Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûm edilen sanığın kendi istinaf dilekçesinin incelenmeden bırakılması sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı alan sanık hakkında, hem müdafii hem de bizzat kendisi tarafından yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf başvurusu yapılmasına rağmen, bölge adliye mahkemesinin sadece sanık müdafiinin başvurusunu değerlendirerek istinaf talebini esastan reddetmesi hukuka aykırı bulunmuş; bu nedenle Yargıtay, kararı bozarak dosyanın sanığın kendi dilekçesinde belirttiği gerekçeler yönünden de incelenerek istinaf talebi hakkında tam bir değerlendirme yapılması için ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/255 E., 2022/408 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/339 E., 2019/407 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 221/4-2, 221/5, 62, 53, 58/9, 63.maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;İlk derece mahkemesi tarafından verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından yasal süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının sanık tarafından da 15.01.2020 havale tarihli dilekçesi sunularak istinaf talebinde bulunulduğu, buna karşı kararı inceleyen bölge adliye mahkemesince sanığın istinaf başvurusu dikkate alınmadan yalnızca sanık müdafiinin istinaf başvurusu incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; sanığın istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeler yönünden de inceleme yapılarak istinaf talebi hakkında bir karar verilmesini teminen dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.