Kadastro tespitine itiraz davasında, Diyarbakırdaki orman vasfındaki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemeyeceği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca onanmıştır.
Özet: Bir gerçek kişi adına zilyetlikle tespit edilen 5.610,75 m² yüzölçümlü taşınmazın kadastro tespitine yapılan itiraz davasında, Hazine tarafından taşınmazın orman vasfında olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı ileri sürülerek kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına tescili talep edilmiş; ilk derece mahkemesi taşınmazın orman içi açıklık vasfında olduğunu kabul edip Hazine adına tesciline karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmış; davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yüksek Mahkeme, taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin uyuşmazlığı değerlendirerek, alt mahkeme kararlarında usul ve yasaya aykırılık tespit etmeyip Bölge Adliye Mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/2721 E.  ,  2026/4292 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1717 E., 2024/1779 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/378 E., 2024/422 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 41... parsel sayılı 5.610,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, susuz tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 41... parsel sayılı dava konusu taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespitin yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespit çalışmalarının gerçek durumu yansıttığını, taşınmazda uzun yıllardır müvekkili tarafından tasarrufta bulunulduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın, dört tarafı orman ile çevrili yer konumunda orman içi açıklık vasfında olduğu, orman içi açıklık vasfındaki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı, davalı Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer taraf yönünden kabulüne, dava konusu 1 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının dikkate alınmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde uzun yıllardır müvekkilinin zilyetliğini sürdürdüğünü, imar-ihyanın tamamlandığını, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, eksik inceleme ve yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde üzerinde davalı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.