Trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun ZMSS kapsamında sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talebinde maluliyet, hesaplama ve müterafik kusur yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan bir yolcunun sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talebini konu alan hukuki süreçte, ilk hakem heyeti başvuruyu usulden reddetmişken, itiraz hakem heyeti üniversite tıp fakültesi raporuna dayanarak talebin tamamını kabul etmiştir; yüksek mahkeme ise davacının usulüne uygun başvuru yaptığına, maluliyet raporunun mevzuata uygunluğuna, tazminatın progresif rant ve TRH 2010 yaşam tablosu yöntemleriyle doğru hesaplandığına ve tedavi giderinden sigortacının sorumlu olduğuna hükmederek kararı büyük ölçüde onamış, ancak zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun kusurunun bulunması halinde müterafik kusurun (TBK 52) değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/14674 E.  ,  2026/4756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/541-2024/530
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.03.2023 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 18.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 706.233,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 709.233,86 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın tahkim yargılamasından önce davalıya usulüne uygun hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile başvuru yapmadığı, dava şartı eksikliğinin bulunduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.10.2023 tarihli ve %5 oranlı maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 706.233,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 709.233,86 TL tazminatın 01.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, tedavi gideri bakımından zararın ispat edilemediğini, tedavi giderine ilişkin fatura ve ödeme belgesinin sunulmadığını, tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacının kaza tarihinde dokuz yaşında olduğunu, davacının çocuk koltuğunda seyahat etmediğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya gerekli belgeler ile usulüne uygun şekilde başvuruda bulunmuş olmasına, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlanmasına, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının isabetli olmasına, davalının dosya kapsamındaki maluliyet raporunda tespit edilen SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK’nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
KTK'nın 78 inci maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyeti başlıklı 150 maddesinde “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 inci maddesine göre olay tarihinde 9 yaşında olan davacının yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sisteminin kullanılması; Yönetmelikte belirtilen özel şartları taşımaması halinde ise emniyet kemeri takılı olacak şekilde aracın arka koltuğunda yolculuk yapması gerektiği açıktır.
Somut olayda; kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza tarihinde 9 yaşında olan davacının otomobilin arka koltuğunda oturduğu, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı yönünde ise bir değerlendirmenin yapılmamış olduğu, bununla birlikte davacının tedavi belgelerinin incelenmesinde, ... Üniversitesi Hastanesinin 21.03.2023 kaza tarihli hasta epikriz belgesi ile aynı Hastanenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğinin 21.03.2023 kaza tarihli evrakında, hastalığın öyküsü bölümünde, 9 yaşındaki davacının, babasının kullandığı otomobilin arka koltuğunda yolcu olduğu, emniyet kemerinin takılı olmadığı, aracın elektrik direğine çarparak durduğu, çarpmanın etkisiyle davacının arka koltuktan öne(araç içine) fırladığı, davacının başından yaralandığı, beyin kanaması geçirdiği hususlarının belirtilmiş olduğu, davacının maluliyetinin de bu sebeplere dayandığı, sonuç itibariyle davacının emniyet kemeri takılı olmaksızın seyahat ettiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazı kabul edilerek, hesaplanan tazminattan TBK’nın 52 maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.