Zorunlu Deprem Sigortası tazminat davasında sigortalının poliçe güncelleme ihmali, DASKın SMS bildirimlerinin geçerliliği ve 2023 depremi sonrası sorumlulukların değerlendirildiği Yargıtay onama kararı.
Özet: Davacı, depremde hasar gören sigortalı konutu için zorunlu deprem sigortası ödemesinin güncel metrekare birim fiyatına göre eksik yapıldığını ileri sürerek ek tazminat talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, davacının poliçe güncelleme bilgilendirmesine rağmen gerekli özeni göstermediği ve davalının tam hasar ödemesi yaptığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu ret kararı istinaf mahkemesince hukuka uygun bulunarak onanmış, davacının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay da bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/468 E., 2025/1050 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, ağır hasarlı kabul edilerek ve %2 tenzil ile 13.04.2023 tarihinde 313.600,00 TL ödeme yapıldığını ancak 25.11.2022 tarihli tebliğ ile metrekare birim fiyatının 3.016,00 TL olduğunu, bu fiyat üzerinden ödeme yapması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 320.000,00 TL tazminatın 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; gerekli ödemenin yapıldığını, başkaca sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının zeyilnamenin düzenlenmesi konusunda usulünce (SMS ile) bilgilendirildiği halde mevcut poliçedeki teminat tutarlarını güncelleme yoluna gitmediği, davalı DASK'ın bildirim yapma sorumluluğunu yerine getirdiği, davacı sigortalının ise güncelleme yoluna gitmediği ve primi ödeme noktasında kendisine düşen özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, mevcut poliçe kapsamında davalı tarafından tam hasar oluştuğu kabul edilerek tam hasar ödemesi yapıldığı, davalı DASK'ın başkaca bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; SMS ile yapılan bilgilendirmenin hukuka uygun olmadığını, ayrıca her ne kadar gerekçeye konu edilmemiş olsa da SMS ile bilgilendirme yapıldığı hususunun cevap dilekçesinde ileri sürülmemesinin HMK'nın 141. maddesi bağlamında iddia ve savunmaların genişletilmesi yasağına tabi olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.