarının celp edilmesi ile yetinilmeyerek söz konusu dosyaların tüm evraklarının getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4. Maddi gerçeğin kuşkuya yer ver vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması araştırılması ve elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların usulüne uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı tanınarak tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5. Kabule ve uygulamaya göre de,
Bölge adliye mahkemesi karar başlığında, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreye dair bilgiye yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.